| |
Normal kişilerde
uykuda apne (nefesin durması) dönemleri
olur, bunlar genellikle zararsızdır.
Apne burundan ve ağızdan hava akımının
en az 10 saniye süre ile kesilmesidir.
Uyku apnesi sendromu ise yedi saatlik
uyku boyunca 30'un üzerinde apne ya da
bir saatlik uykuda beşin üzerinde apne
döneminin görülmesidir. Hastalar
genellikle durumlarının farkında değildir
ve yakınları tarafından getirilirler.
Başlıca yakınmaları horlama (%80), kişilik
değişiklikleri (%48), empotans (penisin
sertleşmeme durumu) (%42), geceleri
idrar kaçırma (%30), sabah baş ağrıları
(%36) ve yüksek tansiyondur (%52).
Uyku apnesi tıbbın iki branşı tarafından
incelenir: Kulak, burun ve boğaz hastalıkları
ve nöroloji. Apne merkezi (beyinle
ilgili), tıkayıcı ve karma apneler
olmak üzere üçe ayrılır. Merkezi
apnede solunum eforu olmadığı gibi
hava akımı da yoktur. Buna karşın tıkayıcı
apnede solunum çabasını üst solunum
yolu tıkanıklığı izler.
Tanı her iki branşın muayenesi, uyku
laboratuarında gerçekleştirilen bir
dizi test ve bir takım görüntüleme yöntemleri
ile konur.
Tedavinin ilk basamağı ne yazık ki
ZAYIFLAMAKTIR. Alkol ve sigara yasaklanır
ve hastanın gece yatma pozisyonuna
dikkat etmesi istenir. Tıbbi tedavidde
en sık kullanılan ilaçlar bir grup
depresyon ilaçlarıdır. Solunum
yetmezliği olan hastalarda bir solunum
uyarıcısı olan modroksiprogesteron
asetat kullanılır. Ayrıca KBB uzmanı
yapısal bozukluklar için ameliyat önerebilir.
Ayrıca Uvulopalatoferingoplasti adı
verilen bir ameliyatla yumuşak damak ve
küçük dile bir müdahale yapılabilir.
Bu ameliyatın uyku apnesindeki başarısı
%50'dir ancak horlamada %95'dir.
|