- Ayilar.net kimdir? Sitenizde bahsettiğiniz Ayı ve Ayı hareketi
nedir? Amacınız ne?
Ayılar.net ya da www.ayilar.net, bir kulüp değil, dernek değil, vakıf
değil, yasadışı suç örgütü ya da ticari bir kuruluş hiç değil..
Belirli bir mekanımız, belirli buluşma yerlerimiz yok. İnternet üzerindeki
varlığımız dışında hiçbir şeyi olmayan ama kendi çapımızda birşeyler
yapmaya çalışan ve Türkiye'nin farklı illerinde yaşayan, farklı meslek
ve yaşlardan bir grup insanız. Ortak özelliğimiz ise "ayı" ya
da "ayısever" olmamız.
Ayılık bir gay alt kültürüdür. Gay kültürden farklı yönleri vardır.
"Ayı"lar ise; "genelde iri ya da dolgun (şişman da olabilir)
bir vücut yapısına sahip, genelde yüzünde ve vücudunda kıl olan, kendi
doğal erkeksiliği içinde bundan memnun olan ve bu erkeksiliğini dışa
vuran eşcinsel ya da biseksüel erkeklerdir". Ayılar hiçbir zaman kadınsı
davranışlar göstermezler, kadınsı giysiler giymezler. Bu özelliklerinden
ötürü kimi zaman (davranışları ya da görünüşleri ile) gay ortamlarda
bile kabul görmezler. Ayı Hareketi ise 20 yıl kadar önce bu felsefik düşünce
ile "standard gay güzellik anlayışına" bir tepki olarak başlamış.
Başlangıçta çok katı tanımlamalar yapılmış ancak daha sonraları ayı
tanımlamasının da yeniden gündeme gelmesi ile genelde bir felsefe, bir düşünüş
ve yaşam tarzı olarak belirlenmiş. Biz de bu felsefenin Türkiye'deki
temsilcileri olmayı amaçladık. Bu düşüncenin ilk temelleri yaklaşık
2.5 yıl önce atıldı, ilk bir araya gelişimiz ise 1.5 yıl idi. Bu 1.5 yıl
içinde toplam 10 kere bir araya geldik, kendi aramızda sosyalize olmak, konuşmak,
tartışmak ama daha çok yemek içmek dışında bir şey yapmadık. Genel
yapımızda ise bol neşe, sıcaklık ve anlayış var. Dışarıdan bize
bakan kişilerde ise "uzun süredir birbirini tanıyan, neşeli bir
arkadaş grubu" dışında hiçbir tanım oluşturmadık, halka açık
yerlerde olduğumuz halde (yüksek sesli kahkahalarımız haricinde) hiçbir
özelliğimiz ile kimseyi rahatsız etmedik. İstatistiki açıdan bakıldığında
ise hepimiz farklı yaş (20 yaş ve üstü) ve gelir grubundan, %90ı çalışan,
%85i üniversite mezunu, %70si en az bir yabancı dil bilen bir grubuz. Tartışma
konularımız ise sanıldığının aksine, "çağdaş kentlerdeki bölge
planlaması ve alt yapı sorunu"ndan "denizlerimizdeki
kirlilik"e; "Türk Sanat Musiki'sindeki çağdaş yorumlar"dan
"kilo alma ve (sağlık nedeni ile, mecburiyetten) kilo verme
rejimleri"ne kadar değişebiliyor.
- Kırkpınar güreşlerine ilginiz neden? Ayılar ve Gayler için özel
bir anlamı var mı?
Kırkpınar özel kişi ya da kurumlara açık bir gösteri değil, 638 yıldır
süregelen toplumsal bir olaydır. Herkesin hakkı olduğu kadar bizim de Kırkpınar
güreşlerini izleme hakkımız var. Herşeyden önce fiziksel yapımız
aksini söylese de biz de sporu severiz ve güreş de takım oyunları kadar gözde
olmasa da sevilen bir spordur. Üstelik sonunda kimsenin bıçaklanması da
gerekmiyor. Neden Kırkpınar'a tur düzenlediğimiz sorulur ise bunun birden
çok nedeni var. İlk neden yurtdışından gelen talepler. Kulaktan kulağa
dolaşan haberler nedeni ile güreşleri seyretmek üzere Türkiye'ye gelmek
isteyen ve bu konuda bizden yardım isteyen "ayı" dostlar sayesinde
bu fikir ortaya çıktı. Biz de biraraya gelip sosyalize olmak için farklı
bir fırsat yakalamış olacaktık. Güreşlerin ayılar ve gayler için anlamı
ise herhangi bir spor müsabakasından farklı bir anlamı yok. İlla ki
cinsellik arayacaksanız, heteroseksüel erkekler için artistik buz pateni,
su sporları ya da aletli jimnastik şampiyonaları ne ifade ediyor ise güreş
de (kimi) gayler ve ayılar için aynı şeyi ifade ediyor.
- Daha önce Kırkpınar güreşlerini izlediniz mi?
Aramızda bireysel olarak gidip güreşleri izlemiş olanlar var, ancak
grup halinde hiç gitmedik. Çoğumuz güreşçileri medyada gördüğü kadarı
ile tanıyor.
- Pehlivanlar size neden bu kadar kızmış olabilir? Onların tepkisine
ne diyorsunuz?
Pehlivanların hiçbirinin kişisel olarak siteyi gördüğünü sanmıyoruz.
Daha çok anlatılan şeyler üzerine fikir belirtiyorlar. Açıkçası
medyadaki haberleri yazan kişilerin de siteyi görmüş olsalar bile
incelediklerini düşünmüyoruz. Sitede tepki alabilecek bir tek şey vardı,
ki o noktadan başlayan olay çok farklı, biraz sonuçsuz, biraz sansayonel
bir yöne kaydı. Bizim sitemizin genel bir espri havası var. Genellikle
kendimizle dalga geçiyoruz; kimi zaman koyu heteroseksüel bakış açısı,
kimi zaman eşcinsel düşmanları, kimi zaman da "ayısevmezler"
ile. Kırkpınar sayfalarında da bir (sadece BİR, belirtildiği üzere çok
değil) "karikatür" vardı, rakibini cinsel organından yakalayıp
havaya kaldırmış bir pehlivan. Kimileri bunu "pehlivanları eşcinsel
olarak tanıtıyor" şeklinde yorumladı, kimileri "ahlaksızlık",
kimileri ise "komik" olarak. Sanırız pehlivanları rahatsız eden
de bu "eşcinsellik" yorumu oldu. Aldığımız tepki üzerine
karikatürü kaldırdık, bu yanlış anlaşılma için ise tüm pehlivan ve güreşçilerden
özür diliyoruz.
Karikatürü kaldırır iken sayfalarda değişiklik yapmadık, sadece
olumsuz etkilenmemeleri amacı ile bu tur için görüşmüş olduğumuz
turizm şirketi ve onların anlaştığı yerlerin isimlerini kaldırdık. Şu
an o sayfada, daha önceki program ve Kırkpınar Yağlı Güreşleri Resmi
Sitesi'nin linkler sayfasında listelenen farklı internet sitelerinden alınmış
fotoğraflar kaldı. Eğer bu fotoğraflarda da eşcinsellik teması işleniyor
ve pehlivanlara "eşcinsel" deniyor ise yapabileceğimiz tek şey
galeri sayfasını tamamı ile kaldırmak olacaktır.
- Sitenizde yer alan "VUF" kelimesinin pehlivanları rahatsız
eden bir anlamı olabilir mi? Ya da pehlivanlar sizin kendilerine "kötü
gözle" baktığınızı mı düşündüler?
VUF kelimesi, tüm dünyada ayılar arasında kullanılan Türkçedeki
"hey!" ünlemine karşılık geldiğini söyleyebileceğimiz bir
selamlaşma sözüdür. Başka bir anlama çekilebileceğini sanmıyoruz.
Pehlivanların kendilerine "kötü gözle" baktığımızı düşünmesi
konusuna yanıt ancak şöyle verilebilir: "Plajlarda bikinili kadınlara
erkeklerimiz kötü gözle bakıyor mu?", "İç çamaşırı ve
bikini defilelerinin izleyicileri niye daha çok erkeklerden oluşuyor?",
"Niye ülkemizde her yıl 438 tane güzellik yarışması yapılıyor?",
"Heteroseksüel erkekler caddede yürürken gördükleri kadınlara hangi
gözle bakıyorlar?"...
Soruyu başka bir şekilde sorup "Ayılar pehlivanlara onlara cinsel
ilişki teklif edecek mi?" der isek kısa ve net bir cevabımız var:
"HAYIR"... Ancak şu da var ki, biz, 639. yılda kimsenin onlara kötü
gözle bakmayacağı iddiasında değiliz, tıpkı önceki 638 yılda olduğu
gibi. Kötü gözle bakmak isteyen kişiler bunu televizyondaki görüntüleri
izleyerek de yapabilirler, gazetelerdeki ya da internet üzerindeki
resimlerine bakarak da. 638 yıldır güreşen pehlivanların 639uncu yılda
da, diğer yıllarda da güreşeceklerinden eminiz.
- Pehlivanlar kendilerine "ayı" olarak bakıldığını düşünmüş
olabilirler mi?
Biraz önce yaptığımız ayı tanımına bakarak pehlivanların "ayı"
fiziğine sahip oldukları anlaşılabilir. Ancak fiziksel olarak ayı olmak eşcinsel
bir "ayı" olmak anlamına gelmez, biz hepimiz bunu bilebilecek yaştayız
(merak ediyor iseniz hiçbirimiz yirmili yaşlardan daha genç değiliz).
- Geleneksel Spar Dalları Federasyonu Başkanı Alper Yazoğlu"nun
"Ahlak dışı bir olay" nitelemesine sizin yanıtınız ne?
Sayın Alper Yazoğlu sadece siteden kaldırdığımız karikatürü
"ahlak dışı" olarak nitelendirdi, karikatürün dışında sitede
639 yıllık Kırkpınar geleneğine gölge düşürecek hiçbirşey yer almadı.
Pehlivanlarımızdan sayın Ahmet Taşçı da aynı karikatüre tepkisini 9
Nisan tarihli bir gazetede çıkan yazıda belirtti. Aynı yazıda sayın Taşçı'nın,
"internetteki sayfada pehlivanların bıyıkları kestiklerini
belirtmesi" konusundaki düşünceleri de yer aldı. Bu ibarenin
"aynı gazetenin bir gün önceki (8 Nisan) tarihli yazısında
belirtilmesi" şekline getirilmesi, yazının kaynağının da yine aynı
gazetenin 5 Şubat 2000 tarihli arka kapağı olarak belirtilmesi gerekiyor.
- Kırkpınar güreşleri eşcinsellere yasak olabilir mi?
Yağlı güreşler eşcinsellere yasak olsa, güreşleri izlemeye gelen
erkek izleyicilerin eşcinsel olup olmadığı nasıl kontrol edilecek?... Böyle
bir yasaklama hem potansiyel hem de hukuksal olarak mümkün değil. İnsan
Hakları tanımındaki "insan" eşcinselleri de kapsar.
- Yurtdışındaki "ayı" ve "gay" grupları ile ile
ilişkileriniz var mı? Bu olayı onlar nasıl değerlendirdiler? Şu an siz
ne durumdasınız?
Yurtdışındaki "ayı" grupları ile sağlam bir iletişimimiz
var. Ancak aynı şeyi gay gruplar ve organizasyonlar ile sağlayamadık.
Yurtiçindeki grup ve organizasyonlar ile de sağlam ilişkilerimiz yok.
Reuters'ın "gayler Kırkpınar'da istenmiyor" haberini tüm dünyaya
yayması ile yoğun sayılabilecek bir mesaj bombardımanına tutulduk. Dünyanın
farklı yerlerindeki ayılardan destek ve öneri mesajı aldık. İngiltere'deki
bir ayı dostumuz bize The Guardian gazetesinin Pehlivan fotoğraflı küpürünü
gönderdi.
Yurtdışında bulduğumuz desteği ne yazık ki yurt içinde bulamadık.
Hem eşcinsellerin gizli bir yaşam sürmesi gerekliliği, hem de gay
organizasyonların yetersizliği (yani olmaması) buna engel oldu. Yine de yoğun
bir medya ilgisine (saldırısına) maruz kaldık. Kendi aramızda "ünlü
olduk abi, kesin kaset yaparız, hatta klip çekeriz; klipte pehlivanlar olsun
zeytinyağları su gibi aksın" şakaları yapmaya başladık. Çekinen
kimi arkadaşlarımız bizden ayrıldı, daha önce bizden haberdar olmayan
yeni "ayı"lar bizimle iletişime geçti.. Bol miktarda küfür ve
hakaret emailleri aldık. Bize ulaşıp da görüş soran medya kuruluşu sayısı
bize "ahlaksızlar" diyenlerin sayısının kat kat altında kaldı.
- Bu yıl Kırkpınar'a gidecek misiniz?
Şu an bu soruya "Bilmiyoruz! Sanmıyoruz!" dışında hiçbir
cevap veremeyiz. Gelişmeler gösteriyor ki bu yıl Kırkpınar meydanında yoğun
bir "ayı" ve eşcinsel avı yaşanacak, hem yerli hem yabancı pek
çok kişi itham/afişe edilecek, karşılaşmaları izlemeye gelen her erkeğe
şüpheli bakışlar atılacak. Orada olan her erkek potansiyel eşcinsel
olarak mimlenecek. Davranış ve görünüş açısından "ayı"ların
heteroseksüel erkeklerden hiçbir farkı olmadığı da düşünülür ise...
- Siz kendi aranızda yağlı güreş yapar mısınız?
Tabii ki, hem de haftada 9 gün günde 30 saat, 3 vardiya halinde...
"Heteroseksüel bir erkek bikini defilesinden sonra evine gidip bikini
giyer mi?" sorusuna verilebilecek yanıt bizim bu soruya vereceğimiz yanıttır.
Bugüne kadar olan buluşmalarımızda, henüz herhangi bir spor karşılaşmasına
katılmadık, kendi aramızda bilek güreşi bile yapmadık. Eğer bir gün
yaparsak da, bunun daha sosyal sayılabilecek takım oyunları dışında bir
şey olacağını sanmıyoruz.