Türkiye Ayıları yaklaşık 50 kişiden oluşan erkek eşcinsel bir topluluk. Akif (solda) ve Barış da onlardan yalnızca ikisi. Magazin programlarında görmeye alıştığımız eşcinsellerden farkları, erkeksi bedenlerini ve erkeksi duruşlarını muhafaza. edebiliyor olmaları.
Onlar bir grup erkek eşcinsel. Ama janjanlı giysiler giyip, oje sürmüyorlar. Kendilerine "Ayı" diyorlar. İri görünümleriyle gerçekten de "Ayı gibi" adamlar. Yağlı vücutlara, kıllı bedenlere
sahipler... Erkek gibi yaşıyor, erkek gibi seviyorlar. Peki ama gerçekte kim bu ayılar? Ne düşünür, ne giyer, nasıl sevişir, nasıl yaşarlar? Türkiye Ayıları grubu adına Akif E. ve Barış C. anlatıyor...
YASEMİN ÖZÇELİK
- Türkiye Ayıları kimdir tüm olarak? Kendinize neden "ayı" diyorsunuz?
Akif E.: Kendi kişisel görüşüme göre, ortak erkek eşcinselliği olarak ortak beğeniye sahip ve kendi bedenleriyle barışık elliye yakın erkek eşcinselin bir araya gelmesinden oiuşan bir grubuz. Bir sivil toplum örgütü değiliz. Yani herhangi bir şeyin düzelmesi için ağır çaba harcayan aktivist bir grup değiliz, "Ayı hakkı" diye bir şey savunmuyoruz, "eşcinsel hakkı"nı savunuyoruz.
Barış C.: Ayı tanımı aslında bu beğeninin yurtdışında çıkmış kaynağının Türkiye yansıması. ABD'deki geçmişi 20 yıla dayanıyor.Oradaki grubun adı da Bear. Yani ayı. Bizde de zaten bu kavram çok yerleşmiştir. "Yuh ayı..." dediğiniz adam fiziksel olarak bellidir. Çoğumuz da şişman ve fazlaca kıllı adamlarız zaten, Cuk oluruyor yani tanımımıza.
- Türkiye Ayıları'nın diğer eşcinsel gruplardan farkı nedir?
A.: Kendi bedenimizle barışık olmamız, Erkeksilığini, vücudundaki kılı, suratındaki
sakalı yabana atmayan, hödödö hödödö konuşmasını terketm eden eşcinselliğini yaşayabilen insanlarız. Üyelerimizin kadın gibi görünmemeye çalışması önemli bizim için. Sonuçta ben bir kadın değilim ve kadın gibi görünmek zorunda da değilim.
B.: Janjanlı giysiler giymiyoruz, Bakımlı olmaya karşı değiliz. Ama fondöten, ruj, oje olaylarından haz etmiyoruz. Öyle çok arkadaşımız var ama bu bizim de onlar gibi olmamızı gerektirmiyor. Keşke onlar da bizim gibi kendileriyle barışık alabilseler, inkar edilemeyecek bir gerçek var ki; sonuçta hepimiz erkeğiz.
- Kadınlara neden küstünüz?
B.: Bu bir tercih meselesi olsaydı, Türk toplumunda hâlâ kabul görmeyen bir şeyi neden tercih edelim ki? Bu bir yönelim. Yani kadınlarla kötü bir anıdan dolayı bu yolu seçmedim. Ben kendimi bildim bileli erkeklerden hazzediyorum.
A.: Dört yaşındaki hâlimi hatırlıyorum. Meselâ yüzmeye giderdik, soyunma odalarında erkek vücutlarına bakardım. Hiç de tuhafıma gitmezdi bu durum. 16-17 yaşlarımda 'Bu eşcinsellik" diyerek farkına vardım.
- Kadınlarla birlikte olmayı denemediniz mi hiç?
B.: Hayatımın hiçbir döneminde kadınları hayal ettiğimi bile hatırlamıyorum. Kızlar bu anlamda hayatımda yer almadı hiç,
A.: Ben bir kez bir kıza âşık olduğumu hissettim, nişanlandım hatta. Ciddi anlamda sevdim, zaten sevdiğim için ayrıldım. Çünkü aldatacaktım onu. Bir yıl nişanlı kaldıysak, o dönemin altı ayını "Ben eşcinselim. Onu aldatacağım başka bir erkekle. Peki o zaman bu kız ne hissedecek?" sorusuna cevap arayarak geçirdim. Ve böyle bir şeye hakkım olmadığını düşündüm. Heteroseksüel olsaydım belki yine aldatacaktım. Ama bu kez bir kadınla aldatacaktım. Ve o zaman neyle başetmesi gerektiğini biliyor olacaktı, Belki biraz daha bakım yaptırarak, bir şekilde baş edecekti. Ama bir erkekle başedemez bir kadın. Ne yapacak? Vibratör mü takacak? Böyle bir sıkıntıyı ona yaşatmak istemediğim için bitti.
- Bir erkek bir erkek için ne ifade eder?
B.: Bana göre çok şey... Aslında ikisi de insan diye bakmalı öncelikle.., Siz ve erkek arkadaşınız arasındaki duygusal çekim de yine iki insan arasında oluyor. Bu iki erkek arasında da olabilir. Yani o kişiye dokunuyor olmak, teniyle beraber olmak çok hoş bir şey. Bunda şaşılacak bir şey yok aslında.
- İkiniz de sokakta yürürken kızların ilgisini çekebilecek tiplersiniz.
A.: (kahkahalar) Niye bunu daha önce söylemediniz? Saka bir yana, olsa dükkân onların.
B.: Zorlasam bile olmaz.
- Peki ilk görüşte sizden hoşlanan bayanlara haksızlık değil mi kendinizi deşifre etmemeniz...
A.: Niye? Peki, benim bayanların kollarındaki erkekten hoşlanma hakkım ne olacak?
"HAYATIMA ARTIK EVLİ ERKEK GİREMEZ!"
- Evli beyler de var sanırım üyeleriniz arasında...
B: Evli olmak homoseksüel olmaya engel değil ki. Ayrıca kişi evlendikten sonra da kendi gerçeğini kabullenmiş olabilir, 40 yaşında ve "Evet ya aslında ben eşcinselim" diyen arkadaşlarımız
var evet.
- Hoşlandığınız erkeğin evli olup olmaması önemli mi sizin için?
A.: Evli bir sevgilim olmuştu. Evli olduğunu daha sonra öğrendim. Kendime birkaç gün bununla başedemeyip edemeyeceğimi sordum, Ve ikinci kişi olup olamayacağımı düşündüm ve "olamam" dedim. Hayatıma evli erkekler giremez. Bir kadını bana tercih eden bir erkekle birlikte olamam. Çünkü ben erkeklerden hoşlanan erkeklerden hoşlanıyorum.
B: Evli bir insanla birlikte olmak istememenin sadece bizlerle bir ilgisi yok. Heteroseksüel bir kadın da aynı sorumluluğu hisseder diye düşünüyorum.
- Kıllarından arınan eşcinselleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
A.: Ağda yapmak direkt fiziksel görünüşe bir müdahale. Ben karşıyım. Çünkü ben bir erkeğim ve fiziksel gelişimim sırasında oluşanlardan biri de göğsümün kıllı olması. Bu beni rahatsız etmiyor. Kendimi yolmanın bir manası yok.
- Peki, Ayılar olarak ağda yaptırmış bir gay'den hoşlandığınız da oluyor mu?
B: Duygusal olarak bağlandıysam, fiziksel değerlendirmem ikinci planda kalır. Ama ben, benim gibi esmer ve kıllı erkekleri severim. Kadına benzeyen biriyle birlikte olacaksam, gidip bir kadınla birlikte olurum.
A.: Ben ayılardan hoşlanmıyorum. "Ayı ayıyı sever" diye bir şey yok yani. Fizik olarak kumral, minyon yapılı erkekleri tercih ederim.
- Cinsel sağlık konusunda bilinçli misiniz?
A.: Kondom kullanıyoruz ve herkese de kullanmalarını söylüyoruz. Hijyenin önemli olduğunu anlatıyoruz. Ne periyodlarla Eliza testi yaptırması gerektiğini anlatıyoruz. Doktor üyemiz var ve bu konularda herkesi aydınlatıyor.
B.: Partilerde ücretsiz kondom dağıtılıyor mesela. Sadece AİDS değil ki sarılık var, hepatit var, frengi var,,,
- Aileleriniz cinsel tercihinizi biliyor mu?
A.: Bir kısmı biliyor bir kısmı bilmiyor.
B: Abim biliyor.
- Askerliğinizi yaptınız mı peki?
B.: Ben askerliğimi aileme duygusal çalkantılar yaşatmamak adına yaptım. Zorluk yaşamadım pek. Sekse aç bir insan değilim ki...Yani bir hetero ne kadar zorlandıysa ben de en fazla o kadar zorlandım.
A.: Ben kilolarımdan dolayı çürük raporu aldım. Ama homoseksüel olduğundan dolayı çürük raporu almak isterken ilginç hadiseler
yaşayan arkadaşlarım var.
- Ne gibi hadiseler?
A.: ilişki sırasında pasif olacağı belli olacak şekilde fotoğraflarını istiyorlarmış bazen. Yasal olarak böyle bir şey istemeye hakkı yok ama birçok arkadaşım haklarını bilmedikleri için itiraz edemiyorlar, Bugüne kadar sadece bir arkadaşımın karşı çıktığını biliyorum. O da doktora "Ben senin erkek olduğunu nereden bileceğim? Karınla düzüşürkenki fotoğraflarını getir bana" diyerek hakkını savundu, Ben eğer "homoseksüelim" diyorsam buna inanmalı. Bu etiketi zaten çok ağır bir şey, Murathan Mungan'ın çok sevdiğim bir lafı vardır; "Ben
Türkiye'de erkeğim diyene inanmam ama homoseksüelim diyene inanırım" der,
B.: Aynca diyelim ki edilgensiniz. O muayenede bu ortaya çıkar ama sadece etkenlikten hoşlanan bir eşcinselseniz ne olacak o zaman? Anüsten, kasın verdiği tepkiye bakılarak yapılan bir muayene pasif eşcinsellik yaşayan kişiyi ortaya çıkarabilir. Ama sonuçta aktif kişi de eşcinseldir.
- Günlük yaşamda karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
B.: Ben makine mühendisiyim, işimi özel yaşantıma yansıtmadığım için olmuyor,
A.: Ben sanatçılarla çalıştığım için daha rahatım. Ama birçok eşcinsel arkadaşım faili meçhul cinayetlere maruz kaldı ne yazık ki. Fail ile maktulün arasında geçen şu cümlenin buna neden olduğunu düşünüyorum: "Sen de gay'sin.,," Yani ilişkide aktif olarak rol alan kişi o anda eşcinsel olduğunu farkediyor ve bu
çok büyük bir öfkeye yol açabiliyor. Ve kendisine bunu hissettiren kişi de hemen yanıbaşında yatmakta... Dikkat ediniz, eşcinsel cinayetlerinde genelde hep kesici alet kullanılır. İnanılmaz bir öfke var. Kafayı gövdeden ayıracak derecede gırtlağı kesme durumu var.
B.: Biz erkeğe değer veriyoruz. Ama bu adamlar kendilerini o değere layık görmüyor.
A.: Latent denilen bir olgu var. Bu da gizli eşcinsellik aslında. Yani kişi, eşcinsel olduğunu farketmemiş olabilir ve bunu karşısındaki insanın daha rahat yaşadığını gördüğü zaman
bir anda öfkeye kapılabiliyor. "işte bunları asmalı, hortumla dövmeli..." gibi. Mesela; Hortum Süleyman da latenttir bence!
- Bir de Anadolu Ayıları adlı bir grup var. Niye bir arada değilsiniz?
A.: Bizden ayrılanların kurmuş olduğu bir başka grup. Bizde ayıbaşı yok mesela. Onlar da var.