Medya'da Türkiye Ayıları

pencereyi kapat      

 

 


Ayılar'ın babası, Tom!

Eşcinsellerin Kırkpınar güreşlerini izlemek için organize olduğu haberi üzerine başlayan tartışmalar şimdilik tatlıya bağlandı. Ama bu tartışmayla birlikte gündeme gelen "ayılar"ın ne manaya geldiği anlaşılamadı. Aktüel, kimi eşcinsellerin kendilerine niçin "ayı" ününü lâyık gördüğünü araştırdı. İşte "ayı literatürü."

Kırkpınar'a gelmek isteyen "Ayılar" aslında bir eşcinsel akımın adı

Ayılar'ın babası, Tom!

Eşcinsellerin Kırkpınar güreşlerini izlemek için organize olduğu haberi üzerine başlayan tartışmalar şimdilik tatlıya bağlandı. Ama bu tartışmayla birlikte gündeme gelen "ayılar"ın ne manaya geldiği anlaşılamadı. Aktüel, kimi eşcinsellerin kendilerine niçin "ayı" ününü lâyık gördüğünü araştırdı. İşte "ayı literatürü."

8 Nisan Cumartesi günkü gazetelerde yeralan bir haber milli meselelerimize bir yenisinin eklendiğini müjdeliyordu. Türkiye'den bir grup eşcinsel, İnternet aracılığıyla tüm dünyadaki eşcinselleri bu yıl 639'uncusu yapılacak olan Kırkpınar yağlı güreş müsabakalarını izlemeye çağırıyordu. "Ayilar.net" adresindeki sitede ayrıca Japon fotoğrafçı Yokohama'nın geçen yılki müsabakalarda çektiği güreş fotoğrafları ve Go Fujimoto'nun cinsel içerikli bir güreş illüstrasyonu da vardı.

Beklendiği üzere pehlivanlar hemen ayaklandı. Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Başkanı Alper Yazoğlu olayı "Yüce Türk milletinin Orta Asya'dan kopup gelerek Anadolu'yu ve Rumeli'yi vatan edişinin soylu bir destanı olan Kırkpınar"a bir hakaret sayıyordu Kırkpınar ağası Emin Doğansoy ise "Onlar da insan, bir şey diyemem" diyordu, "Ama Kırkpınar'ı provoke etmesinler. Kendilerine başka eğlence arasınlar. Bizim Kırkpınar'ımıza ve tarihe leke sürmesinler" diye de uyarıyordu. "Türk yağlı güreşçileri gay'lerin kendilerini izlemesini istemiyor" başlığıyla haberi dünyaya duyuran İngiliz haber ajansı Reuters ise "Genellikle bıyıklı olan yağlı güreşçiler, sıcak güneşin altında yağdan parlayan kaslarıyla birbirlerini yere yatırmaya çalışıyor. Elini kıspetin içine sokmak yaygın bir taktik. Homoseksüellik Türkiye'de yasak değil. Ancak polis baskısı var ve tabu olarak görülüyor" yorumunu yapıyordu.

İlk kızgınlık geçip ortalık yatışmaya başladığında radikal sesler de yükselmeye başladı. İki kez altın kemer sahibi olan başpehlivan Ahmet Taşçı'nın tepkisi eşcinsellerin gelmesine değil, İnternet sitesindeki illüstrasyonaydı. Edirne eski Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi "Gay'ler de oturup her insan gibi güreşleri izleyebilir" diyor, Edirne Barosu Başkanı Naim Bildik de "İzleyemezsiniz" demenin hukuka aykırı olduğunu söylüyordu. Gay'lerin çok para harcayan insanlar olduğuna dikkat çeken Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Nezih Atsız ise Edirne'de insanca eğlenme ortamı bulmaları halinde Avrupa'daki barbar Türk imajının ortadan kalkmasına büyük katkı sağlayacakları iddiasındaydı.

Tepkiler üzerine internet sitesindeki illüstrasyonun kaldırılmasıyla iş tatlıya bağlandı. Artık Edirne halkı olayı yeniden körüklemeye çalışan televizyoncuların gazına gelmiyor, bir Edirneli, CNN Türk muhabirinin "Size ayı diyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz" sorusuna bile "Aslan deseler iyi olacaktı da ayı dediler diye mi kötü oldu? Mesela ayı Rusya'da muteber bir hayvandır" şeklinde şaşırtıcı cevaplar veriyor. Edirne Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Bodur gay'lerin güreşleri sadece izlemekle kalmayıp, isterlerse yağlı güreş lisansı alıp güreşebileceklerini söyleyerek olaya son noktayı koydu.

Fakat olaylar bu raddeye gelene kadar gözden kaçırılan bazı ayrıntılar var. Eşcinseller Edirne'ye güreşçilerle alay etmek amacıyla mı gidiyor? "Ayı"dan kastettikleri bizim anlı şanlı pehlivanlarımız mı? Bu eşcinseller, İsmail Türüt'ün bir bakışta "yumuşak" kategorisine sokabileceği tipte insanlar mı? Bu soruların cevapları hayır, hayır ve yine hayır.

 

 Tom of Finland

Kendilerini "Ayılar" diye adlandıran grup Edirne'ye maskülen dünyanın ne kadar acımasız olduğunu gözlemlemeye gitmiyor. Onlar sanılanın aksine, yolda gördüğünüzde "Ne erkek be" diyebileceğiniz üçgen vücutlu tipler ve cinselliklerini feminen tipli eşcinsellerle değil, sakallı, bıyıklı, vücudu kıllı, iri yapılı erkek görünümlü diğer "ayı"larla paylaşmaktan hoşlanıyor.

Ayı hareketi denen şey ABD'de 20 yıl kadar önce, "Tom of Finland" olarak tanınan Finlandiyalı çizerin öncülüğünde başlamış. 1920 doğumlu Tom of Finland, hayatını cinselliklerini özgürce yaşayan erkekleri resmetmeye adamış biri. Çizdikleri eşcinsel çevrelerde bile tepkiyle karşılanmış önceleri. Bazıları onun çizdiği gibi erkeklerin varlığını reddederek, sanatçının aslında kadın model kullandığını kanıtlamak için peşine adam bile takmış. Fakat Tom of Finland bütün hayatı boyunca sanatından hiç ödün vermemiş. Bir röportajında kendisine yöneltilen eleştirileri şöyle cevaplıyor: "Pornografi üzerine çalıştığımı kabul ediyorum. Pornografi insanların seksüel duygularını uyarmak demektir ve ben hayatım boyunca bununla ilgilendim. Kullandığım motif, sanatımdan daha alçak bir yerde duruyor."

Tom of Finland'ın bıkıp usanmadan çizdiği erkeklerin gerçekten yaşadığı, bir tesadüf sonucu ortaya çıkmış. Finland 1978'de Los Angeles'a gittiğinde çizimleri bir gay dergisinde yayımlanmış ve dergi satış patlaması yaşamış. Bunun üzerine dört ayrı şehirde ayı kulüpleri açılmış ve birbirlerine verdikleri destek sayesinde giderek güçlenmişler. Şu anda dünyadaki en iyi gay organizasyonunun ayılar olduğu söyleniyor.

Aslında bir gay'i neyin "ayı" yaptığı konusunda çok kesin kriterler yok. En önemlisi kıllı bir yüze ve sarılma isteği uyandırabilecek düzgünlükte bir vücuda sahip olması. Ama birçok erkek bu özelliklere sahip olmasa da kendini ayı olarak tanımlayabilir. Ayılık herşeyden önce bir tavır; gay çevrelerinin çoğunda olduğu gibi erkek çekiciliği modasının kölesi olmadan, insanın kendini doğal erkeksiliğiyle ve vücuduyla rahat hissetmesi olarak açıklanabilir.

 

"Ayı" kodlama sistemi

"Ayı"ların kendilerini tanımlamadaki kriter belirsizliği birbirlerini tanımalarını da güçleştiriyor tabii. Bu nedenle Bob Danahue ve Jeff Stoner adlı iki Amerikalı "ayı" bir kodlama sistemi oluşturmuş. Bu kodlama sistemine göre bir "ayı"nın en karakteristik özelliği olan yüzündeki tüyler 0'dan 9'a kadar numaralanmış. B 0, sabah tıraş olmuş da akşama tekrar uzamış gibi görünen sakalı, B 9 ise ZZ Top elemanlarında olduğu gibi bele kadar uzanan sakalı ifade ediyor.

Diğer sınıflandırmalar ise ilk bakışta oldukça karışık görünüyor. Kıl faktörü için f (fur), ağırlık için w (weight), babacan görünüm için d (daddy), sekse düşkünlük için s, outdoor'dan mı yoksa kapalı ortamlardan mı hoşlandığını açıklamak için r (rugged), kas faktörü için m (muscle) harfi kullanılıyor.

Ayilar.net yetkilileri, bu karmaşık kodlama sistemini açabilmek için, "Bu sayfada isimlerinin yer almış olması, o kişilerin gay olduklarını göstermez" ibaresiyle, bazı kişilerin özelliklerini de kodluyor. Örneğin siteye göre, Savaş Ay B5 f w d++ s-r. Yani benzetmek gibi olmasın, tüm yüzü kaplayan, yuvarlak sakallı, küçük göbekli, babacan, uzun süreli ilişkilerden ve kapalı mekânlardan hoşlanan biri. 130 kg. Olimpiyat ve dünya şampiyonu güreşçimiz Mahmut Demir'e benzer bir tip ise B 6 f++ w+ d+ olarak tanımlanıyor. Açılımı: Gür ve yüzü kaplayan sakallı, çok fazla kıllı, kalın kemikli ve babacan bir tip. Daha ayrıntılı tanımlamalar için de kodlar var ama sanırız yeni başlayanlar için bu kadarı yeterli.

Ayıların Türkiye harekâtının akıbeti konusunda, turu düzenleyen Magister Turizm'in yetkililerinden bilgi almak mümkün olmadı. Nedense hepsi cümbür cemaat büro dışında bir toplantıya gitmişti. Türkiye'deki eşcinsellerin 1 ve 2 temmuzda katılacağı turun yabancılar için dört günlük bir gezi olarak düzenlendiği bilgisini de doğrulatamadık Ama "Ayılar" gönüllerince Kırkpınar'ı izleyebilecek, hatta isterlerse Edirneli gençlerle bilek güreşi yapabilecek bir görünüme sahip oldukları için aslında böyle organizasyonlara da pek ihtiyaçları yok. Aksine, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Bodur'un "Ayılar"a güreş teklifinde bulunurken lisans şartını öne sürmesi çok iyi oldu. Çayırda kimin kimi devireceği belli olmaz ama "ayı"ların en babayiğidi bile Türk bürokrasisi karşısında pes edecektir.

MURAT TUNALI

 

 

Ayı türleri

Grizzly: Boz ayı. Gerçekten "kocaman" olan ayılar için kullanılıyor.

Daddy: Orta yaşı biraz ya da epeyce geçmiş ayılar. Daddy tanımı kimi zaman "kendinden genç olanlara bir çeşit baba ilgisi de gösteren" anlamında da kullanılıyor.

ChubBear: Şişman olan ayılar.

PolarBear: Saç, kıl ve tüyleri beyaza dönmüş ayılar.

Otter: Ayıların zayıfça olanları

Cub: Ayının genç hali ya da ayı çiftten genç olanı. Cub tanımı kimi zaman "kendinden yaşça büyüklere bir çeşit oğul ilgisi ile yaklaşanlar" anlamında da kullanılıyor.

Behr: Ayının sakalsız ama bıyıklı olanına deniyor...

Not: Bu terimlerin kombinasyonlar halinde de kullanılabilmesi (OtterDaddy, OtterCub, DaddyBehr vs.) mümkün.

 

 

Yabancı Ayılar için tur programı

29 Haziran Perşembe

Hamamda özel parti

30 Haziran Cuma

Havaalanına varış. Dört yıldızlı otele transfer

Özel turlar

Tanışma. Peynir ve şarap partisi

Otelde konaklama

1 Temmuz, Cumartesi

İstanbul - Edirne- 09:30 Yabancı dostlarımızla birlikte özel otobüsle Edirne'ye hareket.

- 12:30 Edirne'ye varış. Otele transfer ve odalara yerleşme.

- 15:00 - 18:00 Tunca Nehri üzerindeki Sarayiçi Adası'nda yapılan geleneksel Kırkpınar Yağlı GüreşleriNİ izleme (Sarayiçi, kente yaklaşık 1,5 km uzaklıktadır). Otele dönüşte Edirne Şehir turu yapılacaktır

- 20:00 - 23:00 Akşam yemeği ve otelde geceleme.

2 Temmuz, Pazar

Edirne - İstanbul- Otelde kahvaltı.

- 10:00 Kırkpınar Yağlı Güreşleri finalini izlemek üzere Sarayiçi'ne gidiş.

- Bütün gün serbest.

- Öğleden sonra Altın Kemer Ödül Töreni'nden sonra Edirne'den Istanbul'a hareket.

- 21:00 - 23:30 Istanbul'a varış ve direkt Kumkapı'ya transfer, yabancı dostlarımızla birlikte özel salonda Veda Yemeği, müzik ve eğlence.

(Program eshcinsel.net adresinden alınmıştır.)

 

Aktüel, 20 Nisan 2000


pencereyi kapat