| |
:o))
Frankie ayı avlamak için tek başına ormana gidiyor...
Elinde tüfeğiyle ormanda gezerken karşısına küçük kahverengi bir
ayı çıkıyor, o da
hemen ateş edip öldürüyor... Tam ayının yanına gidecekken omzuna pat pat
bir el dokunuyor, başını bir çeviriyor ki arkasında kocaman siyah bir
ayı...
Ayı diyor ki:
- "Sen en iyi arkadaşımı öldürdün...Şimdi iki seçeneğin var:
ya seni parçalayıp yiycem ya da seni burada bi güzel
becericem..."
Frankie çaresiz ikinci seçenegi kabul ediyor... Siyah ayının
işi bittikten
sonra Frankie eve dönüyor. 2 hafta agrılar içinde kvranıyor ve
aklına
koyuyor:
- "Gidip o siyah ayıyı bulucam, intikamımı alıcam"
Haftasonu Frankie tekrar ormana gidiyor... Akşama kadar bakmadıgı yer
kalmıyor, sonunda siyah ayıyı buluyor.. Tüfeğini ateşledigi gibi
ayıyı
öldürüyor.. Tam yanına gidicekken yine omzuna bir el
dokunuyor, bir bakıyor
bu kez arkasında kocaman kahverengi bir ayı:
- "Sen kardeşimi öldürdün...Şimdi iki seçeneğin var: seni parçalayıp yiycem ya da bi
güzel becericem..."
Frankie yine parçalanmaktansa diğerine razı oluyor....... Büyük kahverengi
ayının işi bittikten sonra, Frankie yerinden kıpırdayamıyor.
Ertesi sabah birileri onu bulunca hastaneye kaldırıyorlar,
haftalarca yatıyor ve yine aklına koyuyor:
- "Gidip o kahverengi ayıyı bulucam, bu yaptıgını canıyla ödeyecek"
Ve Frankie haftasonu yine ormana gidiyor.... Yine epey bir dolaştıktan
sonra büyük kahverengi ayıyı buluyor, hemen vurup öldürüyor...
Tam yanına gidicekken yine omzuna bir el dokunuyor... Bir arkasını dönüyor ki,
bugüne kadar gördügü en iri yarı kocaman bir ayı...
Bizimkine gülüyor:
- "Hadi Frankie itiraf et, sen buraya ayı avlamaya gelmiyorsun...."
:o))
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere
bakıyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya
başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına
baktıgında, ayının daha yaklaşmış olduğunu farkediyormuş.
Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala
takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya
hazırlanırken adam; "TANRIM!!!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz
olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi
adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:
"Yıllarca bana inanmadın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu
saymalıyım?" demiş. Adam utanç icinde:
"Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık,
ama
belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demiş. Ses: "Peki." diye
karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya
baslamış. Herşey eski haline dönmüş. Ayı pençesini
indirmiş, adama bakmış. Sonra iki pençesini de göğe doğru
çevirip:
"Tanrım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun
verdiğin nimetlere."
:o))
Yavru kutup ayısı babasının yanına gelip sormuş:
- "Baba ben gerçekten kutup ayısı mıyım?"
- "Elbette yavrum nereden çıkardın bunu?"
- "Allah Allah?!.." deyip gitmiş yavru ayı.
Bu sefer annesinin
yanına gitmiş ve sormuş:
- "Anne ben gerçekten kutup ayısı mıyım?"
- "Tabii evladım kutup ayısısın."
- "Yani sen babamı hiç aldatmadın değil mi? Ben gerçekten
babamın oğluyum."
- "O ne biçim söz, baban duymasın ikimizi de öldürür".
Yine "Allah Allah?!.." deyip, yeniden babasının yanına
gitmiş yavru ayı. Bir daha sormuş:
- "Yaa baba Allah aşkına doğru söyle bak beni evlatlık falan
almadınız değil mi? Yani ben sizin öz oğlunuzum".
Baba dayanamamış artık:
- "Oğlum sen manyak mısın? Dedim ya sana bizim oğlumuzsun diye, hem
sen neden ikide bir soruyorsun ki bunu?"
Yavru ayı:
- "Donuyorum anasını satayım donuyoruuuum yaaaa..."
:o))
8 - 9 yaşlarında bir çocuk varmış. Bu çocuğun en sevdiği şey yatak odasındaki dolaba girip oyuncak beyaz ayısı ile
oynamakmış.
Yalnız bu duruma annesi çok kızıyormuş, çünkü kocası yokken sevgilisini eve getiriyormuş.
Yine bir gün annesi sevgilisi ile dışarıda iş üzerindeyken çocuk dolapta beyaz ayısı ile oynuyormuş. Bu sırada kadının kocası gelmiş kapı çalınmış, kadın panik ile adamı dolaba sokmuş..
Bu sefer kocasıyla dışarda sevişmeye başlamışlar. Bu sırada
dolapta çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlarmış. Bir süre sonra
- Amca,
- Efendim?
- Benim bi beyaz ayım var..
- Eee.?
- Sen onu alıcaksın
- Çocuğum ben koca adamım ne yapıyım ayıyı?
- Yok yok alıcaksın..
- Almıcam ulan
- Alıcaksın, yoksa çıkar babama söylerim
- Peki peki sus... Ne kadar?
- 50$
- Hadi lan .. Ben 50$ vermem ona
- Peki bende çıkar babama söylerim...
- Peki peki ... al şunu ..
Aradan bi süre geçmiş..
- Amca
- Ne var?
- Ayımı geri ver..
- Hadi lan ben ona 50$ saydım..
- Vericeksin, yoksa çıkar babama söylerim..
- Peki lan velet al sus şunu..
Biraz sonra
- Amca..
- Ne var?
- Benim beyaz ayı var ya...
- Eee..?
- Sen onu geri alıcaksın... 100$
* Hmmppf !
Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. Çocuk adamın cebindeki tüm parayı almış. Ertesi gün gitmiş... Paralarla kendisine bir bisiklet almış.. Eve dönmüş annesi bisikleti görmüş
- Bunu nereden buldun? demiş. O da
- Yerde para buldum onunla aldım demiş..
Annesi
- Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin, git bisikleti geri ver, parayı geri al..
Sonra o parayı kiliseye bağışla.. Gitmişkende parayı nasıl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş...
Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş, parayı almış..
Sonra parayı kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına girmiş...
Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş;
- Buyur çocuğum
- Rahip amca benim bi beyaz ayım var
Rahipten gelen cevap:
-S..tirrrrr gitt laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!!
|