>>   <<

Yol kenarında köylülerin sattığı mis gibi incir ve elma almak için durmamız dışında hiç oyalanmadan, sabah saatlerinde Bursa'ya vardık. Butterfly bizi harika bir kahvaltı ile karşıladı. Biraz dinlenip göbeklerimizi şişirdikten sonra şehri dolaşmak için çıktık. Butterfly, "Yeşil Türbe'yi, Camileri boş verin sizi daha az bilinen yerlere götüreyim". Kabul ettik ve iyi de oldu.

Öncelikle "Asırlık Çınar"a gidildi. İnanılmaz büyüklükteki, yüzlerce yıllık bir çınar ağacının dalları altındaki bir çay bahçesini seçtik. Çınar o kadar büyüktü ki, doğanın gücü karşısında sus pus olup, ağzımızı bir karış açmaktan başka bir şey yapamadık. Yüksekte olduğumuz için tatlı tatlı esiyordu, ağacın koruması altında oturup çaylarımızı yudumladık. Sohbet edip, etrafa bakındık. Çaylar tazelendi, sohbet uzadı. Ama sonra kıçımızı kaldırmayı başardık ve Cumalıkızık denen yere doğru yola çıktık.

Bir sonraki sayfaya gidelim >>