|
Cumartesi, 8 Temmuz
"Buluşma, Bowling...
"Rakı şişesinde Ayı"
Bakın bu kısım ciddi bi bölüm.
Yani gerçekten ciddi. Abartma yok, gerçeğin dışına çıkmak yok.. Cumartesi günü öğle
saati için bir buluşma yeri belirlemiştik. Gittik. Diğer ayılar da yavaş
yavaş gelmeye başladı. Hem kahvaltı niyetine sandviçlerimizi yedik,
hem de sohbetimizi yaptık. Bu arada gittiğimiz yerin yöneticisi ile
Memd-Baby ikilisi arasında şöyle bir muhabbet oldu. "Tshirt'ünüz
çok güzel", "Teşekkürler", "Size çok yakışmış,
aynen size benziyor", "ehühehe. Teşekkürler"... Sonra
ikinci tur sandviçler alındı, sohbet devam etti; birileri daha geldi,
ucuca pek çok (8 sanırım) masa eklendi... İkinci tur siparişler alınır
iken Memd-Baby ile yönetici arasında muhabbetin ikinci bölümü yaşandı..."Eee,
siz internettekiler bundan sonra her hafta burada mı buluşacaksınız?",
"......!!!!.....!!!.........", "Yok, yanlış anlamayın
bizim için bir sakıncası yok", "Biz her hafta buluşmuyoruz",
"İki haftada bir? Ayda bir? Gelmez misiniz?",
".....!!!..... HAHAHAHA!".... Teşekkürler Subway Sandviç
Harbiye ve adını bilmediğimiz yöneticisi... Bizi tanıyan ilk yer
oldunuz, ilginize, davetinize ve servisinize teşekkürler...

Toplar, delikli... Bööle elinizi daldırıveriyorsunuz..
Üç parmağınız giriyor içine... Sıkı sıkı oturuyor, sonra bileğinizi
büküp, kaydırıveriyorsunuz topu... Karşıda labutlar dizili..
Bowling diyorlarmış adına, oynadık... Eğlenceli bir oyunmuş.
Husbear, Superbear ve F’do-NewAge bu oyundaki becerilerini gösterdiler.
Mem`d_ali ve Orion topla beraber sürüklenmekten zor kurtuldular,
Husbear'ın sayıları ve atışları olay oldu. Topu
ayağına düşürenler, parmaklarına uyacak top bulamayanlar,
patisini incitenler oldu. Bowling bayağı sardı bizi, hırs yaptık.
Kendi içimizde turnuva düzenledik. F’do ve Superbear kazananlar
oldu. Aslında puanları gösterir çıktıları bu sayfada size göstermek
üzere almıştık... Kaybettik...
Bowling sonrası diğer ayılarla buluşmak ve rakı
muhabbeti yapmak üzere (evet, ‘ayılar bira içer’ sözünü yalan
çıkartıyoruz) Beyoğlu’na balık pazarına doğru yola koyulduk.
Yine pek çok masa ucuca eklendi, şişelerce rakı ve tabaklarca meze,
milyonlarca hesap… Fujimoto, “Boğaz'da kahvaltı" çiziminden
yapılan kartpostallarını dağıttı, sonra geri topladı, imzaladı (bkz:
aşağıdaki resim) ve yine dağıttı… Pioneer ise merakla beklediğimiz
Lambdaİstanbul’un yayın organı Cins’in 'Kırkpınar' konulu sayısını
sonunda çantasından çıkarttı. Masaları dolaşıp hepimize teker
teker dağıttı. Geri toplaması gerekmedi, çünkü kimse ondan imza
istemedi…
Yedik, içtik, güldük… Hesabı istedik... Ohş.. "Ne yani, biz
az geçiririz, onlar daha çok geçirirler mi demek istiyorsunuz?"
cümlesi sarfedildi.. Ödedik, kol gibi girdi.

Fujimoto ve arkadaşı ile
gelecekte bir şekilde, bir yerlerde tekrar görüşebilmek umudu ile
vedalaştık... Önce Neo, sonra Hans bara geçip yemeğe katılamayan ayılarımızı
toparladık. “Ya benim ayı arkadaşlarım gelecekti, gördünüz mü?”,
“Şurda bi grup ayı var, onlar olsa gerek” muhabbetleri olmuş o
arada, sonradan öğrendik. Yine Super-Super’s’in etrafındaki 8
metrekarelik alana yaklaşamama sendromu. Ama bu kez çok işe yaradı,
kalabalık barda hepimize yer açıldı. Hans’ta birkaç dost ile daha
karşılaştık, biri de İtalya’dandı. Onlarla birlikte bir sonraki
gün için planlamış olduğumuz Poyrazköy gezimize katılacak olanlar
ile buluşma yeri/saati kesinleştirildi. Sonrası malum… Dans, içki,
göbek hoplatma, terleme, kıl, tüy… Yorgunluk ve uykuya teslim olma.
Grafikler (c) Go
Fujimoto
Mem`d ali: Tasarım/Logo/İçerik, Superbear:
İçerik
Lütfen izinsiz kullanmayın.
|