19-20 Ocak 2002 Ankara Kış Buluşması programı (bir iki minik oynama ya da yer
değiştirme olduysa bile) şöyle:
19 Ocak 2002, Cumartesi:
- Sabah: Memdali'nin evinde buluşma, kahvaltı ve yerleşme.
- Öğlen: Anadolu
Medeniyetleri Müzesi gezisi... Dünya'nın sayılı müzelerinden, 1997'de tüm
Dünya'da yılın müzesi seçildi, Osmanlı döneminden kalma iki binada kurulu, 1921
yılından beri farklı isimlerle ve yerlerde ziyaretçilere hizmet veriyor,
MÖ 8000 yılından (yontma taş devri) başlayarak, cilalı taş, bakır ve maden devirleri,
Hititler, Frigler, Urartular ve Geç Hititler dönemlerine ait eserler sergileniyor.
Müzenin geniş bir "antik takı" arşivi de var. Fiyat yüksek gelir ise
Ankaradaki diğer müzeler (müze haline getirilmiş yerler) alternatif dahilindedir.
Yemek müze civarında ya da Kaos Kültür Merkezi civarında yenilecek.
- Öğleden sonra: Kaos Kültür Merkezi'ni ziyaret, merkez uygun olur ise
teknik toplantı bölümü de burada gerçekleşecek, değil ise Memdali'nin evi mekan olarak
kullanılacak.
- Aksam: Yemek ve serbest saatler. Yemek mekanı konusu kesinleşmedi, grup halinde
gittiğimiz her yerde kazıklanıyoruz. Evde kendimiz birşeyler pişirebiliriz
(kişi sayısına bağlı), ya da genel karar ile bir mekan belirleriz...
- Gece: Ankara'da pek bir mekan kalmadı, Graffiti kapandı, Road House gibi minicik bir yer
tıklım tıkış.. ZX Bar'ın 3 katından biri (alttaki) disco haline
getirilmiş ve gay / gay friendly bir mekan olmuş diye duyduk. Orası uygun
olabilir.
20 Ocak 2002, Pazar:
- Sabah: Uyku... tabii ki :o))
- Öğlen: Memdali'de tekrar buluşma, kahvaltı.. Sohbet... Sohbet konusu bir gün öncesinden
yarım kalan konular ve her zamanki gibi geyik muhabbet...
- Öğleden sonra: Bowling... Yılbaşı'nda oynadığımız mekanda, yani
Dedeman'da.. 2 oyun alana 3. bedava...
- Akşam: Yemek... Cumartesi akşam yemeği için yazılanlar geçerli...
- Yemek sonrası: Dönüş hazırlıkları / ayrılık...
Toplantı konuları:
Tartışılması gereken konular var; hem yenileri hem de epeydir salladıklarımız.
Konuşabildiğimiz kadar çoğunu konuşup karara bağlamamız gerekiyor:
Hürriyet olayı (Anadolu Ayıları, eiletişim, diğer gruplar ve sonuçları)
Kocayı (dilerim Atilla da gelebilir, gelemez ise konu bir yan uzantısı olan
'yansıttığımız kimliğimiz ve biz', 'sitemizde erotizm sınırları ya da pornografi',
'kişisel siteler/çalışmalar'
şeklinde ele alınır)
Üyelik, yeni üyeler, eskiler... Sorumluluklar...
Aidat konusu (yeniden)
ayilar.net email ve site kullanımı
Pio (gelir ise) kitap fikri
Soulroll'un underground izlenimleri (ismi tam oturtamadım... ama sanırım temelinde
'değişen kuşaklar ile birlikte değişen erkeklik kavramı ve ayı imajı' gibi
birşey var)
Misafirler:
Bu listenin kayıtlı üyesi olmadığı halde sürekli yanımızda, yakınımızda olan
kişilerden ve grubumuzu tanımak/yakınlaşmak/bir-parçası-olmak isteyen kimi
kişilerden de aramıza çesitli saatlerde katılmak isteyenler var. Bu kişileri de
farklı zamanlarda aramızda görebiliriz... Kimbilir belki daha sonra kayıtlı üyeler haline gelirler...
udkpp memdali, the bufbuf
(1)
Bilindiği üzere bu haftasonu Ankara buluşmamız gerçekleşti. Buluşmada İstanbul'dan gelen Bearati, Persianbear, Butterfly (Bursa'dan),
Memdali, Husbear, yeni üyemiz Sempatie, Koala, Katsuk, Last_Devil, Barecub, Blonde, Soulroll ve Zut bulundu. Cumartesi günü hep birlikte
kahvaltı ettikten sonra, serbest saat yaptık. Akşam üzeri, Kaos Kültür
Merkezinde toplanıldı. Daha sonra Gizlibahçe'de yemek yenildi ve Mali'nin evinde
grup toplantısı yapıldı. İçerik olarak sitemiz üzerine görüşler ve Hürriyet
olayı üzerine konuşuldu. Daha sonra dışarıya eğlenmeye gidildiyse de, Ankara'da pek
eğlenecek bir yer bulamadığımızdan eve dönülüp sohbete devam edildi. Ertesi gün
akşama doğru bowling oynamaya gidildi. Oyun epey çekişmeli geçti zira bazı acemiler üstü üste strike
yapt... :o) Neyse beraber yemek yenildikten sonra, yeni üyemiz Sempatie memleketine yolcu edildi. Bugün sabah da Bearati ve Persian
İstanbul'a geri döndüler.
Bana göre buluşma güzeldi ancak gönül isterdi ki, İstanbul ve çevre
illerden daha çok arkadaşımız katılsın. Neyse umarım bir daha ki buluşma daha
kalabalık bir kadroyla olur. İstanbul'daki buluşma da görüşene dek...
Koala
(2)
Yanınızda olup, bu güzel etkinliğe katılamadığım için hem üzgün hem de
kızgınım. Lambda'da oluşan bazı durumlardan dolayı çalışmalarımı durdurma
kararı gündeme gelmişti ve bu noktada İstanbul'dan ayrılmam doğru görünmüyordu. Konu benim açımdan hala
çözümlenmiş değil ama, özellikle İstanbul'da yapılacak yeni bir toplantıya daha
sağlam
hazırlanacağımızı şimdiden belirtirim. İstanbul'daki arkadaşlar; şimdiden
harıl harıl düşünelim çünkü İstanbul toplantısı EZİCİ OLMALI :P
Pio
(3)
Güzel bir buluşma geçirdik bence. Bazı sorunların çözüldüğü inancındayım.
Ve kendi adıma bazı arkadaşları daha iyi tanımış oldum, bu da mutluluk verici
tabi ki.
Toplantıya katkılarından dolayı;
- Toplantı salonunun hijyenik olması için çaba gösteren Murat'a,
- Gelen üyelere karşılama töreni düzenledigi için yine Murat'a,
- Dağarcıgımıza yeni terimler kattıgı için (süpürge makinesi bir örnek) bir kere daha Murat'a,
- "Temiz bir ev için gerekirse sevgilisiz bir hayat" felsefesini
benimsememize yardımcı olduğu için tekrar tekrar Murat'a,
- Grubumuzun KÜLTÜREL faaliyetlerinde bulunmak için can attıgı için
son kez Murat'a,
- Bulaşıkta Koala'ya,
- Bowling turnuvasında üstün başarı gösteren Sempa_tie'a (yeni arkadaşımız)
teşekkürü bir borç bilirim.
NE MUTLU AYI OLABİLENE :)))
Bu arada herhangi bir toplantının Bursa'da yapılmasını öneriyorum. İstanbul ve
Ankara'nın tam ortasında sayılır, hak geçmemiş olur. Herkes de gelebilir o zaman.
Tek problem, herkesin bildigi gibi içinde gay bulundurmayan (ben dahil) tek şehir
Bursa. Olursa bir tek bu problem olur, eehh buna da katlanıcaz artık :))
Butterfly
(4)
Mali her ne kadar "eh işte bir toplantı oldu" desede bence oldukça güzel ve
hoş geçti. Açıkcası Ankara'da bu kadar çok kişinin toplanabileceğini
düşünmemiştim. Ama isteyince oluyormuş :O))) Öncelikle taaaaaa
Isparta'lardan sırf bu toplantı için gelen ve grubu görüp üye olmak isteyen ve olan yeni
dostumuz Sempatie'ya 'hoşgeldin' derim. Yalnız bir tavsiye en kısa zamanda
paçası bol olmayan bir pantolon al ki, yağmurlu ve karlı havalarda paçalarını
bir lady edası ile toplayarak yürümek zorunda kalma :OPP
Gelmek isteyip de son anda çıkan işler yüzünden gelemeyenlerin dışında
(Blueeyes, Paprika, Pio) buluşmaya Soulroll amca, Sempatie, Zut, Mali, Batııırrrrrrrfly, Orion, Koala, Last Devil, Blonde, Katsuk, BearAti, Persian, Barecub,
Boriss ve ben (Marc, Ace, Omo, Ballerina Cif ve Tursil temizlik ürünleri adına) toplam 15 dost
katıldı.
Dostlarımızın bazıları Cuma gecesinden bizde toplanmaya başlamıştı. Ama esas
kalabalık Cumartesi kahvaltı saati ile başladı. Size asla inanmayacağınız bir
şey söyleyecegim. 10 tane ayı kahvaltıda sadece 1,5 ekmek
yiyebildik. Valla nasıl olduğunu bilmiyorum ama sadece o kadar ekmek
tükendi. Normalde sırf BearAti'nin 2 ekmek götürmesi lazım idi ama bir
garipliktir oldu işte. Yalnız BearAti'ye bir şey söylemek istiyorum.
-"Len ayı bu gidişle beni de, Tombul'u da , Butterfly'ı da geçeceksin
söyleyeyim. Ne kadar kilo almışsın yahu. Bence artık sen gruptan ayrıl ve
Türkiye Hipopotamlarını kur tez zamanda. Ha birde o Mahzun Kırmızıgül
ve Özcan Deniz karışımı bıyıklarını kesmezsen yada düzeltmezsen zaten
gruptan atılacaksın. Demedi deme sonra :OP Ben anlamam Shahram öyle istio mistio
gibi bahaneleri. KESSSSSSSS onları diyorum, başka bir şey demiyorum nokta"
Kahvaltı için 2 gün boyunca nefis börekler (pardon o akşam çayı içindi) ve
pogaçalar yapan Butterfly'a da çok teşekkürler, nefistiler hepsi. Ama bir daha
mantar çorbasını ve hindi soteyi o kadar sulu, pilavıda o kadar kuru yapma.
Bilmiyorsan bilmiyorum de, ben sana öğretirim. Ne yapsak senide eve ahçı
olarak mı alsak ne ??? Yalnız para yok, ödemeyi giiinç erkek olarak
yapabileceğiz babam.
Neyse efendim kahvaltı sonrası sohbet, dedikodu, yenilenlerin hazmedilmesi, gırgır
şamata ile bir kaç saat geçirildi. Daha sonra grup ikiye ayrılarak, büyük
çogunluğu hamama gitmek ile müzeye gitmek arasında kararsız kalarak hazırlanmaya
başladık. Hamam düşkünü olan arkadaşlar ki bunları saymam
gerekirse başta BearAti, Persian, Barecub, Koala, Zut ve Battırrrrrfly hamama gittiler.
Bizim gibi (Mali,
ben, Katsuk ve Sempatie) aktivist, akademist, kültürlü ve sanat düşkünü
ayılarda müzeye gitmek üzere hazırlandık, son anda vazgeçerek gitmedik :OP
Akşam saat 19:00 da Kaos GL'de buluşmak üzere ayrılıp, Gizlibahçe'ye hem
bir şeyler içmek, hem de akşam yemegi için rezervasyon yaptırmak üzere çıktık.
Neyse efendim grupla Kaos'da toplanıp, bir şeyler içtikten sonra aksam 20:15'de
yemek için Gizlibahçeye geçildi.
Gizlibahçe oldukça hoş ve lezzetli yemekleri olan fiyatları makul sayılabilecek
bir mekan.
12 kisi yemeklere saldırdık ama çabuk doyduk (sanırım). Yalnız bir şey var ki
o çok komikti. Şöyle ki, Butterfly şefin salatası ısmarladı ama salatayı
şefin değil, kasada oturan arkadaşın (ki genç bir erkekti kendisi) servis yapmasını
rica etti. Adamlar bu kadar ayıyı bir arada yemeklere saldırmış vaziyette
görüp ellerini ovuşturuken, elbetteki bu küçük ricayı geri çevirmediler. 5 dakika
sonra Butterfly'ın "şefin salatası" kasada oturan arkadaş tarafindan bozuk
bir yüz ifadesi ile masaya getirildi. Butterfly en şuh ses tonu ile çocuga
bakarak "ayyyyyy" dedi, ama giiinç bir erkek olan arkadaş oralı olmayıp tez elden
masadan uzaklaştı. Soulroll amcanın keyfide görülmeye değer başka bir
olaydı. Her ne kadar ben kendilerine 3 kol mesafesinden daha fazla yaklaşamasamda uzaktan keyifle izledim kendilerini. Yemekten sonra bizim
eve geçtik. Kahve suları ısıtıldı, kolalar dolaptan çıktı, sallama çaylar
sallandı ve saat 22:00 gibi toplantı başladı. (Barecub bir daha toplantılara
geç kalma!)
Vallahi de billahi de, oldukça ciddi ve dolu bir toplantı yaptık.
Butterfly'ı ilk defa bu kadar ciddi konuşurken gördüm. Katsuk, Mali,
Butterfly çok konuştu; ben, Sempatie, Koala, Blonde az konuştu; Soullroll amca güzel ve
hoş konuştu. Gece 01:30 gibi eğlenmek üzere dışarı çıktık ama eğlenecek bir
yer bulamadıgımız için (tıpkı yılbaşında oldugu gibi) gerisin geri evimize
döndük. Bir tek Battttıırfly elinde rakısı ile genç erkeklerin içinde Old
School'da kaldı. Evi olan evine, evi olmayan bize geldi ve uyuduk.
Ohhhhhhhh birinci gün bitti nihayet.
Pazar günü güzel bir kahvaltı ve dinlenmenin ardından, 9 arkadaş Dedeman'ın
bowling salonuna gidildi. 3 oyun alında ama çok geldi bazı arkadaşlara. Ben, Koala ve Orion sırası birinci olduk. Papa,
Son, Blueeyes ve Paprika'nın oyundaki ustalıkları tarafımdan anlatılarak
kulakları çınlatıldı. Biralar içildi, acıkanlar pizzalarını yedi ve 20:45
gibi oradan çıkılarak Kebap 49'a akşam yemeği için geçildi. Kebap 49 ekonomik, temiz ve
porsiyonları doyurucu bir yer.
Yemekten sonra o yorgunlukla eve geldik, ben ve bufbufum dinlenmek ve saat 23:00'de
uyandırılmak üzere yatağa koştuk. Ama gece kimse bizi uyandırmadı.
Gece 01:30'da gözümüzü açtığımızda Koala, Sempatie, Barecub ve Butterfly
gitmişti. BearAti ile Persian öyle miskin miskin oturuyorlardı. Gece
çalışmak ve iş yetiştirmek için kalkmak isteyen bufbufum, arkadaşlarımızın
üstün başarıları ve bizi uyandırmaya kıyamadıkları için, hiç bir iş yapamadan gerisin geri
yattı.
Sabah BearAti ile Persian'ı yolcu edip kendi kendimize mahzun bir halde eve baktık durduk.
İşte böyle geldi geçti bir buluşma daha dostlar. Bir dahaki umarım daha
kalabalık ve gürültülü olur :OPP Öpüyorum hepinizi. Eksik kalanları digerleri
tamamlasın, Husbear hepsini yazdı tamam demesinler oyarım. Hade bakem eller klavyeye.
Husbear the bufbuf
(5)
Sabah 6 gibi uyandım. Sempatie karşılamak için
terminale gittim, o beni tanıdı, valla ben bulamadim
:o) Şirin akideşim benim. Sonra bana işyerimde yardım
etti, çalıştırdım onu :op Ögle yemeginde Koala ile buluştuk. Yemekten
sonra ikisi ayubaşına dooru yola çıktılar. Akşam ayuları Kaos GL'de buldum, birden ormana döndü
ortalık.Kaos'dakiler ilk defa bööle bir grup gördükleri için bir takım
sorulara muhatap kaldım :op Akşam gizli bahçeye gidip
gizlenemedik, herkes annadı ne olduumuzu. Kelebek
erkek'i kasiyer salatası isteyip ve bende garsonu
unutup Murat'a "arka masadaki çocuk ne hoş" diyince deşifre olduk :oPpP
Akşam Malilere gittik, toplantının
en hoş yerinde eve dönmem lazımdı...
Pazar bowlingde tekrar bir araya geldik. Birinci bilem oldum. Gerçi hala kolum
agrıyor ama tüysikletler için bowling topu yoktu ki :o) Yine eve
dönmem lazımdı, 3. yü oynayamadım. Ayı yada ayısever
olmasamda (fiziken kastettim ama ayuyum, ısrarla
püsküüttende ayu olur:op) 2 senedir sizlerle olmaktan, bu
grubu sahiplenmekten mutluluk duyuyorum. Ankara'da ne
çok ayı varmış...
OrionBear
(6)
Öncelikle toplantı sırasında hepimizi evlerinde konuk eden, Murat ve Mali'ye
tesekkürlerimi sunuyorum. Ispartadan gelen Tarkan'a grubumuza hoşgeldin iyi ettin diyorum.
Toplantı boyunca beni güldüren, inanılmaz esprileri ve hazır cevaplılıgı
ile kıskanmama yol açan -ÇOK SEKSİ- Cengiz'e de sevgilerimi iletiyorum.
Toplantı çoook güzeldi. Eglendik, güldük ve konuştuk. Yararlı oldugunu ve
sık sık tekrarlanması
gerektigini düşünüyorum.
Katsuk123
(7)
İlk başta, hoşçakalın diyemeden ayrılmak zorunda kaldığım için özür dilerim.
Pazar gününe kesin katılacagım diye düşünürken, hatta ve hatta bowling için
evden çıkmak üzereyken, gelemedim. Tek gününe katılabilmeme ragmen çok güzel zaman geçirdim, herkese
teşekkür ederim. Umarım
benim varlıgım da bir artıdır sizin için. Her tanıdık
ve yeni yüz benim için mutluluktu. Ayrılırken veremedigim öpücügü,
buradan herkesi
öperek veriyorum.
Zut
(8)
Toplantının olacağı günün, taa bir hafta öncesinde beni
acayip bir telaş sardı.Tabi benim için kolay degildi,
kendimi tıpkı Alis gibi hissediyordum. Tavşan deliği
önümdeydi ve ben içeri girmek üzere idim. Üstelik buna
mukabelen Alis benim gibi gay degildi :op Acaba delik Alis'e göre mi diye düşünürkene, been çoktan Ankara sınırını geçmiştim bile. Husbear, beni Alis
olmadığım
konusunda taaa Isparta'lar da ikna edici sözleriyle inandırmayı başarmıştı.
Hem Alis asslaa benim kadar güzel olamazdı :o)
Her neyse, Ankara'ya vardığımda beni biricik
dostum, dünyalar tatlısı Püsküüt'üm karşıladı. İşyerinde sonradan adının
ponçik olduğunu öğrendiim bişiilerle kahvaltı yaptık. Ve beni şirkette çalışmaya
zorladı. Baktı ki harbi iyi çalışıyom, kendi
kariyerinin tehlikeye girmesinden korkarak beni yemek
bahanesiyle Emre'ye postaladı. Sonra Emre ile birlikte Malilerin evine
dooru yola çıktık. Ding-dong... Kapı açıldı, Murat'ı
koccaman kucaklayıp sonra sırayla diğerleriyle selamlaştık. İçeriden Cengiz'in
yaptıı harika
pooçaların kokusu geliyordu. Emre hemen sofrayı hazırladı. biz yedik... Sonra Emre hemen
bulaşıkları yıkadı... Emre etrafı topladı... Nereye baksam Emre vardı...
Sağlıklı Tefal ürünleri gibi elinden her bi iş geliyordu valla :o))
Sonra içimizden bazıları, bastıramadıkları bazı duygular yüzünden hamam dedikleri tuhaf bi kültür
olayına girişmek üzere evden çıktılar. Biz ise Gizlibahçe adı altında hizmet veren bir yerde
İrlanda kremalı kahvelerimizi, kapiçinolarımızı ve tiramisularımızı
miidemize girme ayrıcalıı ile onurlandırdık. Akşam için, oranın en güzel yerinden
reservazyon yaptırdık. Yemekler bi harikaydı, ama sohbetler daha bi
güzeldi valla. Cengiz bizi önce kırdı sonra da
geçirdi.
Sonra gece dışarı çıkalım dedik. Beni daha önce hiiiç gitmediğim yerlere götürdüler, ürktüm :op Ama güzeldi..
Gece eve döndük.. Yatmadan önce Cengiz internet
üzerinden bana çok SANATSAL resimler gösterdi, gözüm
gönlüm açıldı vallaa :o)
Ertesi gün ben kalktığımda
evdeki herkes çooktaan ayaklanmıştı. Ve içerisi yine
mis gibi poaça kokuyodu. Patlayana kadar tıkındım. Sonrada bowling oynamak için evden çıktık. Ben bowling
oynamayı bilmedigim için oynamiim dedim, ama biricik
dostum Orion'un erkenden gitmesi sebebiyle onun yerine geçtim. Meger doğuştan bi yetenek
varmış bende de, benim haberim yokmuş :o) Husbear, böyle oynamaya devam edersem
beni gruba almamakla tehtid etti. Cengiz'de beni, toplara
lubunya büyüsü yapmakla suçladı :o)) Daha sonra hep
birlikte bişiiler yemee çıktık. Yemek bile ayrı bi eğlenceydi... Sonunda iyice gecenin körü oldu.
Aslında
gruptakiler sinemaya gideceklerdi ama sırf benim için
vazgeçtiler... Eve döndüm ve hazırlandım... Son konuşmalar, son gülüşmeler...
Emre beni taaa, biyere kadar uğurladı (neresi oldugunu bilmiyom:o) Ama daha sonradan
anladığım ve sizinde anlıyacağınız gibi bir parçam hep onların yanında
kaldı... Hep... Bu beni yanlızca üyeliğe kabul ettiğiniz için yazılmış bir
teşekkür değil. Bu beni aranıza aldığınız dün, bugün ve yarın için hepinize
ayrı ayrı ve defalarca teşekkür :o) Husbear, Memdali, Orion, Koala,
Butterfly, Barecub, Katsuk... Ve
diger herkes, hepinizi çok ama çok seviyorum...
Sempatie
Toplantı için aşağıdaki gibi bir gündem belirlenmişti, bazı maddeler için kimi
kişilerin katılması ön koşul olarak konulmuştu ama yine de tüm maddeleri
konuştuk diyebiliriz.
- Hürriyet olayı (Anadolu Ayıları, eiletişim, diğer gruplar ve sonuçları),
- Kocayı (dilerim Atilla da gelebilir, gelemez ise konu bir yan uzantısı olan
'yansıttığımız kimliğimiz ve biz', 'sitemizde erotizm sınırları ya da
pornografi', 'kişisel siteler/çalışmalar' şeklinde ele alınır),
- Üyelik, yeni üyeler, eskiler... Sorumluluklar...
- Aidat konusu (yeniden),
- ayilar.net email ve site kullanımı,
- Pio (gelir ise) kitap fikri,
- Soulroll'un underground izlenimleri (ismi tam oturtamadım... ama sanırım
temelinde 'değişen kuşaklar ile birlikte değişen erkeklik kavramı ve ayı
imajı' gibi birşey var),
Toplantı mekanında bulunanlar:
Soulroll, Sempa_tie, Husbear, Zut, Memd, Butterfly, Orion, Koala, Last Devil,
Katsuk, Bearati, Persianbear, Barecub ve üyeliğini bilgisayar
ortamına bir süre uzak kalacağı için durduran Blonde.... Ancak Bearati ve
Persian özel işleri nedeni ise diğer odaya geçmeye karar verdiler. Bearati
"benim fikirlerimi daha önce yazmıştım" diye topu bize attı...
İlk konuşulan konu: Hürriyet gazetesi haberi, sonrasında olanlar oldu...
Dolayısı ile diğer gruplar ile ilişkiler, dışarıdan bakıldığındaki
imajımız, homofobi, duruşumuz, sitenin yansıttığı kimlik, gazetenin yansıttığı
kimlik, özellikle AA ile ilişkiler konuşuldu. Bilmeyenler için olay
tekrarlandı.... Bu konuya bağlı olarak eşcinsel hakları, bizim bu hak mücadelesindeki
yerimiz ve uzantısında da azınlık hakları konuşuldu. Bu konuda
yapabileceklerimizi düşünür iken Pio ve Ursusege'den bu tip azınlık
hakkı savunucusu gruplar hakkında bilgi alınması ve bu bilgiler ışığında
yapılabileceklerin tartışmasını listeye taşıma kararı verildi.
Aidat konusu: Bir süre tartışıldı, miktar, toplanma yöntemi, periyodu
gibi konular gündeme geldi. Toplanacak para ile yapılabilecekler konuşuldu,
geçmişteki tecrübeler aktarıldı. Sonuçta "gönüllülük usulü ile,
alt ve üst sınırı ve çok net bir periyodu olmadan aidat/destek payı/katkı"
toplanmasına karar verildi. Toplanma yöntemi olarak bir çok alternatif
yeniden konuşulduysa da sonuçta (havale bedelinin yüksekliği, bankaların
kolay ulaşılamaması gibi nedenlerle) "fırsat yaratıp/yakalayıp"
yöntemi tercih edildi. Periyod olarak ise site ödemesi zamanları ve iki aylık
buluşma zamanları önerildi ve buluşma zamanları tercih edildi. Bu konuda
liste geneline hatırlatma mesajları yollanması ve bu iş de (zaten yapan)
hus'a bırakıldı, ilk örneğini Şubat ayı başında göreceksiniz.
Site ve email kullanımı: Sitenin altında yer alan kişisel bölümlerin ve
email adreslerinin kullanımı ile başlayan konu daha sonra sitenin kendisinin
genişletilmesi ve sitenin tanıtımı bölümlerini de içine alarak devam
etti. Kişisel bölümler için birkaç mb alan ayrılması, email adreslerinin
ise talep üzerine verilmesi kararına ulaştı. "hakediş" konusunda
ise grubun belli başlı kişilerine (bu göreceli bi kavram) danışılarak
gelecek taleplerin Memd tarafından değerlendirilmesine karar verildi. Altsite
yapacak olan kişilere grafik ve html alanında yardım edebilecek kişiler sıralandı
(Memd, Beard, Ayu ve Last_Devil (?), gerektiğinde bu kişilere danışılabileceği
/ yardım
alınabileceği konuşuldu. e-mail adresleri konusunda diğer bir konu olan
"limit" tartışıldı, belirli bir limit olmamasına ancak email
adresleri ve sitenin aynı kotayı paylaşması nedeni ile herhangi bir sorun
durumunda Memdali'nin devreye girerek limiti şişen kişiyi uyarmasına ve eğer
gerekli ise müdahalede bulunmasına karar verildi.
Sitenin alt bölümlerinden bahsedilirken konu fanzinimiz Kocayı'ya geldi.
Bildiğimiz kadarı ile Kocayı içeriğini bilmeyenlere aktardık, sonra
Atilla'nın gönderdiği grafiklere dayanarak bir pornografi-erotizm tartışması
yaşandı. Kuruluşundan beri sitede benimsediğimiz erotik tarzı konuştuk. Örnekler
üzerinden kullanabileceğimiz üst sınırda erotizmi tartıştık. Dışarıdan
bakan birinin gözü ile içerikten önce görselliği tartıştık. Çıkan
sonuca göre, eleştirel bir yaklaşımla bile olsa da, pornografinin sitede yer
almaması gerektiğini konuştuk. Atilla'nın da daha önce belirttiği gibi sansürlenmiş
(süzgeçten geçirilmiş) versiyonun ayilar.net altında yayınlanması ama
nette yayınlanacak olan orijinal haline de link verilmesi kararlaştırıldı.
Atilla'nın editör olarak her daim kalması, bizlerin de fanzine destek
verebilmemiz ancak bizim üreteceğimiz malzemenin yine Atilla tarafından elden
geçirilerek fanzinin belirgin tarzını koruması gerekliliği konuşuldu.
Aynı konunun uzantısı olarak "politik açıdan iki yüzlülük"
konulu bir tartışma yaşandı. Bu tartışma erotizm-pornografi, efeminelik,
sitedeki aseksüel yüzümüz gibi konulara da uzandı ve "ikiyüzlülük"ün
kimi zaman gereklilik ya da mecburiyet haline geldiği ve uygun zamanlarda
"ikiyüzlü" (ya da 'politically correct') olmak zorunda olduğumuz
ortaya çıktı.
Site içeriğindeki sağlık sayfalarının genişletilmesi, eşcinsel rehberi gibi bir bölüm eklenmesi konuşuldu.
Bu konunun gerekliliği hem
gelen sorular ve emaillerden, hem de grup üyelerinden gelen sorular ile ortaya
çıktı. Soulroll'un gayhealth.com'daki benzer içerikli siteden çeviri
yapabileceğini söylemesi ve daha sonra bu çeviriyi doktor arkadaşlarımıza
kontrol ettirebileceğimiz konu edildi.
Soulroll'un önerisi ile sanat sayfaları için Francis Bacon ve Keith Haring konulu sayfalar hazırlanması konuşuldu. Yine Soulroll'un önerisi ile "100 ünlü gay"in bir versiyonunun
da siteye alınması, içeriği de yine Soulroll'un hazırlaması konuşuldu.
"in memoriam" anlamındaki, "... anısına" gibi bir başlık
ile "nefret suçları" sonucu hayatını kaybeden eşcinseller için
bir bölüm açılması konuşuldu. İçeriğin ise daha önce gazetelerde yer
alan liste ve Pio'nun yardımı ile Lambdaİstanbul'un şimag (şiddetle mücadele
alt grubu) desteği ile sağlanması konuşuldu.
e-mail adreslerinin kullanımı konuşulur iken mail server'ımızın bize sağladığı
bir hizmet olan "otomatik cevaplandırma"nın kullanıma geçirilmesi,
bunun ilk örneği olarak da rehber bölümüne istanbul@ayilar
ve ankara@ayilar (ya da
istanbulrehber@ gibi) gibi adresler oluşturulması konuşuldu. Bu adreslere yazıldığında
otomatik olarak bir cevap metninin yollanmasını (ve belirli kişilere yine
otomatik olarak bunun haber verilmesi) ve bu metinlerin bizim site içinde hazırladığımız
bölümlere ulaşması kararlaştırıldı.
Sitenin tanıtımı yapılması amacı ile e-mail adreslerinin tercihen yazışma
yapan (yurtiçi-dışı) kişilere verilmesi düşünüldü. Bear411 gibi
sitelerde profili bulunan ve ayilar.net adresine sahip kişilerin de
resimlerinin üzerine bu adreslerini (www.ayilar.net adresini değil) yazması
konuşuldu. Yine sitenin tanıtımı için sbqr'ın gladiators bölümü gibi bir
"yabancı pehlivanlar" bölüm önerisi geldi ama medyanın tepkisi vs
gündeme geldi ve konu sonuçlandırılmadı.
Daha önce konusu geçen, Yeşim arkadaşımızın gönderdiği belgesel
konusu konuşuldu. Görüntü verebilecek kişileri arıyorlarsa, Murat gönüllü
oldugunu (ben de katılabilirim) belirtti. Ancak belgeselin yayınlanacağı yer konusu
merak edildi ve buna göre katılımcı sayısı değişebileceği ortaya çıktı.
Soulroll bize underground ayı ortamı hakkında bilgiler verdi. Dışarı,
kendi aralarında ve özeldeki duruşlarını anlattı. Eski dönemlerdeki eşcinsel
aşklar ve hikayeler konusu kısaca geçildi. "erkek tanımı" ve
"bu tanımın zaman içinde değişmesi" ve "buna göre ayı tanımının
değişiyor olması" gibi şeyler söylenir iken arada "ayı demek
sadece erkek tavırları ya da görünüşü değil, sıcaklık, sevecenlik ve
kabul etmişlik de içeriyor" konusuna dalındı. Sonra zamanın ilerlemiş
olmasından ötürü bu konu daha sonra devam edilmek üzere bırakıldı.
Pio'nun "bizi, en iyi biz anlatırız" düşüncesi ile oluşan
kitap fikri şöyle bir konuşuldu. Pio olmadığı için detaya inilmedi. Sonuçta
Katsuk kitabın editörlüğünü yapabileceğini, gelecek malzemeleri düzenleyebileceğini
söyledi. Malzemeler konusunda da herkesin katkısının beklendiği, kişilerin
en azından kişisel deneyimleri konusunda birşeyler hazırlayabileceği konuşuldu.
Sonuçta ansiklopedi yazmadığımıza göre kendimizi ifade ettiğimiz sayfa
sayısında bir kitap iyi olur denildi. Detaylar liste tartışmalarına bırakıldı...
2000 yılı Eylül ayında kültürümüze kattığımız "lubunal"
kelimesinden sonra, bu toplantıda da "abıtmak" kelimesi Hus tarafından
kültürümüze kazandırıldı :o))
- Hürriyet Gazetesi konulu bir yazı Türkiye Eşcinsel Platformu'na (?) gönderildi.
Olay yatıştı. Sonrasında bir süre medyadan (gazete, dergi, tv) gelen görüşme
taleplerini reddettik.
- GLBT Belgeseli projesine de, çekimlere de katıldık. Ancak Şubat
2003 tarihinde, maddi problemler nedeni ile proje hala sonuçlandırılmamıştı.
- Aidat uygulanmaya başladı ve daha sonraki buluşmalarda zorunlu
hale getirildi.
- Kocayı'nın yayını, sahibi tarafından 2003 yılı başına kadar
ertelendi.
- Kitap projesi devam ediyor.
- "In Memoriam"ın yayını 2003 yılına kaldı.
Grafik: Memdali, İçerik: Tüm Türkiye Ayıları