PROGRAM

19-20 Ocak 2002 Ankara Kış Buluşması programı (bir iki minik oynama ya da yer değiştirme olduysa bile) şöyle: 

19 Ocak 2002, Cumartesi: 

20 Ocak 2002, Pazar: 

Toplantı konuları: 
Tartışılması gereken konular var; hem yenileri hem de epeydir salladıklarımız. Konuşabildiğimiz kadar çoğunu konuşup karara bağlamamız gerekiyor: 

  • Hürriyet olayı (Anadolu Ayıları, eiletişim, diğer gruplar ve sonuçları) 
  • Kocayı (dilerim Atilla da gelebilir, gelemez ise konu bir yan uzantısı olan 'yansıttığımız kimliğimiz ve biz', 'sitemizde erotizm sınırları ya da pornografi', 'kişisel siteler/çalışmalar' şeklinde ele alınır) 
  • Üyelik, yeni üyeler, eskiler... Sorumluluklar... 
  • Aidat konusu (yeniden) 
  • ayilar.net email ve site kullanımı 
  • Pio (gelir ise) kitap fikri 
  • Soulroll'un underground izlenimleri (ismi tam oturtamadım... ama sanırım temelinde 'değişen kuşaklar ile birlikte değişen erkeklik kavramı ve ayı imajı' gibi birşey var) 
  • Misafirler: 
    Bu listenin kayıtlı üyesi olmadığı halde sürekli yanımızda, yakınımızda olan kişilerden ve grubumuzu tanımak/yakınlaşmak/bir-parçası-olmak isteyen kimi kişilerden de aramıza çesitli saatlerde katılmak isteyenler var. Bu kişileri de farklı zamanlarda aramızda görebiliriz... Kimbilir belki daha sonra kayıtlı üyeler haline gelirler... 

    udkpp memdali, the bufbuf

    SONRASINDA YORUMLAR

    (1)

    Bilindiği üzere bu haftasonu Ankara buluşmamız gerçekleşti. Buluşmada İstanbul'dan gelen Bearati, Persianbear, Butterfly (Bursa'dan), Memdali, Husbear, yeni üyemiz Sempatie, Koala, Katsuk, Last_Devil, Barecub, Blonde, Soulroll ve Zut bulundu. Cumartesi günü hep birlikte kahvaltı ettikten sonra, serbest saat yaptık. Akşam üzeri, Kaos Kültür Merkezinde toplanıldı. Daha sonra Gizlibahçe'de yemek yenildi ve Mali'nin evinde grup toplantısı yapıldı. İçerik olarak sitemiz üzerine görüşler ve Hürriyet olayı üzerine konuşuldu. Daha sonra dışarıya eğlenmeye gidildiyse de, Ankara'da pek eğlenecek bir yer bulamadığımızdan eve dönülüp sohbete devam edildi. Ertesi gün akşama doğru bowling oynamaya gidildi. Oyun epey çekişmeli geçti zira bazı acemiler üstü üste strike yapt... :o) Neyse beraber yemek yenildikten sonra, yeni üyemiz Sempatie memleketine yolcu edildi. Bugün sabah da Bearati ve Persian İstanbul'a geri döndüler. 

    Bana göre buluşma güzeldi ancak gönül isterdi ki, İstanbul ve çevre illerden daha çok arkadaşımız katılsın. Neyse umarım bir daha ki buluşma daha kalabalık bir kadroyla olur. İstanbul'daki buluşma da görüşene dek...

    Koala

             

    (2)

    Yanınızda olup, bu güzel etkinliğe katılamadığım için hem üzgün hem de kızgınım. Lambda'da oluşan bazı durumlardan dolayı çalışmalarımı durdurma kararı gündeme gelmişti ve bu noktada İstanbul'dan ayrılmam doğru görünmüyordu. Konu benim açımdan hala çözümlenmiş değil ama, özellikle İstanbul'da yapılacak yeni bir toplantıya daha sağlam hazırlanacağımızı şimdiden belirtirim. İstanbul'daki arkadaşlar; şimdiden harıl harıl düşünelim çünkü İstanbul toplantısı EZİCİ OLMALI :P 

    Pio

    (3)

    Güzel bir buluşma geçirdik bence. Bazı sorunların çözüldüğü inancındayım. Ve kendi adıma bazı arkadaşları daha iyi tanımış oldum, bu da mutluluk verici tabi ki. Toplantıya katkılarından dolayı; 

    NE MUTLU AYI OLABİLENE :))) 

    Bu arada herhangi bir toplantının Bursa'da yapılmasını öneriyorum. İstanbul ve Ankara'nın tam ortasında sayılır, hak geçmemiş olur. Herkes de gelebilir o zaman. Tek problem, herkesin bildigi gibi içinde gay bulundurmayan (ben dahil) tek şehir Bursa. Olursa bir tek bu problem olur, eehh buna da katlanıcaz artık :)) 

    Butterfly

             

    (4)

    Mali her ne kadar "eh işte bir toplantı oldu" desede bence oldukça güzel ve hoş geçti. Açıkcası Ankara'da bu kadar çok kişinin toplanabileceğini düşünmemiştim. Ama isteyince oluyormuş :O))) Öncelikle taaaaaa Isparta'lardan sırf bu toplantı için gelen ve grubu görüp üye olmak isteyen ve olan yeni dostumuz Sempatie'ya 'hoşgeldin' derim. Yalnız bir tavsiye en kısa zamanda paçası bol olmayan bir pantolon al ki, yağmurlu ve karlı havalarda paçalarını bir lady edası ile toplayarak yürümek zorunda kalma :OPP

    Gelmek isteyip de son anda çıkan işler yüzünden gelemeyenlerin dışında (Blueeyes, Paprika, Pio) buluşmaya Soulroll amca, Sempatie, Zut, Mali, Batııırrrrrrrfly, Orion, Koala, Last Devil, Blonde, Katsuk, BearAti, Persian, Barecub, Boriss ve ben (Marc, Ace, Omo, Ballerina Cif ve Tursil temizlik ürünleri adına) toplam 15 dost katıldı.

    Dostlarımızın bazıları Cuma gecesinden bizde toplanmaya başlamıştı. Ama esas kalabalık Cumartesi kahvaltı saati ile başladı. Size asla inanmayacağınız bir şey söyleyecegim. 10 tane ayı kahvaltıda sadece 1,5 ekmek yiyebildik. Valla nasıl olduğunu bilmiyorum ama sadece o kadar ekmek tükendi. Normalde sırf BearAti'nin 2 ekmek götürmesi lazım idi ama bir garipliktir oldu işte. Yalnız BearAti'ye bir şey söylemek istiyorum.

    -"Len ayı bu gidişle beni de, Tombul'u da , Butterfly'ı da geçeceksin söyleyeyim. Ne kadar kilo almışsın yahu. Bence artık sen gruptan ayrıl ve Türkiye Hipopotamlarını kur tez zamanda. Ha birde o Mahzun Kırmızıgül ve Özcan Deniz karışımı bıyıklarını kesmezsen yada düzeltmezsen zaten gruptan atılacaksın. Demedi deme sonra :OP Ben anlamam Shahram öyle istio mistio gibi bahaneleri. KESSSSSSSS onları diyorum, başka bir şey demiyorum nokta"

    Kahvaltı için 2 gün boyunca nefis börekler (pardon o akşam çayı içindi) ve pogaçalar yapan Butterfly'a da çok teşekkürler, nefistiler hepsi. Ama bir daha mantar çorbasını ve hindi soteyi o kadar sulu, pilavıda o kadar kuru yapma. Bilmiyorsan bilmiyorum de, ben sana öğretirim. Ne yapsak senide eve ahçı olarak mı alsak ne ??? Yalnız para yok, ödemeyi giiinç erkek olarak yapabileceğiz babam.

    Neyse efendim kahvaltı sonrası sohbet, dedikodu, yenilenlerin hazmedilmesi, gırgır şamata ile bir kaç saat geçirildi. Daha sonra grup ikiye ayrılarak, büyük çogunluğu hamama gitmek ile müzeye gitmek arasında kararsız kalarak hazırlanmaya başladık. Hamam düşkünü olan arkadaşlar ki bunları saymam gerekirse başta BearAti, Persian, Barecub, Koala, Zut ve Battırrrrrfly hamama gittiler. Bizim gibi (Mali, ben, Katsuk ve Sempatie) aktivist, akademist, kültürlü ve sanat düşkünü ayılarda müzeye gitmek üzere hazırlandık, son anda vazgeçerek gitmedik :OP Akşam saat 19:00 da Kaos GL'de buluşmak üzere ayrılıp, Gizlibahçe'ye hem bir şeyler içmek, hem de akşam yemegi için rezervasyon yaptırmak üzere çıktık. Neyse efendim grupla Kaos'da toplanıp, bir şeyler içtikten sonra aksam 20:15'de yemek için Gizlibahçeye geçildi.

    Gizlibahçe oldukça hoş ve lezzetli yemekleri olan fiyatları makul sayılabilecek bir mekan. 12 kisi yemeklere saldırdık ama çabuk doyduk (sanırım). Yalnız bir şey var ki o çok komikti. Şöyle ki, Butterfly şefin salatası ısmarladı ama salatayı şefin değil, kasada oturan arkadaşın (ki genç bir erkekti kendisi) servis yapmasını rica etti. Adamlar bu kadar ayıyı bir arada yemeklere saldırmış vaziyette görüp ellerini ovuşturuken, elbetteki bu küçük ricayı geri çevirmediler. 5 dakika sonra Butterfly'ın "şefin salatası" kasada oturan arkadaş tarafindan bozuk bir yüz ifadesi ile masaya getirildi. Butterfly en şuh ses tonu ile çocuga bakarak "ayyyyyy" dedi, ama giiinç bir erkek olan arkadaş oralı olmayıp tez elden masadan uzaklaştı. Soulroll amcanın keyfide görülmeye değer başka bir olaydı. Her ne kadar ben kendilerine 3 kol mesafesinden daha fazla yaklaşamasamda uzaktan keyifle izledim kendilerini. Yemekten sonra bizim eve geçtik. Kahve suları ısıtıldı, kolalar dolaptan çıktı, sallama çaylar sallandı ve saat 22:00 gibi toplantı başladı. (Barecub bir daha toplantılara geç kalma!)

    Vallahi de billahi de, oldukça ciddi ve dolu bir toplantı yaptık. Butterfly'ı ilk defa bu kadar ciddi konuşurken gördüm. Katsuk, Mali, Butterfly çok konuştu; ben, Sempatie, Koala, Blonde az konuştu; Soullroll amca güzel ve hoş konuştu. Gece 01:30 gibi eğlenmek üzere dışarı çıktık ama eğlenecek bir yer bulamadıgımız için (tıpkı yılbaşında oldugu gibi) gerisin geri evimize döndük. Bir tek Battttıırfly elinde rakısı ile genç erkeklerin içinde Old School'da kaldı. Evi olan evine, evi olmayan bize geldi ve uyuduk. Ohhhhhhhh birinci gün bitti nihayet.

    Pazar günü güzel bir kahvaltı ve dinlenmenin ardından, 9 arkadaş Dedeman'ın bowling salonuna gidildi. 3 oyun alında ama çok geldi bazı arkadaşlara. Ben, Koala ve Orion sırası birinci olduk. Papa, Son, Blueeyes ve Paprika'nın oyundaki ustalıkları tarafımdan anlatılarak kulakları çınlatıldı. Biralar içildi, acıkanlar pizzalarını yedi ve 20:45 gibi oradan çıkılarak Kebap 49'a akşam yemeği için geçildi. Kebap 49 ekonomik, temiz ve porsiyonları doyurucu bir yer. 

    Yemekten sonra o yorgunlukla eve geldik, ben ve bufbufum dinlenmek ve saat 23:00'de uyandırılmak üzere yatağa koştuk. Ama gece kimse bizi uyandırmadı. Gece 01:30'da gözümüzü açtığımızda Koala, Sempatie, Barecub ve Butterfly gitmişti. BearAti ile Persian öyle miskin miskin oturuyorlardı. Gece çalışmak ve iş yetiştirmek için kalkmak isteyen bufbufum, arkadaşlarımızın üstün başarıları ve bizi uyandırmaya kıyamadıkları için, hiç bir iş yapamadan gerisin geri yattı.

    Sabah BearAti ile Persian'ı yolcu edip kendi kendimize mahzun bir halde eve baktık durduk. İşte böyle geldi geçti bir buluşma daha dostlar. Bir dahaki umarım daha kalabalık ve gürültülü olur :OPP Öpüyorum hepinizi. Eksik kalanları digerleri tamamlasın, Husbear hepsini yazdı tamam demesinler oyarım. Hade bakem eller klavyeye.

    Husbear the bufbuf

             

    (5)

    Sabah 6 gibi uyandım. Sempatie karşılamak için terminale gittim, o beni tanıdı, valla ben bulamadim :o) Şirin akideşim benim. Sonra bana işyerimde yardım etti, çalıştırdım onu :op Ögle yemeginde Koala ile buluştuk. Yemekten sonra ikisi ayubaşına dooru yola çıktılar. Akşam ayuları Kaos GL'de buldum, birden ormana döndü ortalık.Kaos'dakiler ilk defa bööle bir grup gördükleri için bir takım sorulara muhatap kaldım :op Akşam gizli bahçeye gidip gizlenemedik, herkes annadı ne olduumuzu. Kelebek erkek'i kasiyer salatası isteyip ve bende garsonu unutup Murat'a "arka masadaki çocuk ne hoş" diyince deşifre olduk :oPpP Akşam Malilere gittik, toplantının en hoş yerinde eve dönmem lazımdı...

    Pazar bowlingde tekrar bir araya geldik. Birinci bilem oldum. Gerçi hala kolum agrıyor ama tüysikletler için bowling topu yoktu ki :o) Yine eve dönmem lazımdı, 3. yü oynayamadım. Ayı yada ayısever olmasamda  (fiziken kastettim ama ayuyum, ısrarla püsküüttende ayu olur:op) 2 senedir sizlerle olmaktan, bu grubu sahiplenmekten mutluluk duyuyorum. Ankara'da ne çok ayı varmış...

    OrionBear

             

    (6)

    Öncelikle toplantı sırasında hepimizi evlerinde konuk eden, Murat ve Mali'ye tesekkürlerimi sunuyorum. Ispartadan gelen Tarkan'a grubumuza hoşgeldin iyi ettin diyorum. Toplantı boyunca beni güldüren, inanılmaz esprileri ve hazır cevaplılıgı ile kıskanmama yol açan -ÇOK SEKSİ- Cengiz'e de sevgilerimi iletiyorum. Toplantı çoook güzeldi. Eglendik, güldük ve konuştuk. Yararlı oldugunu ve sık sık tekrarlanması gerektigini düşünüyorum.

    Katsuk123

    (7)

    İlk başta, hoşçakalın diyemeden ayrılmak zorunda kaldığım için özür dilerim. Pazar gününe kesin katılacagım diye düşünürken, hatta ve hatta bowling için evden çıkmak üzereyken, gelemedim. Tek gününe katılabilmeme ragmen çok güzel zaman geçirdim, herkese teşekkür ederim. Umarım benim varlıgım da bir artıdır sizin için. Her tanıdık ve yeni yüz benim için mutluluktu. Ayrılırken veremedigim öpücügü, buradan herkesi öperek veriyorum. 

    Zut

             

    (8)

    Toplantının olacağı günün, taa bir hafta öncesinde beni acayip bir telaş sardı.Tabi benim için kolay degildi, kendimi tıpkı Alis gibi hissediyordum. Tavşan deliği önümdeydi ve ben içeri girmek üzere idim. Üstelik buna mukabelen Alis benim gibi gay degildi :op Acaba delik Alis'e göre mi diye düşünürkene, been çoktan Ankara sınırını geçmiştim bile. Husbear, beni Alis olmadığım konusunda taaa Isparta'lar da ikna edici sözleriyle inandırmayı başarmıştı. Hem Alis asslaa benim kadar güzel olamazdı :o)

    Her neyse, Ankara'ya vardığımda beni biricik dostum, dünyalar tatlısı Püsküüt'üm karşıladı. İşyerinde sonradan adının ponçik olduğunu öğrendiim bişiilerle kahvaltı yaptık. Ve beni şirkette çalışmaya zorladı. Baktı ki harbi iyi çalışıyom, kendi kariyerinin tehlikeye girmesinden korkarak beni yemek bahanesiyle Emre'ye postaladı. Sonra Emre ile birlikte Malilerin evine dooru yola çıktık. Ding-dong... Kapı açıldı, Murat'ı koccaman kucaklayıp sonra sırayla diğerleriyle selamlaştık. İçeriden Cengiz'in yaptıı harika pooçaların kokusu geliyordu. Emre hemen sofrayı hazırladı. biz yedik... Sonra Emre hemen bulaşıkları yıkadı... Emre etrafı topladı... Nereye baksam Emre vardı... Sağlıklı Tefal ürünleri gibi elinden her bi iş geliyordu valla :o)) 

    Sonra içimizden bazıları, bastıramadıkları bazı duygular yüzünden hamam dedikleri tuhaf bi kültür olayına girişmek üzere evden çıktılar. Biz ise Gizlibahçe adı altında hizmet veren bir yerde İrlanda kremalı kahvelerimizi, kapiçinolarımızı ve tiramisularımızı miidemize girme ayrıcalıı ile onurlandırdık. Akşam için, oranın en güzel yerinden reservazyon yaptırdık. Yemekler bi harikaydı, ama sohbetler daha bi güzeldi valla.  Cengiz bizi önce kırdı sonra da geçirdi. Sonra gece dışarı çıkalım dedik. Beni daha önce hiiiç gitmediğim yerlere götürdüler, ürktüm :op Ama güzeldi.. Gece eve döndük.. Yatmadan önce Cengiz internet üzerinden bana çok SANATSAL resimler gösterdi, gözüm gönlüm açıldı vallaa :o) 

    Ertesi gün ben kalktığımda evdeki herkes çooktaan ayaklanmıştı. Ve içerisi yine mis gibi poaça kokuyodu. Patlayana kadar tıkındım. Sonrada bowling oynamak için evden çıktık. Ben bowling oynamayı bilmedigim için oynamiim dedim, ama biricik dostum Orion'un erkenden gitmesi sebebiyle onun yerine geçtim. Meger doğuştan bi yetenek varmış bende de, benim haberim yokmuş :o) Husbear, böyle oynamaya devam edersem beni gruba almamakla tehtid etti. Cengiz'de beni, toplara lubunya büyüsü yapmakla suçladı :o)) Daha sonra hep birlikte bişiiler yemee çıktık. Yemek bile ayrı bi eğlenceydi... Sonunda iyice gecenin körü oldu. Aslında gruptakiler sinemaya gideceklerdi ama sırf benim için vazgeçtiler... Eve döndüm ve hazırlandım... Son konuşmalar, son gülüşmeler...

    Emre beni taaa, biyere kadar uğurladı (neresi oldugunu bilmiyom:o) Ama daha sonradan anladığım ve sizinde anlıyacağınız gibi bir parçam hep onların yanında kaldı... Hep... Bu beni yanlızca üyeliğe kabul ettiğiniz için yazılmış bir teşekkür değil. Bu beni aranıza aldığınız dün, bugün ve yarın için hepinize ayrı ayrı ve defalarca teşekkür :o) Husbear, Memdali, Orion, Koala, Butterfly, Barecub, Katsuk... Ve diger herkes, hepinizi çok ama çok seviyorum... 

    Sempatie

    TOPLANTI NOTLARI

    Toplantı için aşağıdaki gibi bir gündem belirlenmişti, bazı maddeler için kimi kişilerin katılması ön koşul olarak konulmuştu ama yine de tüm maddeleri konuştuk diyebiliriz.

    Toplantı mekanında bulunanlar:

    Soulroll, Sempa_tie, Husbear, Zut, Memd, Butterfly, Orion, Koala, Last Devil, Katsuk, Bearati, Persianbear, Barecub ve üyeliğini bilgisayar ortamına bir süre uzak kalacağı için durduran Blonde.... Ancak Bearati ve Persian özel işleri nedeni ise diğer odaya geçmeye karar verdiler. Bearati "benim fikirlerimi daha önce yazmıştım" diye topu bize attı...

    İlk konuşulan konu: Hürriyet gazetesi haberi, sonrasında olanlar oldu... Dolayısı ile diğer gruplar ile ilişkiler, dışarıdan bakıldığındaki imajımız, homofobi, duruşumuz, sitenin yansıttığı kimlik, gazetenin yansıttığı kimlik, özellikle AA ile ilişkiler konuşuldu. Bilmeyenler için olay tekrarlandı.... Bu konuya bağlı olarak eşcinsel hakları, bizim bu hak mücadelesindeki yerimiz ve uzantısında da azınlık hakları konuşuldu. Bu konuda yapabileceklerimizi düşünür iken Pio ve Ursusege'den bu tip azınlık hakkı savunucusu gruplar hakkında bilgi alınması ve bu bilgiler ışığında yapılabileceklerin tartışmasını listeye taşıma kararı verildi.

    Aidat konusu: Bir süre tartışıldı, miktar, toplanma yöntemi, periyodu gibi konular gündeme geldi. Toplanacak para ile yapılabilecekler konuşuldu, geçmişteki tecrübeler aktarıldı. Sonuçta "gönüllülük usulü ile, alt ve üst sınırı ve çok net bir periyodu olmadan aidat/destek payı/katkı" toplanmasına karar verildi. Toplanma yöntemi olarak bir çok alternatif yeniden konuşulduysa da sonuçta (havale bedelinin yüksekliği, bankaların kolay ulaşılamaması gibi nedenlerle) "fırsat yaratıp/yakalayıp" yöntemi tercih edildi. Periyod olarak ise site ödemesi zamanları ve iki aylık buluşma zamanları önerildi ve buluşma zamanları tercih edildi. Bu konuda liste geneline hatırlatma mesajları yollanması ve bu iş de (zaten yapan) hus'a bırakıldı, ilk örneğini Şubat ayı başında göreceksiniz.

    Site ve email kullanımı: Sitenin altında yer alan kişisel bölümlerin ve email adreslerinin kullanımı ile başlayan konu daha sonra sitenin kendisinin genişletilmesi ve sitenin tanıtımı bölümlerini de içine alarak devam etti. Kişisel bölümler için birkaç mb alan ayrılması, email adreslerinin ise talep üzerine verilmesi kararına ulaştı. "hakediş" konusunda ise grubun belli başlı kişilerine (bu göreceli bi kavram) danışılarak gelecek taleplerin Memd tarafından değerlendirilmesine karar verildi. Altsite yapacak olan kişilere grafik ve html alanında yardım edebilecek kişiler sıralandı (Memd, Beard, Ayu ve Last_Devil (?), gerektiğinde bu kişilere danışılabileceği / yardım alınabileceği konuşuldu. e-mail adresleri konusunda diğer bir konu olan "limit" tartışıldı, belirli bir limit olmamasına ancak email adresleri ve sitenin aynı kotayı paylaşması nedeni ile herhangi bir sorun durumunda Memdali'nin devreye girerek limiti şişen kişiyi uyarmasına ve eğer gerekli ise müdahalede bulunmasına karar verildi.

    Sitenin alt bölümlerinden bahsedilirken konu fanzinimiz Kocayı'ya geldi. Bildiğimiz kadarı ile Kocayı içeriğini bilmeyenlere aktardık, sonra Atilla'nın gönderdiği grafiklere dayanarak bir pornografi-erotizm tartışması yaşandı. Kuruluşundan beri sitede benimsediğimiz erotik tarzı konuştuk. Örnekler üzerinden kullanabileceğimiz üst sınırda erotizmi tartıştık. Dışarıdan bakan birinin gözü ile içerikten önce görselliği tartıştık. Çıkan sonuca göre, eleştirel bir yaklaşımla bile olsa da, pornografinin sitede yer almaması gerektiğini konuştuk. Atilla'nın da daha önce belirttiği gibi sansürlenmiş (süzgeçten geçirilmiş) versiyonun ayilar.net altında yayınlanması ama nette yayınlanacak olan orijinal haline de link verilmesi kararlaştırıldı. Atilla'nın editör olarak her daim kalması, bizlerin de fanzine destek verebilmemiz ancak bizim üreteceğimiz malzemenin yine Atilla tarafından elden geçirilerek fanzinin belirgin tarzını koruması gerekliliği konuşuldu.

    Aynı konunun uzantısı olarak "politik açıdan iki yüzlülük" konulu bir tartışma yaşandı. Bu tartışma erotizm-pornografi, efeminelik, sitedeki aseksüel yüzümüz gibi konulara da uzandı ve "ikiyüzlülük"ün kimi zaman gereklilik ya da mecburiyet haline geldiği ve uygun zamanlarda "ikiyüzlü" (ya da 'politically correct') olmak zorunda olduğumuz ortaya çıktı.

    Site içeriğindeki sağlık sayfalarının genişletilmesi, eşcinsel rehberi gibi bir bölüm eklenmesi konuşuldu. Bu konunun gerekliliği hem gelen sorular ve emaillerden, hem de grup üyelerinden gelen sorular ile ortaya çıktı. Soulroll'un gayhealth.com'daki benzer içerikli siteden çeviri yapabileceğini söylemesi ve daha sonra bu çeviriyi doktor arkadaşlarımıza kontrol ettirebileceğimiz konu edildi.

    Soulroll'un önerisi ile sanat sayfaları için Francis Bacon ve Keith Haring konulu sayfalar hazırlanması konuşuldu. Yine Soulroll'un önerisi ile "100 ünlü gay"in bir versiyonunun da siteye alınması, içeriği de yine Soulroll'un hazırlaması konuşuldu.

    "in memoriam" anlamındaki, "... anısına" gibi bir başlık ile "nefret suçları" sonucu hayatını kaybeden eşcinseller için bir bölüm açılması konuşuldu. İçeriğin ise daha önce gazetelerde yer alan liste ve Pio'nun yardımı ile Lambdaİstanbul'un şimag (şiddetle mücadele alt grubu) desteği ile sağlanması konuşuldu.

    e-mail adreslerinin kullanımı konuşulur iken mail server'ımızın bize sağladığı bir hizmet olan "otomatik cevaplandırma"nın kullanıma geçirilmesi, bunun ilk örneği olarak da rehber bölümüne istanbul@ayilar ve ankara@ayilar (ya da istanbulrehber@ gibi) gibi adresler oluşturulması konuşuldu. Bu adreslere yazıldığında otomatik olarak bir cevap metninin yollanmasını (ve belirli kişilere yine otomatik olarak bunun haber verilmesi) ve bu metinlerin bizim site içinde hazırladığımız bölümlere ulaşması kararlaştırıldı.

    Sitenin tanıtımı yapılması amacı ile e-mail adreslerinin tercihen yazışma yapan (yurtiçi-dışı) kişilere verilmesi düşünüldü. Bear411 gibi sitelerde profili bulunan ve ayilar.net adresine sahip kişilerin de resimlerinin üzerine bu adreslerini (www.ayilar.net adresini değil) yazması konuşuldu. Yine sitenin tanıtımı için sbqr'ın gladiators bölümü gibi bir "yabancı pehlivanlar" bölüm önerisi geldi ama medyanın tepkisi vs gündeme geldi ve konu sonuçlandırılmadı.

    Daha önce konusu geçen, Yeşim arkadaşımızın gönderdiği belgesel konusu konuşuldu. Görüntü verebilecek kişileri arıyorlarsa, Murat gönüllü oldugunu (ben de katılabilirim) belirtti. Ancak belgeselin yayınlanacağı yer konusu merak edildi ve buna göre katılımcı sayısı değişebileceği ortaya çıktı.

    Soulroll bize underground ayı ortamı hakkında bilgiler verdi. Dışarı, kendi aralarında ve özeldeki duruşlarını anlattı. Eski dönemlerdeki eşcinsel aşklar ve hikayeler konusu kısaca geçildi. "erkek tanımı" ve "bu tanımın zaman içinde değişmesi" ve "buna göre ayı tanımının değişiyor olması" gibi şeyler söylenir iken arada "ayı demek sadece erkek tavırları ya da görünüşü değil, sıcaklık, sevecenlik ve kabul etmişlik de içeriyor" konusuna dalındı. Sonra zamanın ilerlemiş olmasından ötürü bu konu daha sonra devam edilmek üzere bırakıldı.

    Pio'nun "bizi, en iyi biz anlatırız" düşüncesi ile oluşan kitap fikri şöyle bir konuşuldu. Pio olmadığı için detaya inilmedi. Sonuçta Katsuk kitabın editörlüğünü yapabileceğini, gelecek malzemeleri düzenleyebileceğini söyledi. Malzemeler konusunda da herkesin katkısının beklendiği, kişilerin en azından kişisel deneyimleri konusunda birşeyler hazırlayabileceği konuşuldu. Sonuçta ansiklopedi yazmadığımıza göre kendimizi ifade ettiğimiz sayfa sayısında bir kitap iyi olur denildi. Detaylar liste tartışmalarına bırakıldı...

    2000 yılı Eylül ayında kültürümüze kattığımız "lubunal" kelimesinden sonra, bu toplantıda da "abıtmak" kelimesi Hus tarafından kültürümüze kazandırıldı :o))

     

    SONUÇLAR

     

    Grafik: Memdali, İçerik: Tüm Türkiye Ayıları