![]() ![]() ![]() ![]() |
|
Türkiye Ayıları Nisan buluşmasının içeriğindeki tartışmaların kısa bir özetini aşağıda okuyacaksınız. Tartışmalar sonuçlanmamış olsa da, umarız siz de bizim aldığımız keyfi alır ve bu tartışmalar ile varmak istediğimiz noktayı farkedebilirsiniz. Devamı sonraki buluşmaya....
|
![]() |
|
![]() |
|
Husbear: "Sosyal arkadaş grubuyuz. Ayı akımını dışardan alan, temel olarak bu akımı kullanan kişiler grubuyuz" diyebilirim. Dünyadaki ayı hareketi adına bir şey yapamıyoruz. Çünkü burada temelimiz yok. Türkiye'de henüz bir gay life / gay kültür bile oturmamışken, alt kültür oturamaz. Süreye ihtiyacımız var. Diğer yandan; yeterince üretemiyoruz. Çabalar yetmiyor. Birikim eksik olduğu halde kültür oluşturmaya çalışıyoruz. Bence tek bir görüşün fanatiği olmak doğru değil. Ben bu gruptayım çünkü bir çok açıdan kendimi diğer gruplara yakın görmedim. Memdali: İlk başlarda, şu an bize yüklenen amaçla bir alakamız yoktu. Yabancı gruplarla ilgileniyorduk. Kavramı onlardan alıp kendimize uyarlayabilmek için neler yaptıklarına bakıyorduk. Onlar genelde cinsel temeldeydiler. Dünyada bu olay sosyallik ve cinsellik üzerine kurulu. Diğer yandan gay yaşamda bir ayılık yok, ayılar onlarda da kabul görmüyor. Baştaki amacımız sosyal bir grup kurmaktı, bize amaçlar yüklenmesinin tek nedeni de Kırkpınar'dı. Biz de bunu kabullendik. Yurtdışında bir sürü klüp var ve olay klüpler bazında yürüyor. Ama biz şu an sadece sosyal bir grubuz bir klüp değiliz. Zaman içinde bir mekanımız olur ise, klüp olacağız. Züt: Bizi bir kalıp içine ne gruplar ne de kişiler tanımlayamıyorlar. Bu yüzden onları ne yanımızda ne de karşımızda göremiyoruz. Husbear: Bunlar ayılıkla ilintili gelmiyor bana, yaşadıklarım, zevklerim bana bunu sağlıyorsa ne güzel. Ama diğer grupların beni tanımlaması şart da değil. Memdali: Türkiye'de muğlak bir aktivizm tanımı var. Kim aktivist, kim değil, aktivizm nedir belirli birşey yok. O yüzden birileri sizi tanımlıyor ya da tanımı size vermeyi reddediyor. Sempatie: Evde oturup kimsenin okumadığı yazılar yazmakla, evde oturup gazetede herkesin okuduğu şeyler yazmak arasında bir açıdan fark yok. Biri kendi içindeki, diğeri ise toplumdaki düğümleri çözmek amacı taşıyor. Bakarsanız, ikisi de bir açıdan aktivizmdir. Pioneer: İkisi farklı alanlar gibi. Husbear: Kendine yardımcı olamayan kişi, topluma yardımcı olabilr mi ki? Önce kendini çözmüş olması gerekmez mi? Pioneer: Bu yaklaşım sağlıklı değil. Aktivist olarak ortaya çıkan kişiler problemsiz, harika, insan üstü kişiler değiller. Problemleri olanlar için bu problemleri, bir araya gelip, bunu sosyal anlamda çözmek çok daha sağlıklı. Sempatie: Doğru. Çok fazla bir şey bilmeyen kişiler, aktivist hareket içinde yer alıyor. Pioneer: Hacılar, hocalar, alimler yaratıp, işleri onlara devretmek daha kolay, daha rahat. Bir şey yapmanız gerekmiyor. Diğer yandan internetin Türkiye'ye girişi ve gelişimi çok kolaylık sağladı. İnsanların kendi odalarında birbirleri ile iltişime geçmelerini sağladı. Sempatie: Ortadaki her şey de aktivistlik değil. Her grup üyesi de aktivist değil. Ben suyu tatmadan acı ya da tatlı olduğuna karar verenlere karşıyım. Züt: Amacımız sadece sosyalleşmek ise sorun yok. Kafamızı yoran ya da bize engel olan bir şey yok demektir. Durum böyle mi? Bize karşı olan şeyler var, bunlara karşı bir araya gelmeyecek miyiz? Husbear: Tek derdimiz biraraya gelmek değil ki. Birliktelik oluştuktan sonra adımlarımızı daha sağlam atarız gibime geliyor. Eşcinsel hareket için grup olarak söylemimizi daha rahat söyler, tepkimizi daha rahat veririz. Bireysel olsa sesimiz cılız kalır. Sosyalliğimizi hareket için kullanmamız amacımızdır. PapaZeus: Bende bir soru işareti oluştu. Böyle bir maddeyi gündeme almamızı gerektiren tartışmalar vardı. Şu ana kadar olan tartışmalarda bunlar yok. 3-4 yıl önceki konular bunlar. Bu tartışmayı yapmamızı tetikleyen şeyler bunlar değil. Bu noktada tıkanıyoruz ve hep tıkandığımız noktaydı bu. Bearded: Netten gelen bir eleştiriyi gruba aktarmıştım, sonra biliyorsunuz o tartışma başka noktalara geldi. Tam yansıtamadım orada ama grupla ilgili rahatsızlık var. Güvensizlik var. Pioneer: Rahatsızlık konuşulmaz ise çözümü bulunamaz. Güvensizlik genele yaygın mı? Herkes aynı konuda güvensiz mi? Seni rahatsız eden şey ne ise gruba aktarman gerek, buna göre tartışılıp, konuşulup konuya çözüm bulunması gerek. (kısa ara - bağımsız konuşmalar) Pioneer: Sadece arkadaş grubu olsaydık, bu grupta farklı iller olmazdı. Ben kendimde farklı şehirlerdeki kişiler ile bir ortaklık içinde hissetmezdim. Bence grup ile ayı hareketinin ortaklığını ortaya koymamız gerek. Toplum ve eşcinsel katmanlardaki yerini ortaya koymamzız gerek. Niye yurtdışından aldık? Türkiye'de bunların ne kadarı geçerli? Bizim yerimiz neresi? Amaç sadece sosyallik ya da cinsellik ise bu grup tutunamaz. Eğer bir gün normal bir gay barda kapıdan çevrilirsek, o zaman bu grup çöker. Hadi Tekyön'e gidiyoruz, bize hitab ediyor diyelim, ya Tekyön kapanır ise ne olacak? O zaman çöker herşey. Turkuaz: Bu duruma gelmemiz, bizim onlar gibi olmamamız, Türkiye ve müslüman bir ülkede zor. Kendi içimizde problemlerimiz var. Yurtdışında da gay/ayı gibi bir ayırım söz konusu. Pioneer: Ayılığı net algılamıyoruz. Dışarı çıktığımızda da bunda sorun yaşıyoruz. Hareketten ne anlıyoruz? Ne yapacağız? Sadece ortaya biz ayıyız diye çıkmakla olmuyor her şey, bir kültür olması gerek. Husbear: Ayı nedir sorusunu cevaplarsak, amaç-hedef belirleyebilriz. ("AA / Teori" üzerine serbest tartışmalar, onların tanımı, aradaki farka getirdikleri açıklamalar konulu uzun bir tartışma bölümü, sonuçta; "Siyasallığın ayı teorisinde bir noktaya oturmaması, tanım ile çakışmaması, bunun ayırım nedeni olmaması" kararı.) Memdali: Eşcinseller arasında da, toplumda da ayrımcılığa uğradığında
kimliğini tanımlıyorsun. Ben buyum diyorsun. Son Aktüel olayında
da topluma karşı iki nokta çok önemliydi. İki söz vardı orada: Papa: Zaten bu sorgulatma en büyük aktivzmdir. (süre sonu, ertesi günkü değerlendirme toplantısında devam etme kararı)
|
![]() |
|
![]() |
|
-
Bilgilendirme ve serbest konuşmalar. Pioneer: Aidat ve bağış farklı şeyler. Aidatın periyodik olmaması doğru değil. Her üye her olaya katılamaz, her hizmetten yararlanamaz. Aidatların harcandığı yerin herkese hitab etmemesi savunu mu? Uygulama problemlerimiz var. Verilememe sebepleri nelerdir bunu araştıralım, buna göre çözüm bulalım. Burada önemli şey kişinin aidiyet duygusudur... Böylece tekrar başa döneriz, neyiz, niye bir aradayız diye. Kartopu: Tüm dernek ve toplulukların sorunu bu. İnsanların aidat ödememesi. Ciddi derneklerde de aynı sorun var. Şirketler ödemekten çekiniyor, ihmal ediyor vs. Genel sorun insanların davranışlarında. Biz kurumsal olsak, aidat tüzükte yer alır. Gerekli olan bir şeydir, ancak bunun içten olması gerekir. Kuraldır bu, birlikte olmanın kuralı. Bazı derneklerde, üyelerine çeşitli haklar sağlayabilenlerde, aktif-pasif üye ayırımı vardır. Aktif üyelerin hakları farklıdır, bunlar aidat ödeyenlerdir. Eğer yapabiliyor isek, yazılı olmayan kurallarımızı yazılı hale getirelim ve hepimiz bu kurallara uyalım. Aidat da bunlardan biri olsun. Sonbear: Aidat'ta mali bir zorlayıcı durumumuz yok. O an gerekli olan ihtiyaçları karşılayacaksa gerekiyor. Grubun bir ihtiyacını karşılayacak ise, aidat ancak bir gerekliliktir. Pioneer: Üyelere verebildiğimiz hizmetler nedir? Şimdilik sadece IRC ve site var. Sitede etkileşimli bölümler ile bu hizmetlerin arttırabiliriz. Site üzerinde chat gibi şeyler olabilir. Bunlar gerekli mi gereksiz mi tartışılır. Bunu yapacak gücümüz var mı? Kontrol edebilyor muyuz? Gereklilik ortaya çıktığında, var olan gücümüz ile bunları karşılayamazsak dışarıdan hizmetle bunu çözebiliriz. Burada da para gerekiyor. Site üzerinde bir dergi oluşturmak olabilir mi? Ya da bear411 gibi bir chat? (Teknik problemler ve olası hizmet alternatifleri konusuna girildi. Sonra bu konunun ertesi günkü "site" konulu toplantıya devredilmesi kararlaştırıldı) Sonbear: Site fonksionel olur ise her fonksiyonun aidatı olabilir. Üyeler katılmak istedikleri fonksiyon için aidat öderler. Sempatie: IRC'ye alternatif bir şey olabilir mi? Bunu araştırabilir miyiz? Bir de toplanan paranın karşılığı ne olacak? (Tekrar toplanan paralar ve karşılığında üyelere verilecek hizmetler konulu tartışmalar) PapaZeus:
Söylenenlerden sonra "aidat gereklidir" kararının
tersinde söyleyecek sözü
olan var mı? (Tekrar öneriler. Hizmet önerileri, sorunlara çözümler. Reklam, tanıtım, statü konulu serbest tartışma)
|
![]() |
|
![]() |
|
"Neyiz, Niye bir aradayız? Amaçlarımız neler?" konulu toplantı sona erdirilemediği için, "nedir" sonrası hedef belirlenmesi ve ortak hareket edilebilecek, ortak çalışma yapılabilecek partnerler belirlenmesi daha mantıklı olduğu için bu konudaki tartışmanın ertelenmesi kararlaştırıldı.
|
![]() |
|
![]() |
|
Toplantı başlangıcında dışarıya dönük yüzümüz olan site, irc ve forum üzerine bilgilendirme yapıldı. Site ve irc'yi bilmeyen olmadığı için forumdan, özelliklerinden, yapabildiklerinden ve güvenilirliğinden detaylıca bahsedildi. Forum'un kullanım amacı, kullanılabileceği yerler bilmeyenlerin kafasında oluşmaya başlayınca, forumun daha aktif kullanımı için neler yapılabileceği, başlıkların neler olması gerektiği, kontrolün nasıl yapılabileceği konusu geçti. Sonuçta hep bir ağızdan bu detayların liste üzerinde çözülmesi -gerekiyor ise deneme yanılma ile bulunması- gerektiği konuşuldu. Pioneer: İnternet yayıldıkça statik sayfalar artık önemini kaybetmeye başladı. Eskisi gibi güzel tasarlanmış, şurada bunu yapmışlar gibi cazibesi olan siteler artık önemini yitirdi, ziyaretçi çekmemeye başladı. Bu statik sayfalar yerini dinamik sayfalara bırakmaya başladı, sürekli güncellenen, ziyaretçiye her gidişinde faklı şeyler sunan sayfalar. Ancak bir süre sonra bunlar da yetmemeye başladı, ziyaretçiler sadece izlemek yerine artık olaya da katılmak istedikleri için interaktif sayfaların gerekliliği ortaya çıktı. Teknik sorunlar halledildikten sonra, site sahipleri sayfalarnda kullanıcıları da işe katacak interaktif bölümler kullanmaya başladılar. Bizim forum da böyle bir şey. Bence bu forumdan sonra "sanal dergi" ikinci adım olmalı. Önce bir yazı ve onun altına okuyanların yorumlarını yazabileceği bir bölüm gerek. Ziyaretçilerin düşüncelerini alabilmeliyiz. Ancak bu durumda da dergi için içeriği sağlamak sorun olacak. Yazar adamımız çok yok, yine de azar azar bunu başlatabiliriz. Sitenin bazı bölümleri ücretli olabilir, bu ücret karşılığında profil konulabilir vs. (Önceki günkü toplantıda bahsedilen "site üzerinden verilen/alınan hizmetler" konusu tekrar açıldı. Hizmet alternatifleri konuşuldu. bu alternatifler: bear411 gibi profil sayfası, site üzerinde chat en çok duyulan iki alternatif oldu.) Pioneer: Chat sayfada olmasın çünkü hem sunucuyu zorlar hem de 'band-width'imizi harcar, diğer sayfaların açılmasını zorlaştırır, email alıp vermede problemler yaşamaya başlarız. Chat için IRC en iyisi. belki bir IRC server kurabiliriz, buna gerek varsa tabi. (IRC üzerine karmakarışık sohbetler: Sorumluların görevlerini yerine getirmemiş olması, üyelerin eskisi gibi irc'ye girmeme istekleri, sorumluların bunu cazip hale getirmemiş olmaları, irc toplantılarının yapılmaması, IRC'ye ağırlık verildiğinde sorumlulunun kim olabileceği, gerekiyor ise bütün üyelere op verilebileceği, herkesin haftanın belli gününde, belli saatler içinde sorumluluk alabileceği, IRC'yi ya canlandırmamız gerektiği ya da -istenmeyen çözüm olarak- kapatılması gerektiği konuşuldu. Detaylar yine liste tarışmalarına bırakıldı.)
|
![]() |
|
![]() |
|
(Önceki gün konuşulan konular şöyle bir tekrarlandı. Hem toplantıya katılmamış olanlar, hem misafirler, hem de tekrar olması açısından. İlk toplantı notlarının üzerinden geçildi.) Misafir 1 - Murat : Türkiyedeki gay life style batı orijinli iken, ayıların da dışardaki biçimi Türkiye'ye aktarmaları normal. Başlangıçtaki, fetişizme dayandırılan hareket tartışmaları üzerine, farklı olan kendini ortaya koyma biçimi, hayat tarzı biçimi gibi şeyleri kullanarak farklılığı ortaya çıkarmak gerek. Husbear: Farklılığa rağmen hepimiz aynıyız (gay). Buna rağman "sıfatlandırma" zorlaşıyor. Basitleştirmek, formülüze etmek kolay değil. Şu + şu + şu = ayı olmuyor. Erkeksilik vs bir sürü şey var. (Erkeksilik tanımı üzerine konuşmalar. zaman içinde değşen erkeklik tanımı Soulroll'un vaktiyle yaptığı araştırmadan ortaya çıkan sonuçlar ve "zaman içinde değişen erkek tanımı".) (? - Bilinmiyor) : Anket yapsak? Grup içindeki kişiler kendilerini nerede görüyor, kendilerinin tanımı ne? Burada olduklarına göre kendilerini bir nedenle buraya ait, burası ile ortak görüyorlar ise, bunun anketini yapıp sonuçlarını bir araya getirsek? Pioneer: İki parametre var. Birincisi fiziksel özellikler, ikincisi ise beğeni özelikleri. Bu iki şeyi bir araya getirip bir karşılaştırma yaptığımızda ortaya çıkan şey, bizi diğerlerinden ayırmak için yeterli mi? Bu bizi 'ayı nedir' ve 'grup nedir' tanımlarına ulaştırıyor mu, bunu sorgulamamız gerek. Fiziksel tanımlama yerine değerler ve hayat tarzlarını öne çıkarmak gerek. Neye dahil olduğumuzu tanımlamak yerine, ne olduğumuzu tanımlamak gerek. Misafir 2 - Olcay: Tanımlamalar değişiyor. Toplumun çok hızlı değişmesi, tanımların da çok hızlı değişmesini gerektiriyor. Bunun olmasını sağlayacak sağlam temele oturtmak gerekiyor. Memdali: Bears on bears kitabının tanıtım yazısındaki birkaç cümleyi hatırladım. Siteye de koymuştuk. Kilo-kıl-sakal gibi fiziksel özelliklerini yadsımayan, moda olan şeylere önem vermeyen gibi şeyler vardı. Bunlar gibi temeller ortaya koymamız lazım. Pioneer: Yani ayılığın özünde olan muhaliflik, muhafazakarlığı mı vurgulamak lazım? PapaZeus: Muhaliflik evet, ama muhafazakarlık pek sayılmaz. (Serbest tartışma. Sonuçta çıkan karar: Var olan tanım geçerli / yeterli değil. Tanımı yeniden Türkiye koşullarına göre yapmak gerek.) Pioneer: Grup tanımlamamızı yapalım. Bizim tanımımıza oluşturalım. Bunu yapabilmek için kendi iç tanımlarımızı oluşturalm. Kendi iç düşüncelerimizi ortaya dökelim. Niye buradayız, niye zaman/para harcıyoruz? Bunlara gecevap verelim. Misafir 3 - Ateş : Toplumdaki kaba anlamı ile "ayı" tanımından yola çıksak. Bu bize fikir verir mi? Memdali: O zaman da "ne kadar?" gibi bir kıstas doğuyor. (Göbeğini açar) Bu kadar kıllı mı, yoksa Züt'ün sırtı kadar mı? İrilik Turkuaz kadar mı, yoksa Cherkezbear kadar mı? gibi limitler konulması gerekiyor, ki bu da olanaksız. (Bu lafın üzerine bir ton tartışma, niye beni örnek verdin gibi sitemler, gülüşmeler, dalga-geyik... Genel karar: Ayı tanımızızı elden geçirip, sitede de vurgulamamız gerekiyor. PapaZeus: Bu tartışmalar bitmedi. Daha sonraki buluşmada ya da listede bunlara devam etmemiz gerekiyor. Pek bir karar çıkmadı ama yine de böyle konuları tartışmaya açmamız güzel, nasıl olsa sonuçlandırırız.
|
![]() |
|
![]() |
Grafik: Memdali, Tasarım: Husbear&Memdali, İçerik: Türkiye Ayıları