Fayton... Faytonlar... İki at tarafından çekilen, çok sallanan büyük tahta tekerlekli araçlar.. Tepeye çıkmamızın tek yoluydu.

"Zavallı atlar", "Haadi yaa!", "Amca sen emin misin bunların bizi çekebileceğine?" dedik. Şüpheli bakışlarımız oldu atlara karşı.. Kimileri atların kulaklarına "Kusura bakmayın" diye fısıldadı. Ama bindik..

Neşeli bir yolculuktu. Atlara acıdık, ağırlığı eşit bölmeye çalıştık.  Ama yine de faytonlardan biri 420 kilo oldu.. Zavallı atlar...


420 kiloya ulaşan faytonun neşeli yolcularından biri

Bizim için keyifli bir yolculuk oldu (atların neler hissettiğini bilmiyoruz). Yolda yarış bile yaptık, faytoncuları gaza getirdik ve inanılması zor da olsa kazanan o 420 kiloyu taşıyan fayton oldu...

Tepede yine bekledik.. Eşekle bizi gezdirmeyi amaçlayan amcalara "Hayvana acı be amcam" dedik, "3 milyon bi fotograf için çok" dedik... Birbirine laf atanlar oldu; "Acıktım!",  "Olm senin kürkün, yağ dokun koruyo.. Ben üşüyom" dedik... Son fayton da tepeye ulaşınca yemeğimizi (eveeet, yemek, yemek, yemek) yemek üzere yola koyulduk.. Bu kez yürüyerek...

.
"...yürüyelim arkadaşlar...."

(c) ayilar.net 2000, içeriği lütfen izinsiz kullanmayın.