|
Tartışma
Kırkpınar sonrası
gelişmeleri, grup içindeki ve dışındaki sorunlarımızı tartışmak
üzere mAYIs programımıza aldığımız 'tartışma'mız rahat,
huzurlu ve sıcak bir ev ortamında gerçekleşti. Geyiği alt düzeyde
tutmaya çalıştık (pek mümkün olmadı) ve gerçekten ciddi
bir şeyler konuşmaya çalıştık...
Aşağıda bu tartışmanın
bir özetini, tabii ki en geyik hali ile okuyacaksınız. Bu kadar
geyik yapmadık aslında ama geyik muhabbetinden hiç vazgeçemediğimiz
için en ciddi konularımızda bile yoğun bir geyik varlığını
koruyor...
.
-/-
SONBEAR'ın evinde yapılacak toplantı için
MEM`D_ALİ, BABYBEAR, PAPA_ZEUS, SONBEAR, URSUS_EGE, MARKUSS, UNIQUEBEAR
ve SUPERBEAR bir araya geldiler.. POETIC'le yapılan telefon görüşmesinden,
onun da katılacağını sanmamız üzerine toplantıyı biraz erteleyip yiyip-içme faslına geçildi..
Bu arada bol bol geyik yapıldı.. daha sonra POETIC'in taksim dolaylarında bizi beklediği ortaya çıkınca hemen toplantıya geçildi.. (süperbear'ın sonbear'ın ayısına yaptıklarında bahsetmiyceem
bilee)
Toplantıda ilk konuşulan konu son günlerin popüler konusu olan
Kırkpınar yağlı güreşlerine katılıp katılmayacağımızdı.. sevgili ayubaşumuz
Mem`d_ali'nin "buradakilerden Kırkpınar'a kimler gidecek?" sorusu üzerine hararetli bir tartışma başladı..
-MEM`D_ALİ "abi valla ben sırf gazetecilere -al işte biz geldik fakat siz bizi görmediniz diyebilmek için gitmek istiyorum dedi. Hatta geniş açıyla çekilmiş bir tribün fotoğrafını sitede yayımlayarak "resimdeki 10 ayıyı bulunuz" şeklindeki bi bulmacayla gazetecilerin
IQ'larını geliştirmeyi planladığını söyledi.
-PAPA_ZEUS da Mem`d ile aynı kanıdaydı. Bir nevi protesto gerçekleştirmek için gitmek istediğini sööledi.
-URSUSEGE bu konuda pek bişiy demedi açıkçası,
yalnızca Kırkpınar'a gidenlerin orda çektirecekleri fotoğrafları sitede yayımlamamaları gerektiğini, bunun diğer insanları
da zan altında bırakabileceğini söyledi.
-MARKUS o tarihlerde başka bi işinin olduğunu bahanesiyle katılamayacağını sööledi..
-UNIQUEBEAR: Eğer oraya gidilip bear bayrağı açılacaksa ve
"heeey! işte biz geldik" diye bağırılacaksa böyle bir olaya katılabileceğini aksi takdirde o tarihlerde bi iş gezisinden dolayı yurtdışında olacağını söyledi..
-SUPERBEAR: Kırkpınar'a katılımın sadece bireysel olabileceğini, bunun hiç bi şekilde grupla ilişkilendirilmemesi gerektiğini söyledi.
-BABYBEAR konuyla alakalı bişii söölemedi
yalnız muhteşem güzel gözleriyle "abi siz ne diosunus yaaa kesin dırdırıda uyuyalım benimn uykum vaaaaar" die bağırıyor gibiydi :o))
Bu konuşmalar sonucunda;
Kırkpınar yağlı güreşlerine grup olarak katılmayacağımız, katılımların bireysel olabileceği ve bu bireysel katılımların hiç bir şekilde grupla ilişkilendirilmeyeceği kararına varıldı...
İkinci tartışılan konu grubumuzun yön-eylem stratejisiydi.. "Kendi aralarında sosyalize olmayı hedefleyen bir arkadaş topluluğu
olarak mı kalacağız yoksa eşcinsel-aktivist bir gruba mı dönüşeceğiz" sorusu üzerine yine hararetli bi tartışma yaşandı..
-İlk sözü alan PAPA_ZEUS bir arakadaş grubu olarak kalmamız gerektiğini söyledi..
-SUPERBEAR kesinlikle eşcinsel-aktivist bir grup olmamız gerektiğini söyledi
-SONBEAR ne dedi hatırlamadım valla
-BABYBEAR'ın gözlerine bakamadım bu sefer çünkü çoktaan uyumuş, horlamaya bile başlamıştı.. 5.1 şiddetinde
horluyordu walla. :op~
-HAMIT gay aktivizm için erken olduğunu kendi içindeki yapılanmamızın daha sağlıklı bir temele oturtulduktan sonra ancak böyle bir olayın gerçekleştirilebileceğini söyledi..
-MARKUS ne dedi hatırlamıom
-UNIQUE Sonbear'in
Roma imparatorlarının koltuğuna benzer koltuğunda kıçını yan atıp
Kleopatra'msı bir yatışla Hera'msı nutuklar atıp, ikide bir "Çankaya köşkünün önünde soyunanlardan ne farkımız var.
Ben de alır Bear Pride bayrağını Çankaya Köşkü'ne çıkarım" dedi durdu.
Ara tartışmalar halinde bir kaç konu daha konuşuldu
-1. Dışarıya kendimizi tanımlama noktasında FEMİNEN OLMAMAMIZ'ın bir çıkış noktası olup olamayacağı idi ki;
Superbear insanlara kendimizi bu şekilde lanse etmemiz gerektiğini öne sürdü..
Feminen olmamakla diğer gay'lerden daha çok kabul görmeyi beklemenin yanlış olabileceğini, bunun diğer gay'lere karşı bir tavır almış olmak anlamına gelebileceğini, eğer kendimizi tanımlayacaksak ortak gay kültür içerisinde
bile tanım getirilmesinden yana olduğunu felam sööledi.. Bu arada esmer kürt - beyaz kürt gibi bi konu tartışıldı ama pek annamadım ben
:op~
Tartışma bi süre daha devam etti,
aktivistliğin sınırları çizilmedi (çizilemedi) ancak bir şekilde gay aktivizm
yapılmasına karar verildi. Bu aktivizmin düzeyinin şimdilik online
sınırlar içerisinde ufak ufak başlaması devamının ise daha sonraki
toplantılarda konuşulması gerekliliği konuşuldu. Sonra yine geyikler
yapıp aynı konuların üstünden kısaca geçtik. Mem`d'in not
alması gereken defteri bomboştu, güya bunları kafasına yazmıştı ama
sonuçta hiç bi şeyi net olarak hatırlayamadı. bi ara sitenin
masrafları konusu tartışıldı. Bir aidat olayı konuşuldu. Bi
ara Mem`d'in "abi adamdan o kadar aidat istiyosan karşılığında adama ne
vereceksin?" ve "kulüp olmak bu işin üst düzeyi, ah bi de
barımız olsa, en üst noktamız da o olur" gibi laflar etmesi ile
tartışmanın yönü "biz neyiz, ne olacağız" gibi bi eksene
kaydı. Bu arada bolca listeden konuşuldu tabii ki. İnsanların
suskunluğu, çekingenliği, konuşmama inatları, sadece izliyor
olmaları gibi konular tekrar gündeme getirildi... Yazı yazanların hep ayni
kişiler olduğu, fikir istendiğinde de aynı kişilerin yanıt
verdiği vs vs söylendi. Havanda su dövüldü, aynı şarkı 89. kere
söylendi. Geyik konuşmalara katılımın ciddi konuşmalara katılımdan daha az
olduğu, İnsanların fikir üretmek yerine var olanın altına gizlenmek ya da kimi zaman
da tüketmek gibi bir yaklaşıma sahip olduğundan şikayet edildi.
Listenin moderate edilmesi gerekliliği, ancak bunun için de moderate
kurallarının ve moderatörlerin belirlenmesi tartışıldı. İkinci bir liste
oluşturulup bu listenin sadece gerçekten bir şeyler yapmak isteyen, ciddi
düşünüp üretebilen kişilere açık tutulması gerekliliği
konuşuldu.
-/-
Konuların ciddiyeti,
çenelerimizin düşmesi ve ayı rahatlığı ile birleşince gece
bizi bekleyen arkadaşlarımızla olan buluşmamıza geç kaldık.
Ama değdi..
Bol tepinme, bol
terleme sonrası yataklarımıza süzüldük. Ertesi gün bizi
bekleyen Marmara Denizi, Büyük Ada ve Parti'ye enerji
toplayabilmek için...
(c) ayilar.net
2000, içeriği lütfen izinsiz kullanmayın.
|