|


Hayır, İzmir buluşması patlamadı. B planına geçiyoruz.
A'nın evinde kalmak ve toplantı kısmını onun evinde yapmak A planı idi.
B plani ise şöyle:
Kalacak yer problemi olanlar için (şimdilik 5-6 kişi) alternatif çözümümüz var. Kumralada'yı bilirsiniz, (eski) üyelerimizden, Murat listeden ayrıldığı için protesto amacı ile o da ayrılmıştı. Onun Goxel adındaki arkadaşı İzmir'e geleceğimizi duymuş ve kalabilmemiz için evini bize açmış. Kaç kişi kalabilir bilmiyorum ama sayı yeterli olmaz ise Hamit'imizin (biraz uzaktaki) evi ve otel alternatifleri her zaman için geçerli.
Hamit'in evi 60km imiş, eh İstanbulluların bunu hiç bir şekilde "uzun" mesafe kapsamına sokmaması gerek. Dolmuş problemi olur diye düşünen var ise, Hamit'imize biraz benzin parası desteği yaparız. Başka arabalı olacak olan var ise ona da tabii ki.
B planındaki tek açık "toplantı yapacağımız mekan" eksikliği. Bunu Göxel'in evinde çözebilir miyiz bilmiyorum, ya da İzmirli arkadaşlar bize alternatif bir mekan bulabilirler mi????

İzmir başlığı altında epey bir şeyler yazıldı, ancak lafın kime yönelik olduğunu tam çözemedim. Bana ait olmadığını düşünerek devam edeyim:
a) Söyleşi konusunda Mali'nin söylediklerine itiraz olmayınca, bu işe soyunanların becerisini güvenerek herkes onaylamıştır bence
Ancak herşeyden önce:
b1) Kalınacak yer ayarlamak gerekir
b2) Ciddi konuların konuşulacağı bir mekan lazım. G. rumuzlu arkadaşın evinin müsait olup olmadığı konusunda bir ipucu bana ulaşmadı.
b3) İlk buluşma yeri olarak kordon yerine Bornova'yi önermek istiyorum. Otobüsle gelenler için daha rahat ve trenle gelecek olanlar oraya kadar metro ile gidebilir. Bornova'da son durak denilen yerin karşısında Bornova'nın içine giden yoldan 100 metre yürüyüp sola dönerseniz, 100 metre ileride trafiğe kapalı salt kahvelerden oluşan bir sokağı görürsünüz. Daha çok alternatif (üniversite cevresi) kesim orada olduğundan pek dikkat çekmeyiz.
b4) Yemek konusu biraz problem olabilir.
b5) Eğlence kısmına gelince benden fikir dahi yok, havalar pazartesiden sonra düzelecekmiş diye duydum, ancak sular hala 10 derecenin altında olduğundan mayolarınızı getirmenize gerek görmüyorum. Kocaman bir disko var buralarda, fakat ancak mayıs ayında açılır.
c) Pazar gününde neler yapılır, bilmem. Ama o gün kordonda çay içebiliriz mesela veya yorulmadıysanız tekrar toplantı düzenlenebilir. İşte bu kadar.

Anlaşılan İzmir olayı bayaa sündüüü... :)) Zaten başka ne olabilirdi ki? Walla ailem orada ve ben şehre 60 km uzaklıkta bi yerde toplantıya gelemem.. Ailemde kalıcaktım, dostlarımı da görecektim, işlerimi de yapacaktım.. Sanırım bu B planı bana uymuyor.. Kesinlikle İzmir'e gelmeye ayarladım kendimi ama toplantı İzmir diye Bergama'da yapılacaksa buna ayak oyunu denir hepinizi protesto ederim.. :P
Demem o kiiiiiii, eğer İzmir'dekiler evet biz zavallıyız, beceremiyoruz, olmuyor filan diyorlarsaaa (eh artık desinler ve İstanbullulara teslim olsunlar, el etek öpsünler) gelin geç olmadan bu buluşmayı İstanbul'a alalım.. Vur patlasın çal oynasından öteeeeee, röportajımızı da hepberaber yaparız, bu buluşmayı olay haline getirirz, grupta herkes memnun olur, yer sorunu kalmaz, toplantı mekanı sorunu kalmaz, yol sorunu yaşanmaz..
Üstelik İstanbulluların artık haklarının teslim edilmesi ve onlara kuskurban olunmasının zamanı gelmedi mi? Yemedik yedirdik içmedik içirdik (yalan mı ayyaşlar), gezmedik gezdirdik (walla sırf siz yüzünden hep Tekyöndeyiz -ayy ne yalan-), toplanmadık toplandık (walla kaç Lambda toplantısına gitmedim). Zaten gelemeyenler vardı onlar da böylece olaya katılırlarrr..
Hadi bakalım yenilgiyi kabullenmek de erdem ister arkadaşlar.. Özellikle izmirlilerin denize dökülmesi taraftarıyım.. Kendilerine zevkle işkence edileee... Karar da bu şekilde düzeltilmeli..
Yaw düşünecek ne var??? Daha iyiortam, daha çok katılım, daha uzun sohbetler, daha rahat mekanlar, yeni yerinde TekYön, röportaj..... Yuh artık başka ne diimmm.


Dün grubumuzdan ayrilan fakat tekrar girecek olan Kumralada ve onun arkadasi Göksel ile birlikte idim. Kendi aramizda bu 2 gün yapilacak izmir seferi icin kücük bir program gerceklestirdik.Simdiye kadar %50 gelecekler de dahil toplam 13 kisiyiz. Programda kimin ve ya kimlerin neyle gelecegini bilemedigimzden kısaca su sekiılde tasarladık. Gezilcek yerler hakknda ayrintili bilgiyi http://www.izmirturizm.gov.tr den alabilirsiniz.
P.S: Son gün 3 den sonra herkesin ayrilma saatine göre bir düzenleme yapılacaktır.
Program
1.Gün
9:00 Göksel'in evinde kahvaltı ve toplantı
12:00 Ara
14:00 Kadife Kale ( izmirin en önemli simgesi )
15:00 Kemeraltı gezisi ve de Kızlarağası'nda kahve ve çay keyfi
17:30 Serbest vakit ( isteyen hamama isteyen, alışverise gidebilecek )
19:30 Evde bulusma ( yemek )
22:00 Boncuk birahanesi
00:00 Bar ( K bar )
2.Gün
Güllüm
13:00 Toplantı 2
15:00 Kordon'da Tavla Turnuvası


Nihayet ilk kez bir İzmir buluşması gercekleşti (aferin).
Gelmiyorum demeden gelmeyen (her zamanki gibi) çoğunlukta idi, fakat yerlerini "biz de varız" demeye gerek duymayıp gelen başka yandaşlarımız aldı.
Güneş o kadar boldu ki bahar buluşması yerine yaz buluşması gibi idi.
Kıdemli olanlarin yanında yeniler de vardı, bir kısmı ile hasret giderdik, diğerleriyle koklaşma olanağımız oldu. "İstanbul tayfası" şu anda (biri hariç) yolda, birazdan "Ankara kadrosu" da yola çıkar.
Gündem ve karar bölümü çok netleşmediyse de, Mali bizlere özverili bir çalışma ürünü sundu ve biz bile itiraz etmedik, ki gelmeyenlere söz hakkı tanımaya gerek yok.
Konukseverlik gösteren G. ve İ. rumuzlu arkadaşlara tesekkür, 6 aylığına asker olan E. rumuzlu arkadaşa da iyi tezkereler dilerim. Ayrıca hamama gitmiş ya da gitmemiş olan herkese gösterilen hoşgörüden ötürü de.
  
İzmir güzeldi. O kadar uğraşa, beklemeye değdi bence.
İnsanlar güzeldi; özlediklerimi görmek, yeni insanlarla tanışmak, bir arada olmak güzeldi. Hava güzeldi, bize bi güzellik yapıvermiş, sıcaktan piştiğimiz zamanlar oldu.
Göxel'e özel teşekkür etmek gerek, iki gün bizi sahiplendiği, beslediği, yatırdığı için. Ama henüz listeye katılmadı. Ama anlaşılan bu buluşma yeni bir "sahiplenmiş üye" kazandırdı bize, kimbilir belki iki.
Eğlence? Malum, kişilerin eğlence anlayışı farklı. Ben Kemeraltı'nı gezerken eğlendim; ağzımda safran tadı varken de mutluydum, Göxel'in yumuşak örtülü kanapesinde içim kayarken de.... Gece eğlencesi (BENCE) bir kabustu, sürekli çakan ışıkların mahvettiği gözlerim, melodisiz salt ritm müziğin ziktiği kulaklarım, yüksek fiyatlar sonucu incelen cüzdanım ve hiçbir şekilde anlayamadığım poz veren insancıklar. Söylendiğine göre "şansımıza"ymış bunlar; Soner'in dediği laf aklıma geldi ("orada burada eğlendiğimizi sanıyoruz"), olabildiğince erken ayrıldığıma sevindim.
Toplantı yetersizdi. Bizim site ile ilgili çalışmalarım, başarılı not aldı, bir iki güne herkese açılacak (son data girişlerini yapıyorum). Ama bunun dışındaki diğer konular, yeterince hazırlanamamaktan, boş yakalanmaktan ya da öylesine konuşmaktan öteye gitmedi. Boş konuşulmadı, çünkü birlikte yaptığımız her muhabbetin bize katkısı var, odak kayıyor belki ama yine de kazançlı oluyoruz. Dilerim bir gün odağımızı kaybetmeden, belli çerçeve içerisinde VE hazırlıklı gelerek toplantılarımızı yapacak kadar büyüyebiliriz.
Alt grup mantığını benimsememiz gerektiğini gördüm. Tüm grubu bir hedefe odaklamak sorununu yaşarken, birkaç kişi ile hedeflere nokta atışı yapmak daha iyi/hızlı sonuçlar veriyor. Üç vakte kadar, bu grupları oluşturup, çalışmaları kişilerin sorumluluğuna vermek, toplantılarda bunun sunumu+tartışmasını yapmak, bize iş yapmak konusunda çok şey kazandırır. Yani resmi bir biçimde, raporlanması, sunumu, başı-sonu olsun demiyorum (olsa iyi olur) ama yine de bilgi aktarımı için bir parça dokümante edilmiş olması, havada konuşuyor olmamak için örneklenmesi (prototipleştirilmesi/sunulması), amacının ve son hedefin belirlenmesi gibi noktalara önem vermek gerek. Bu hem daha çok iş yapmamızı sağlar, hem grup bilincimizi/paylaşımımızı/aidiyetimizi arttırır.
Bizim toplantıda, iki gündem maddemiz vardı, onları konuşurken konu dağıldı gitti ve yine bize ve dışarı dönük yüzümüze geldi, gelecek palnlarına, geçmiş olaylara derken uzuuun bir konuşma yapıldı. Ses kaydını deşifre etmeye bugünlerde başlarız, ama ne zaman biter bilemeyeceğim.
Sonuçta, iki gün geçiverdi, yetmedi, kesmedi. Dönüş zamanı ağladığım buluşmalardan biriydi. Şimdi iki ay daha beklemek gerekecek; sırada ne var? İstanbul? Polonezköy? Başka bir yer? Neresi olursa olsun, ben orada olacağım. Üstelik daha hazırlıklı, daha planlı olarak.

Mali ağzına sağlik, çok iyi ve net ifade etmişsin demek istediklerini......
Ben bundan pek haz almam ama, tekrar özür dilemek isterim. Mali'nin de dediği gibi hazırlıklı gelmesi gereken bizler hazırlanamadık. Pardon, pardon....
İzmir benim için çok keyifli bir kaçamak gibiydi. Ama nasıl geçtiğini bile anlamadan İstanbul'daydim. Sanki ağzımda bir tat unutulmuş gibiydi. Şimdi ise yine iş güç derken o tadı kaybettiğimi farkettim. Hüzünç, hüzünç...
Yeni insanlar çok güzel insanlar çıktı. Göksel inanilmaz rahat ama bir o kadar da düşünceli tarzı ile müthiş bir ev sahibiydi. Zaman zaman bana kendi evimdeki rahatlığı (hatta bazen boşvermisliği :) ) hissettirdi. İsmail'in neşesi ve enerjisi de beni kendime getirtti. Evet ya ben de bir gay olarak böyle neşeli ve rahat olmalıyım. Sağolun, sağolun...
Kendimize küçük bir eleştirim var. Göksel tüm samimiyeti ile bizi besledi, hatta şımarttı. Ancak, bu durum bana biraz "fazla" geldi. Gittiğimiz yerde en azından maddi yükümüzü minimalize etmeliyiz diye düşünüyorum. Daha önceleri yaptiğımız gibi, para toplayarak en azından yemek işlerini halletsek bence daha iyi olur. Dikkat, dikkat....
İstanbul tabii ki en büyük gay kenti. Burda eğlence seçme şansımız var. İzmir'deki disko-tekno-bar sanki bizi ve yaşımızı kale almiyor gibiydi :). Ama İzmir'de güzel bir yaz kaçamağı, bina-dışı eğlence ve gezence zenginliği yaza daha çok yakıştı. Benim önerim toplantıları yaz aylarında sahil kentlerinde (Ege, Akdeniz), kış aylarında İstanbul'da yapmak. Çesni, çesni...

İzmir bulaşması bana göre ne yazıkki başarısız bir buluşmaydı. Grup adına ne konuşulduğunu, ne karara varıldığını veya ne gibi gelecek senaryoları yaptığımızı düşündüğümde ziyan 2 gün ve yorucu bir yolculuk kaldı aklımda. Yorulmayı elbette göze almıştık ama verimsizliği pek düşünmemiştim doğrusu.. Çünkü böylesi zoraki şartlarda gerçekleştirilen bir buluşmayı böylesi kolay harcamamalıydık.
Elbette sohbetler güzel, arkadaşlıklar süper, Göxel'in inanılmaz ev sahipliği süper, İzmir harika, yolculuk anıları muhteşem amaaa, buluşma ne yazıkki kötüydü. Bu kadar değerli adamı ve zamanı bir arada yakalamışken ne yazık ki değerlendiremedik. Bunu organizasyon bozukluğuna (para toplanmaması, İzmir grubunun doğru organizasyona ve iradeye sahip olamaması, planlama ve zamana uyma becerilerimizin zayıflığı vs.. ) getirip dayattığımızda lütfen zülfü yare dokunulmuş gibi feragan etmeyelim, sineye çekelim ve "nasıl daha doğrusunu yapabiliriz"i sorgulayalım...
İzmir'de doğrusu çok güzel anlar da yaşadık.. Sabah kahvaltısı telaşı, Pier'de akşam birası, Fuar'da çay saati ve su savaşları ve tabiki Göxel'deki güzel akşam sohbetleri güzeldi. Ama bu yolculuğun öyle bir yanı varki asla unutulamayacak bizim tarafımızdan; o da İzmir'e gelirken ve giderken yaşadıklarımız..Doğrusu bu güzel yolculuğu yaşatan Papa, Soner, Ati, "Klibimde Oynar mısın" kamyonu şöförü, Varan tesisleri, Susurluk Yasa tesisleri ve yakışıklı misafirleri, çatlak mıydı neydi neyse o vadi ve oradaki yemek tesisileri her biri ayrı güzellikte ve eğlencedeydi.. Olay adam Ati ve sevgilisinin Bursa sokaklarındaki aşkları ise başlı başına bir hikaye idi dilerim kendileri açıklarlar..
Neyse.. verimsiz ama eğlenceli, önemli, değerli, kazanımlı bir buluşmaydı diyelim tarihimizin sayfalarına.. Ama daha güzelini yapma sözü vererek kendimize...

İzmir dönüşü Hamit ve Pio dışında kimsenin mail'inin ulaşmaması çok tuhafıma gitmişti. Sonradan öörendim ki inbox'imin dolu olmasi yüzündenmiş. Gerçi gene de umduğum sayıda mail yok konu ile ilgili. Konu ne mi? İzmir buluşması ve toplantı notları. Cumartesi akşamı 12 civarinda İzmir'e vasıl olabildiğimden buluşmanın toplantı kısmını kaçırıp sadece gullüm kısmını yakalayabildim. Pazar günü ise allahtan Hamit geldi de önceki gün toplantida neler konuşuldu biraz bir şeyler öğrenebildim. Pio'in mail'inden edindigim izlenim ise VERİMSİZLİK...
Bilmiyorum dikkatinizi çekti mi ama bugüne kadar yapılan toplantılarin en başarılıları hep İstanbul'da oldu. Sanırım ve umarım bir sonraki buluşma İstanbul'da olur.

Ben şahsen toplantının verimsizliğini İzmir'e bağlamıyorum.
İzmir güzeldi, genel açıdan güzel buluşma oldu, en azından değişikti ve o değişikliği + güzelliği bende iz bırakacak.
Toplantinin verimsizliğini İzmir'e bağlamıyorum dedim ya, hala bağlamıyorum :oP
Bence; toplantı için hazırlıklı değildik. bakın bana, güzel güzel hazırlığımı yaptım, sunumumu yaptım, sorular soruldu, daha önceden düşünülmüş cevaplarımı verdim, yarım saat içinde benim konumla ilgili kısım oldukça verimli bir şekilde geçti. (beennnnnn, beeennnnnnnn, beeeennnnnn)
Hazırlıklı olacağımız her toplantının verimli gececeğinden eminim. Yeter ki isteyelim, çalışalım, uğraşalım, en azından üzerinde düşünelim. Bu da bizi "gündem" ve "içerik" konularına geri döndürüyor.
Eğer bu konuyu içimizde halledebilirsek, inanıyorum ki İzmir değil, İstanbul değil, Kuzey Kutbu'nda yapsak bile çoooooook verimli bir toplantı olabilir.
Sıradaki buluşma için herkesin ağzında İstanbul var, hadi bakalım öyle yapalım. Haziranın ilk hafta sonu (5,6 Haziran) olsun (ya da 12,13), Polonezköy olsun mesela (havuzu-denizi olsun istiyor gönül); toplantısı da olsun icinde.... Ama hazırlıklı olsun herkes, herkes birşeyler hazırlasın, üzerinde çalışıp gelsin, ev ödevi gibi....

Mali ile İzmir-İstanbul farkının verimli-verimsiz buluşma konusunda belirgin olmadığına dair hemfikirim, ancak buluşmalarımızın verimli olması işin biraz farklı düşünüyorum. "Ciddi" konuların konuşulduğu bölümlere geçmeden önce buluşmaların gerekliliği konusunda bir-iki laf ediyim.
Buluşmalarda; sanal ortamda tanışmış, ancak birbirinin yüzünü görmemiş, gerçek isimlerini bile bilmeyen bir takım insanlar bir araya gelir. Günlük yaşamlarında bu insanlar gerçek kimliklerini az ya da çok saklamak zorunda hissederler (ve öyle davranırlar). Buluşmalara gelmeyen bazı arkadaşların parasızlıktan ziyade "deşifre" olma korkusuyla gelmediklerini söylesem çok mu yanlış bir tespit yapmış olurum? Bu şekilde bir araya gelen grup en azından kapalı mekanlarda istedikleri gibi hareket edebilirler ve başka zaman ifade edemedikleri "gizli" arzularını sırdaşları ile paylaşabilirler. Bazen biraz aşırı kaçan muzır şakalar buradan kaynaklı olsa gerek. Hoşgörünün biraz daha gelişkin olduğu Avrupa ve Amerika'da bile eşcinseller kendi aralarında bir alt kültürü oluşturur, çünkü ancak kendi aralarında rahat ederler. Buluşmalarının önemli bir kısmı hiç olmazsa iki ayda bir kez iki gün boyle bir özgürlüğe sahip olma isteğinden kaynaklanır ve ciddi bir konu konuşulmazsa da sadece bu yüzden buluşmaların devamı şart.
Ciddi konulara gelince, bunları okumuş insanlar arasında yazılı bir şekilde tartışmak da mümkün olması gerekir, ancak bugüne dek bunu değişik nedenlerle gercekleştiremedik. Bence sadece iyi hazırlanmak yetmez, konuşmalar esnasında teybi açıp söylenenleri sonradan birebir gelmeyenlere aktarmak da önemli değil (örneğin İzmir toplantısında alınan ses kaydı ile hiç uğraşmayın derim). Somutuna inersem "Soner hazırlıksız geldi" diyeceksiniz. Evet, bize kağıda dökülmüş bir örnek sunmadı, ancak kafasında proje hazır idi. İki-üç kez de bunu çok yerinde olan ifadelerle biraz açmaya çalıştı, ancak her bir seferinde konu başkaları yüzünden kaydı. Tartışma kültürü eksik mi desem, disiplin yoktu mu desem, yoksa ivedi gereksinim başka yerde idi mi desem?
Birincisi, protokol yazacak birini tespit etmek yerine, toplantıyı yönetecek bir kişiye ihtiyaç vardı. İkincisi, konuya ilgi duymayanların tartışma dışında kalmalarında mahsur yok bence. Yani, başka yerde bize eşcinsel hareket tarzının doğallığını ögreten İsmail aynı anda televizyon seyretme isteğine neden hayır denmedi? Çünkü benim için anlamsız bir programı seyretmek isteyen başkaları da vardi. Neden konu hep "bu grupta neden az üye var?" gibi gündemde olmayan bir tarafa kaydı?
Çünkü buna hazır bir cevabımız yok. Somut öneri:
a) Her buluşmadan önce gündem maddeleri belli olsun
b) Buna göre bir yönetici belirlensin
c) Her gündemde birinci madde: Tanışma faslı (daha once gelmeyenler grubu nasıl görür, ne merak eder, neyi önerir vs.)
d) Bu madde kapandıktan sonra diğer konularda hazırlıksız olanları tartışma dışında bırakmak
öneriler sert görünebilir, ancak bunları kısmen uygulasak, bir sonraki buluşma Antep'te de yapılabilir, mesela yani.

Hiç tanımadığım ama yüreklerindeki sıcaklığı hissettiğim ve tanıdıktan sonra gerçekten sevdiğim siz güzel insanları(ayıları) ağırlamaktan sonsuz bir keyif aldım. Geldiğiniz ve güzel dostluğunuz için teşekkür ederim.
Daha önceki toplantılarınızı bilemiyorum ama verimsiz gibi görünse de kişilerin bilinçli olduğunu, organize olunabildiğini, güzel yüreklerden gelen dostluğu gördüğüm için çok mutluyum.


İzmir buluşmasında sunumunu yapılıp, üyelerden "ok" alan üye sayfaları sonunda hepinize açıldı.
Tabii ki sayfalar henuz bitmedi, hala girilmemiş bilgiler var, eksik bölümleri var, eklenecek daha çok şey var. Ama şu an için "acil" olan her şey oraya işlendi. Bu kadar uzun sürmesinin nedeni, "admin" sayfaları ile uğraşırken sistemi değiştirmek zorunda kalmamız.
Biraz önce hepinize "şifremi unuttum" linkini kullanarak kullanıcı adınızı ve şifrenizi bu listeye üye olduğunuz adres üzerinden gönderdim.
"Profilim" linkinden bilgilerinizi değiştirebilirsiniz. Değişemeyen tek şey "nick"iniz, yani kullanıcı adınız.... Listede kullandığınız nickleri kullandım, eğer yanlış seçtiysem kullanıcı adını, bir kereye mahsus olmak üzere düzeltmesini yapabiliriz
Sitede profili olan arkadaşlar için bir uyarı, bu kısma yazacağınız bilgiler sitede de yer alacak (telefon numarası gibi çok özel bilgiler hariç). Şu an iki sayfa arasındaki bağı henüz oturtmadım ama bu sistemi oluşturduğum zaman, üyeler sayfasındaki profilinizi buradan güncelleyebileceksiniz, resimlerini değistirebileceksiniz. Bilginiz olsun.
Sitede profili olmayan arkadaşlar da "profilim" sayfasından kendi profillerini siteye ekleyebilecekler, tek yapılması gereken şey "evet, profilim sitede yer alsın"ı seçmek ve resimleri göndermek olacak. Ama o kişim tam olarak bitmedi, o yüzden bir süre daha eski sistem ile devam edeceğiz. Bu konuda daha sonra bilgi veririm size.

|