"Külliye ve Dönüş"

on durağımız olan Sultan II. Beyazid Han Külliyesi'ne ( zamanın ruh ve sinir hastalıkları hastanesi) doğru yol aldık. 
Eskiden burada akıl hastaları tedavi edilirmiş hem de müzikle. İşe yarıyor muydu yoksa yaramıyor muydu bilmiyoruz ama gezerken fonda çalan müzik ruhumuzu bayağı bir dinlendirdi.

Sağdan başlıyorsunuz gezmeye, ufak ufak odalarda zamanın tıbbi aletlerini , hastalık tedavi yöntemlerini, hastalıklarını, doktorlarını görüyorsunuz. Kimi çok iğrenç geliyor, kimi komik ama anlıyorsunuz sonunda her şey insan için. Bazen de korku...

5-6 odadan sonra külliyenin finaline geliyorsunuz. Ciddi manada ürperiyorsunuz. O işaret parmağı ile "sus" işareti yapan hemşire portresi yok ama yinede konuşamıyorsunuz bir süre . Doktorlar, hastalar ve hasta yakınlarını görüyorsunuz. 

Diğer kenarda ise bir grup müzisyen hastaları tasavvuf musikisi ile sakinleştiriyorlar. Her ne kadar hepsi birer heykel olsa bile siz onları kafanızda canlandırıyorsunuz. Kimi inliyor, kimi çığlık çığlığa odanın içinde kendini yerden yere atıyor, kimi def çalıyor, kimi düşünüyor kara kara, kimi aşk aşkkk diye yanıyor. 

 

Sonra Cutebear yanınıza gelip sizi dürtüyor ve kendi dünyanıza dönüyorsunuz. :OP
Mutfakları var külliyenin aklınıza gelmeyecek kadar büyük kazan ve kepçelerle dolu. 

Memd: "Nerede satılıyorsa edinelim bir iki tane" dedi. ( E anca yetermiş )

orulduk gezmekten... Karanlık kendini göstermeye başlamıştı, yavaş yavaş. Geri dönüşümüz gelişimizden pek farklı olmamıştı. Husbear ve Memd uyudular. Cutebear ise şoför DZ'a destek oldu yol boyunca.

Özetle, mutlaka görülmesi gereken bir yer Edirne. Hem koskoca bir medeniyete başkentlik yapmış bir şehir hem de gezilecek görülecek çok yer var. Üstüne üstelik ucuz bir şehir.

 DostZeus, CuteBear, BearLover, Husbear, Memdali

 
 
 (c) ayilar.net  |  Lütfen içeriği izinsiz kullanmayın  |  İçerik: Mem`d_ali, Husbear, DostZeus  |  Tasarım: Mem`d_ali, Husbear