|
"Yola Çıkış ve Akşam"
ürkiye'nin
batıya en yakın olan, en hakiki Avrupalıları ile meşhur
olan şehri Edirne'dir.
DostZeus, Cutebear, Husbear ve Mem'd ali 11/11/2000 CUMA
akşamı Taksim borsa da buluştuk. Gelenekleri bozmamak
adına yemek yedik ve Hans barın yolunu tuttuk. Orada
gecemizi gündüzümüze bağladık. Ve Husbear'ın ininde
bir iki saat dinlendikten sonra ertesi gün kahvaltımızı
ettik. Taksim parkında bize katılmak isteyip te işlerini
ayarlayamayan arkadaşlarımızla vedalaşıp,aşağı
yukarı 15:00 gibi yola çıktık. DZ şoförlük yapıyordu.
Husbear ve Memd arabaya biner binmez uyumaya başladılar.
Cutebear ise her zamanki gibi şoförümüze destek
olmakla meşgul idi. Bazen vitesi o değiştiriyordu .
z gittik Uz
gittik 240 km yol gittik vardık Edirne'ye.
Vardığımız gibi, hemen çok özlediğimiz Bearlover
ile buluştuk ve karnımızı doyurmaya gittik. Hep
istemişimdir. Salaş bir meyhane de çalan taş plakla
beraber rakımı yudumlamayı. 25 yıldır İstanbul'dayım
ama Edirne'de nasip oldu bu anı yaşamak; Gazi Baba
II'de. Lüks beklentiniz yok ise gerçekten hoş bir yer.
Biraz salaş bir yerdi ama o eski siyah beyaz Türk
filmlerinde gördüğümüz Agop'un - Yannis'in
meyhanelerine bayağı bir benziyordu. Geride de hafif
hafif sanat musikisi çalıyordu. Yemekler söylendi, rakılar
açıldı, etler sofraya geldi... Sonra gelsin muhabbet.
Allahım bu işin en güzel yanı zaten muhabbet. Var mı
dostlarla beraber sıcacık bir ortamda (her ne kadar ayılar
soğuğu sevse de)muhabbet gibisi yanında da mis gibi rakı.
Eh, Trakyadayız ne de olsa...
Bir yandan yemekleri yiyoruz bir yandan muhabbet ediyoruz
bir yandan da etrafı inceliyorduk. Etrafta bolca ayı
vardı, ne güzel. Eğer yolunuz düşerse kaşarlı köftesini
tatmadan geri dönmeyin.
minicik midelerimizi azıcık yemekle doldurduktan sonra
çevreyi keşfe başladık.
Edirne'nin tanınmış barlarından birine gittik (Adress Bar). Edirne'de gay bar yok maalesef.
Tadına doyum olmayan bir gece yaşamaya başlamıştık. Gittiğimiz barın, solistinin inanılmaz bir performansı vardı. 3 saat boyunca hiç mola bile vermeden birbirinden güzel parçaları olanca güzelliğiyle icra etti. Hele programının bitişinde bir saç atışı vardı ki sormayın gitsin, hala aklıma geldikçe gülerim. Ama erkek vokalisti
de evlere şenlikti hani. Sağ el cepte ağız hep bir tarafa kayıyordu. Sanırım konu mankeni görevini üstlenmişti.
Atmosfer de gayet hoştu genelde genç üniversitelilerin takıldığı bir mekan. Fiyatlarda çok uçuk değil. Ve milleti acaip eğlendiriyorlar. Bütün millet ayakta dans edip duruyordu. Maşallah bütün şarkıları da biliyordu solistimiz.
Hatta bir ara, müşterilerden biri pek sevgili Banu Alkanımızın KALDIRAMAZSAN KALDIRILAR parçasını istedi. Çocuklar onu bile söylediler. Millet nasıl kırıldı gülmekten. Tabi söyleyenlere değil...
Saatler gece yarısını gösterirken oradan çıkmaya karar vermiştik. Yoksa iyilik perisinin bize o akşam için bahşettiği kıllarımız ve kilolarımız, sana yağ ve ören bayan dikiş ipliğine dönüşecekti. Bu riski göze alamazdık.
ine o minicik midelerimizin isyanı ile yüz yüze kaldık.
Doğru cute'nin öve öve bitiremediği kuru fasulyecinin yolunu tuttuk. Emin olduğum bir şey var ki; yıllar oldu ben öyle güzel kuru fasulye yememiştim. Asçının eline sağlık.
Tavsiyelerim arasındadır.
Memd bile 4 tabak yedi ki artık gerisini siz düşünün. Ne kadar güzel oluyor bu küçük ve salaş yerlerin yemekleri.
Gidip lüks restorantlarda tonlarca para ödenip yenen yemeklerden bin kat daha iyi.
|
|