|
Kör olayım buluştuk, Aralık AYI'nda bir aralıkta.
Gerçi aralıktaki buluşmaya Husbear ile ben biraz zor sığdık ama beterin beteri vardı.
Ya CuteBear ve Boriss de gelmiş olsalardı ne halt ederdik?
- Olsa olsa daha çok eğlenirdik.
Benim, bir aralığa, "kapı aralığına" benzettiğim Kafe Cute'u sevdik. O kadar sevdik ki; Husbear, görmeyen kaldıysa diye, Eylül buluşmasının bir bölümünü
oluşturan ve ne üdüüğü belirsiz bir veya birkaç kişinin bir şekilde erişebildiği
"Neden Urfa" da ki yemek fotoğraflarının da olduğu albümü orada unuttuk.
Aslında buluşma sıkı(cı) başlamıştı...
Papa ile Kafe Cute'ta buluştum. Buluşmanın ilk buluşanları bizdik.
Lapsang'ların dibine dibine vurup bekledik Mali'yi ve O'nu karşılayacak olan Kaffe'sini.
Sebepsizce, daha bi heyecanla bekliyordum Mali'yi. Beraberinde getireceği 1 kiloluk ayçekirdeği paketinin bununla bir ilgisi olduğunu sanmıyorum.
Valla.
Harbiden.
Gerçekten.
Kör olayım ki.
Nihayet geldi çekirdeklerim, pardon Mali. Bir de Umut getirmişti yanında,
Mali. Benim (tümüyle, sadece benim olan) çekirdeklerimin yanında. Çok şeker biriydi Umut. Sessiz ama kendini
dinleten, mesafeli ama kalbindeki dostluğu gösterecek kadar yakındı Umut.
Really.
Indeed.
Trust me honey....:o))
Ve Aralık AYI'nın buluşması gayet gullüm başladı.
Ööle di mi Papazeus? :oP
Soluklanan ekip, işletmesi tarafından yoklamada yok görünmemek için Hans Bar'a intikal etti.
İçildi orada.Dans
edildi.
Gene içildi.
Gene dans edildi.
Bi daha içildi.
Bi daha dans edildi.
Papa hava almaya çıktı.
Döndü.
Tekrar içildi.
Hayır tekrar dans edilmedi, en azından ben etmedim, sızdım
yorgunluktan...:oP
- Eyvah, şimdi Ayıların buluşmalarında sadece yemek yediklerini sanan bir kısım escinsel artık alkolik olduğumuzuda sanacak...:oP-
Cumartesi günü ise "İnsan Hakları" fuarının ilk günüydü.
"İnsan Hakkı" 'nın ne olduğunu merak ettiğimizden,
bilmemiz gerektiğinden, tam tekmil oradaydık. Galiba hepimiz "Hak" kadar,
etraftaki "Hakkı"ları da merak ediyorduk. Kimileri acaba göbeği var mıdır diye meraklanırken, kimimiz "Acaba Hakkı, kel ve kepçe kulaklı
mıdır" diye meraklanıyordu.
Ööle di mi Papazeus?.....:oP
Neyse, hakkın ve hakların elde edilebilmesi için, insanların, yıllar yılı mücadele ettiğini, mücadelenin olmadığı ya da samimiyetsizleştiğinde ise kurumuş hatta çürümüş bir ottan farkı olamayacağını belgeleri ile gördük.
İnsanların, ister cinsel kimlikleri, ister dinleri, isterse renkleri yüzünden olsun, mutlaka ama mutlaka hep mücadele
etmek zorunda kaldığı bir dünyada yaşadığımızı gördük. Halbuki çok daha kolayı vardı. Hepimiz, hepimizin insan olduğunun
farkına varırsak ve insanlık onurunu koruyabilsek yeterli olacak sanırım.
Ne de olsa insan, hakları ile insandı...
Fuar esnasında yaşadığımız bir dolu gullüm ile ürkütücü hatta şok edici belge ve fotoğrafların etkisi olsa gerek;
doğal bir ayu tepkisi olarak acıkmıştık. Fuar esnasında bizimle beraber olan Kartopu'nun yemek yemek yerine
evine gitmek zorunda kalması bile bizi yıldıramadı (!) ve bizi doyurabilmeyi göze alabilecek bir lokanta
aramaya başladık. "Babane" de karar kıldık. Çok büyük bir değişikti bizim için.
Her zaman gittiğimiz yerin yan tarafındaydı "Babane". (Hani şu keçi ve koyun trophelerinin olduğu ürkütücü yer....:oP)
Nedendir bilinmez en kalabalık olduğumuz andı yemek anı. Kimler yoktu ki?
Husbear, Mem_d, ToMBuL, CuteBear, DostZeus, Sonbear, PapaZeus, Barecub, Bearati,
BearD, Ayıbalığı, İstanbulian, Dr.Feelgood, Pioneer ve (ve ve nicklerini
hatırlayamadığım kimler vardı acaba) ile beraberdik. Laylaylom ile geçen yemeğin en ilginç anları gene sayemde yaşandı (Allaaama beşbin şükür)...; Ortaya attığım yeni terimler epey ilgi çekti,
en hit olanı ise "PEDOFİLİ" yerine önerdiğim "PEDİYATRİKSEKS" idi. Aaaaa manti severliğime yönelik, derinden gelen "sapııık,
SAPIIIIIIIIIK" nidaları mı var? Yoksa bana mı ööle gelmekte? Ama ne
yapabilirim, Onların da göbeğe, kıla, tüye, yüne ihtyaçları oluyoo.
Biraz da bu yönden baksanıza, kendim için bi şey istiosam ne olayım...:oP
Yarattığım her yeni terimde, nedendir bilmem; SonBeaR'in -" ToMBuL, sen bir nörozsun, aldırma, tıp gelişiyor. Artık hemen hemen her şeyin
tedavisi mümkün" sözleri çınlıyor kulaklarımda...:oPP Yada benzeri bi şeyler!
Yemeğin sonrasında sıcak bir şeyler içmek bahanesi ile gidilen İstiklal Borsa'da
kimilerimiz bira içerek oyun bozanlık
etti. Kimilerimiz çok eğlendi üst katta...
Ööle di mi BareCuB?
Kimilerimiz de sigara içilebilen alt katta...
Ööle di mi Papazeus?
Aslında çay, kahve bahane idi, sohbet istiyorduk, cıvırmak istiyorduk, dertleşmek ve özlem gidermek istiyorduk. Kafeküt'e gittik gene anlayacağınız gibi.
Cute ile DostZeus, başbaşa kalabilecekleri bir in bulmak üzere ayrıldılar bizden. O'nların gitmesi ile oluşan
KOCAAMAAN gediği minik cüssesi ile BearD doldurdu. (Sevimli kelim benim).
Aslında Aralık Buluşması'nın en önemli anları orada yaşandı.
Yeni kararlar, bir sürü görüş ve hepsinden önemlisi, gerçek uyarılar.
Zamanla sizlerin de gördüğü gibi hayata geçen ve geçmekte olan
kararlar. Başvuru formu mesela. Her ne kadar alınmış olan kararların
çoğunun netleşmesi ve hayata geçmesi Mart AYI'nı bulsada, çok önemliydi
Aralık. Bir kaç ay öncesinde yaşanan bölünmenin, kalplerimizde açtığı
yaralar konuşulmuştu. Kişisel bir hırsın kurbanı olduğunu inandığım
bir olaydı bölünme. Manasız, gereksiz, kırgınlıklar yaşattı can
dostlar arasında...:o(
Cumartesi gecesi'nin finali gene bir klasikle oldu. Hans
Bar...:o) Kıl, ter, göbek, dans, cıvırma, müzik dolu bir Suturday Night
Fever'dı..:oP
Pazar günü ise yorgunların çıktığı
(uyumak), dönüş hazırlıklarının yapıldığı (bilet arama çalışmaları)
ve Husbear'in evinin altında ki pizzacıda yenen yemek (peynirli patetes
istiooom) ve bir daha ki buluşaya kadar yaşanacak özlemi hafifletebilmek için
kucaklaşmalarla geçti.
Bir sonra ki buluşma için sözleştik.Şubat
AYI'nda olacaktı...:oP
|