|
Kış bitti artık, artık uyanma
zamanı...
Baharın gelişini (göbek tokuşturup, kıl sürtüştürerek) kutlamak için
yine buluşuyoruz!!!...
organizatör ayumuzun bu buluşma
davetinde kullandığı cümle idi...
| Şimdi onun ağzından neler olduğu ve
birkaç ekstra bilgi: "Walla, şimdi kimlerin geldiği yazılmalı
ama o kadar çok gelen ve bir o kadar da giden oldu ki (sadece
ayucuklar değil, bir sürü 'dost' da bize kısa ya da uzun süreliğine
bize katıldı) ben bile isimleri, yerleri ve olayları sayamam sanırım.
Yine de bi deneyeyim: trBEAR, Half_Bear,
xxx, alfabear, bOutcider
ve s.u.g.a.h ile başladık. Daha sonra Coty
ve Cemm misafirimiz oldu. Half_bear'ın ve xxx'in
rugrets oyuncakları ve alfabear'ın oyuncak ayısı masa üstündeydi
o ara. Sonra superbear geldi; Coty ve Cemm gitti. Biz
super'in yaptırdığı dövme bakır plakalara ve Keyabear tarafından
yurtdışından getirilen filmlere ilgi gösterdik. bOutcider ve
s.u.g.a.h gitti; Nietsche geldi. Sonra mekan değiştirdik,
ve ben koptum o noktada... Sanırım yeni ayucukumuz Marcus
ve can dostumuz EL o ara geldiler... Ya da EL bir
sonraki mekanda geldi... Yok yok, galiba bi sonraki mekanda gelen kişi
'o sanal ortamlara takılmayan arkadaş'tı... O ara bi ara Keyabear
sonunda yüzünü göstermeye karar verdi, ama hangi ara bunu yaptı
karıştırdım.. bearlover'da o aralarda aramıştı
sanırım... Alfa gider iken, tr Keya ile buluşmaya gitti, o ara
birileri daha ayrıldı sanırım... Torci ne zaman
geldi, Darlok ne zaman, hatırlayamadım. Sonra
birileri bir yerlere gitti, birileri bir yerlerden geldi; sürekli birşeyler
yenildi, sürekli birşeyler içildi. Bi ara tr'ın Keya'nın yeni
getirdiği kasetler ile ortalıkta dolandığını, super'in bakırlarının
devrildiğini ve kafamızı kapıya dikip o güzel ayının çıkışını
beklediğimizi hatırlıyorum... Sonra kalkıp yine mekan değiştirdik,
iletişimsizlik sonucu (sanırım) bearlover'ı bi yerlerde kaybettik.
Sonra yine mekan değiştirdik ve yine ve yine.... Henüz 24 saat bile
olmadı ama hatırlamıyorum, hatırlayamıyorum.. Daha sonra diğerleri
de yardımcı olur ise, (hiç sanmıyorum ama) eksikleri kapatabiliriz. |
Organizator ayumuz yukarıdaki satırları yazmıştı..
Ama işte gelin görün ki o gün orada olan bir başkası, yani
Nietsche, hem organizator ayunun son cümlesininden dolayı yüzünü
kara çıkarttı.. Nietsche'nin gelişine kadar olan bölümün doğruluğu tartışmaya
halen açık olsa da, günün devamı aşağıdaki gibi (bu arada organizatör
ayunun niye 'densis, pis, saygısıs, ayu işte' diye söylenip durduğunu siz düşünün)..
Gerçi biraz uzun ama sıkılmayacaksınız (evet, o da tr gibi çok konuşuyo)..
Hem ayu
amnesizi gibi bi illete sahip olurlar hem de toplantı özeti yapmaya
çalışırlar. Bu ne yaman çelişkidir? Ayu sevenler, ruhu ayu
olanlar amneziden muaf oldukları için daha şanslılar heralde. O yüzden
hafızası sinir bozacak kadar kuvvetli olan bendeniz siz ulu önderimize,
affınıza sığınarak, bi takım hatırlatmalar yapıyor ve haddimi
birazcık aşarak eklemeden edemiyorum, önder olcaksanız anılara ve
ayrıntılara daha kadir şinas olmalısınız. Bu başımızın üstünde
yeriniz yok demek mi? HAŞA!
Bendeniz toplantıya bOutcider
ve s.u.g.a.h. gittikten sonra katıldığım için öncesini
elbette hatırlatamam size. Zaten anladığım kadarıyla siz de
bundan sonra kopmuşsunuz ( Neden acaba???!!). Ben geldiğimde superbear,
xxx, half_bear, Darlok,
EL ve AlfaBear ortamda hali hazırda
bulunuyordu. (Yani Darlok ve EL konusunda fena yanıldınız.) Ortama
ağırlığımı koymam çok sürmedi ve bütün ayuları konsepte
uygun bi mekan olan HALA'ya sürükledim (Koltuğunuza göz diktiğim
sanılmasın.) Bir çok arkadaşımız henüz yemek yedikleri için
neden Hala'ya uğradığımız konusunda şaşkındı. Onlara 'ayuların
her zaman aç' olduğu hatırlatıldı derhal. Zaten içeri girdiğimizde
tokluğundan dem vuranlar bile bir veya iki gözleme ısmarlayarak bu
gerçeğin altını kalın kalın çizdi (xxx bi de mantı yedi, aynı
esnada adımdan ilham alarak Darlok'la felsefe tartıştı). Markus
işte tam bu esnada gruba katıldı. Bu kadar oynak ayu bi
araya gelince elbette mekan şenlendi, mekan yöneticileri hısım hısım
bakmaya başlayınca kalkmaya karar verildi. xxx Dulcinea'ya gitme
fikrini ortaya attı ve hepimiz saatte 0.0084 metre hızla, salına
salına mutluca bu mekana yöneldik. Ayu yürüyüşünün bu ağır
kanlı temposuna uyamayanlar İstiklal Caddesinin canhıraş kalabalığı
içinde kaybolur gibi olsa da birbirlerinin sıcaklığından yine
kolayca birbirlerini buldular. Dulcinea'da aramıza çok kısa süreliğine
de olsa özüne dönememiş bi ayu olan Şiir Eşkıyası
katıldı, kendisi ayuları sever ama bi arkadaş, bi kardeş gibi
sever. Neyse, bu arada sizin kopmanızı sağlayan bazı gidiş gelişler
oldu, half_bear yediği yemekleri hazmedememiş olsa gerek rahatsızlanarak
gruptan ayrıldı, Torci de bu esnada geldi. Siz önderimiz
AlfaBear'ı elinden tutarak tıpış tıpış evine yollamaya gittiğinde
biz geride kalanlar seferber olup xxx'e ormanına dönüş yolculuğu
için otobüs bileti almaya gittik. Sonra tekrar toplanıldı, Markus
ve superbear geride meçhul bi geleceğin tohumlarını atarken bırakılmıştı.
Torci ve Darlok kimliği meçhul kinayeli amaçlarla bi süreliğine
gruptan ayrılarak başbaşa brainstorming yapmayı tercih etti. xxx,
EL, siz ve naçiz bendeniz başbaşa ADAM kafeye gittik. Bu mekanda
kayda geçen en önemli anı sizin buzun mucizelerini keşfetmeniz
oldu. Geç bi vakit gene acıktık ve Torci ile Darlok tarafından bi
balık restoranına çağrıldık. Eve geç kalmayı bi süre daha
geciktiren Şiir Eşkıyası da tekrar aramızdaydı. Yemekte
brainstorming'in dozu kaçırılırak konsepte ihanet edildi ve siz
dahil hepimize aksesuar muamelesi yapıldı. Ama bu kısmı hatırlatmayayım
daha iyi. Daha geç bi vakit 5. Kat'a gitmeye karar verdiğinizde
durumunuz pek te parlak değildi ve ben evli bi adam olarak erkenden
ayrılmak zorundaydım.
Bundan sonrası size kalmış.
Bu özetta ayrıntılara fazla girmedim.
Moraliniz bozulabilir ya da paranoyaya kapılabilirdiniz. Hatta olur
da diğer ayu dostlarına ittirirseniz bu maili (forward'a türkçe
karşılık buldum) liderlik imajınız sarsılabilir diye düşündüm.
Saygılarımla....Katibiniz,
dostunuz
Nietsche
- the cryin' man....
|
Aslında o gün ciddi birşeyler de yaptık; konuşulması
beklenen ciddi konulardan bir tanesini konuşuldu: "Buluşmaların düzenli
periyodlarla (aylık) yapılması"... Bir sonraki buluşma tarihi olarak
trBEAR'ın teklifi üzerine, buluşmanın onun doğumgünü partisi ile birlikte
olabilmesi amacı ile 8 (ya da 15) Mayıs 1999.. Görünüşe göre "Cumartesi
Ayıları" adını epeyce benimsedik. Mekan olarak bi ara 'ANKARA'
adı geçti ama, henüz kesinleşmedi.
İkinci konu, bu web sitesinin İngilizce
versiyonu idi... Konuşamadık...
Başka bir konu, Alfabear ve/veya Half_Bear'ın düzenleyecekleri
bir trekking/kamping/piknik benzeri bir olay düzenlenmesi... Hadi bakalım...
Şehrin göbeğinde takılan şehir ayularu biraz doğaya açılacak galiba.
Yakında hem biz öğreniriz, hem de siz öğrenirsiniz.
|