ÖNCESİ

Haftasonu hakkında bişiiler sööliycem...

1- Yarın öğleden sonra, Hürriyet Gazetesi'nden Şenay Ordu ile bir ropörtajımız olacak. Mekan olarak Poly uygun görünüyor, ancak kendisinin bu konudan henüz haberi yok. Yarın, bizim uygun oldugumuz saat belli olunca, kendisine haber verecegiz.. Ropörtaja katılmak istemeyenler ayrı bir köşeye oturur, sadece katılmak isteyenler konuşur.

2- Bu akşam 4 kişi halinde yola çıkıyoruz. Bolu çok iyi durumda değilmiş, kaçta İstanbul'a varırız bilmiyoruz. En geç sabaha varmış oluruz sanırım. Eger yol açık ise 01:00 gibi Taksim'e inmemiz gerek. 

3- Buluşma içerigi, program gibi bir şey hala yok. Sadece şunu yapalım, bunu yapalım şeklinde düşünceler var. Pazar ya da Pazartesi aramıza katılacak olanlar da var. Ağırlığı hangi günlere vermeliyiz bilemiyorum. Daha önceki önerime (4 günün 2 gününü ayıralım) olumlu ya da olumsuz tepki gelmedi. Sanırım 4 günde kafamıza göre takılacagız.

4- Buluşma notlarını bu kez ben tutacağım, böylece çabucak siteye koyabiliriz... Ancak bu kez fotoğraf makinesi ile gelemeyeceğim... Başka biri ayarlayabilir ise iyi olabilir.

memdali

SONRASI

1)

Valla, hava çoooooooooooooook boktandı, insanlar evlerinden çıkamadılar/çıkmak istemediler sanırım. Ee, bi yandan da bayram... Özetle bulusmamız sönük geçti, oldukça sönük diyebilirim. Papazeus, Sonbear, Husbear, Memdali, Istanbulian, Ayıbalığı, Soulroll, Avebehr, Pio, Beard, Strawbeary, Haydar Abi, Bearlover, Dr. Feelgood, Cute(fecem) şööle bi göründüler. Arada başka tanıdıklara da rastladık tabii ki... Bigbear, Sekobird, Metatron, Mr. Bear gibi... 

En güzeli ve grup için en verimli gün Cumartesi oldu. Poly'de ropörtajımızı yaptık. Gazetede nasıl çıkacağını (ya da çıkıp çıkmayacağını) bilmiyorum ama önceki Milliyet ropörtajından daha mantıklı biri vardı karşımızda. Yarım saat düşündüğü şey, 1.5 saate uzadı, yetmedi... En çok Bearlover konuştu, sonra da Ayıbalığı. Sonra bi sürü laf edildi, Papa bile konuştu yani. Hiç birimiz o hatunun tüm konuşulanları hatırlayabileceğini sanmıyoz. Yazısını editörüne göndermeden önce bi kopyasını görmek istedik, ek olarak da Güztanbul sunumumuz ile ilgili bir yazıyı sonradan e-mail ile yolladık. Ama henüz bir haber yok, bakalım ne olacak.

Ropörtaj sonrasında Pio bir kitap önerisi ile geldi, niye "Türkiye'de ki ayılar için bi kitap yazmıyoz, aklımızdaki, dilimizdeki şeyleri kitaplaştırmıyoruz" gibi.. Bunun detaylarını yazmayı ona bırakıyorum.

Ayıbalığı ise "kocaayı" (ya da "kocayı" hangisi hatırlamıom) adını verdiği, site altında yer alacak fanzin tarzı bişiiden bahsetti kısaca. Sitede yer almayan şeyleri koymak istemiyomuş, kafasındaki düşünceleri tam olarak listeleyemedi (ya da ben duyamadım) hatırladığım kadarı ile. 
          - 2 ayda bir yenilenicek
          - her sayıda bir celebrity model olacak
          - str8 dünyanın ve medyanın saçmalıkları olacak
          - birileri ile sürekli dalga geçilecek...
hatalarımı düzeltmeyi ve detayları da ona bırakıyom.

Cumartesi günkü kalabalığı bir daha yakalayamadık, sonraki günlerde en çok 8 kişi olduk (o da İstanbulian'in evinde.. yemekler küseldi, ben bilgisayari toparlamaya çalıştım, olmadı :oP)

İki kere Değirmeni tavaf ettik (dekorasyonu degişmiş), iki kere de Tekyön'ü. Borsa'ya gitmedik, hamama gitmedik, kimse kimseye sarkmadı (sanırım), grup seks yapmadık (niyeyse :oP), çok düşünmedik, çok üşüdük, yolda kaldık, çok üşüdük, onu bunu şunu bekledik, çok üşüdük, başka bişii yaşamadık. Bowling oynamadık, bi sürü şeyi konuşamadık yine, çok üşüdük, dinlenemedik, ben hala yorgunum.

Bizim için farklı olarak iki Ankara'lı ayı ile tanışıp, Ankara da yeni (sayılabilecek) mekanları öğrendik. Bi ara bakınırız.

Daha küçük gruplar içinde (kendi adıma) güzel tartışmalar, brainstroming denen fikir üretmeceler yaptık. Özellikle Soulroll'un aciip küsel fikirleri, çözümlemeleri, bi sürü de kası var. Bi ara yazacak bunları sanırım, detayları ona bırakayım.

Sonuçta, bu buluşma bana daha çok bir şeylere ön hazırlık görüşmeleri gibi geldi, hava daha iyi olsa idi ya da bayram ile çakıştırmasaydık ya da belirli bir program izleseydik daha verimli geçer miydi bilmiyorum. Bir şeyi yanlış yaptık gibime geliyo, diğer etkenler ile de birleşince sonuç iyi olmadı...

memdali

 

2) 

Öncelikle bir buluşmayı daha gerçekleştirdiğimiz için tebrik ediyorum. Aslında bu tebrik gerektiren bir işlem olmaktan artık çıkmalı, bir alışkanlık olarak hayatımıza yerleşmeli. Buluşmalar daha profesyonel, verimli, organize ve görece katılımcı olmalı.

İşte bu noktalardan hareketle, buluşmaların konularının buluşmalardan önce belirlenmesi, konu başlıkları üzerinde bir tür Güztanbul tarzı sunum+tartışma çalışmalarının düzenlenmesi gerekmekte. Böylece bütün günü birlikte geçirip hiç bir şey yapmama israfını da yapmamış oluruz. Emin olun, programı belli olan bir buluşmanın keyfi ve doyuruculuğu hepimizi tatmin eder. Programımızda elbetteki eğlence, hamam, toplantı, gullüm olmalı, zaten olmazsa ben gelmem :P

Özellikle röportaj dikkat çekici özellikleriyle benliğimize kazındı arkadaşlar. Diyebilirim ki benim için ilk kez bu ciddiyette hep birlikte Ayı Hareketi'ni sorguladık ve kendimizi net bir şekilde ifade edebildik. Seçtiğimiz örnekler ve kelimeler daha dikkatli ve bilinçliydi. Sınav sırasında kopya çekerken dersi anlamak gibi bir şeydi benim için. Doğrusu bunu daha geniş zamanlarda, daha çok katılımla ve sözle, derinlemesine kendi aramızda tartışalım. Bizleri bir araya getiren ve bir duruş sergileten şeyleri konuşalım. Bunun için buluşmalardan daha iyi bir zaman olabilir mi? İşte hadi buluşmaları daha anlamlı kılalım dedigim de bu.

1.5 saatte üretilenler hemen beni, "neden bilgilerimizi kitaplaştırmıyoruz"a götürdü. Bildiğiniz gibi Metis yayınları 2000 li yıllarda Türkiye'deki Eşcinsel Profili adlı bir kitap için kapımızı aşındırmış, bizden de arkadaşların katkılarıyla kitap gerçekleştirilmeye başlanmıştı. Sorum net ve kısa: "Madem bu işin merkezindeyiz, herkes bizden yararlanarak bişiler yapıyor, öyleyse biz neden kendimizi kullandırıyoruz. Gelin kendi kitaplarımızı kendimiz yapalım."

Bence hiç te zor degil. Herkes kendi hikayesini kısaca 1-2 sayfa yazabilir. Veya yazmak, paylaşmak istediklerini paylaşır. Editörlüğünü elbet yapacak birimiz vardır, eğer yoksa ücretsiz yapmayı da üzerime alırım, ne çıkar bilmem :) Ama hiç zor değil. Fırsat bu fırsat dedik ve hayallerimizi paylaşalım istedik. Sizind de "ya şu da olsa ne iyi olur dediğiniz" bişiler var mı?
Mesela Ayı filmi? Veya Ayı şiirleri?

:) neden olmasın?

pioneer

 

3)

Bayram buluşmasından ben hiç memnun kalmadım diyerek başlamak istiyorum mailime. Bunun en büyük nedeni hemen hemen hiç ciddi bir şey konuşamamamızdan kaynaklanıyor. Şimdi diyebilirsiniz gazeteci kadın ile ropörtaj yapmışsınız, Pio ve Ayıbalığı iki projeden bahsetmiş, Soulroll'un inanılmaz noktalara parmak bastığı bir beyin fırtınası olmuş sizin evde vs. vs. vs... 

Doğru bunlar konuşuldu ama çooooook kısa bir şekilde ve çok ciddi olmadan üstün körü bir tarzda. Ben kendi adıma artık ciddi bir toplantı bölümü olmayan buluşmalara katılmama kararı aldım. Bunda da çok ciddiyim. 

Tamam buluşuyoruz, hasret gideriyoruz, yiyoruz, içiyoruz, eğleniyoruz ama bu beni tatmin etmiyor artık. Ben bunların dışında da ciddi ciddi oturup konuşmak ve beraberce üretmek istiyorum. Sürekli aynı şeyleri yapmaktan ve yaşamaktan sıkıldım. Kendimi işe yaramaz hissediyorum. Belki bazı arkadaşlar oturup uzun uzun konuşmaktan zevk almayabilir yada bu onlara sıkıcı gelebilir ama ben tam tersi saatlerce oturup konuşmak, üretmek, yeni fikirler oluşturmak, bir şekilde faydalı bir şeyler ortaya çıkartmak istiyorum. 

Bunun dışında uzun zamandır görmediğim dostlarımı görmek, hasret gidermek beraberce zaman geçirmek zevkli idi. Keşke diger dostlarımızında zamanı uygun olsa idi ve onlarla da görüşebilseydik. 

Sevgili Pio'nun dediği gibi önceden belirlenmiş bir program dahilinde ve içinde ciddi toplantı bölümlerinin olduğu her buluşmaya varım aksi taktirde sürekli kendini tekrarlayan bir şeyin içinde artık yer almak istemiyorum.

husbear

SONUÇLAR

- Hürriyet Gazetesi'nden Şenay Ordu ile yapılan ropörtaj, izlenimler biçiminde 30 Aralık 2001'de yayınlandı. "Çekinmeyin onlara ayı deyin!" başlıklı bu yazıyı okumak için buraya tıklayın... Gazetenin taranmış görüntüsü içinse buraya tıklayabilirsiniz...

- Ayıbalığı'nın "Kocayı" projesi 2003 yılının ilk aylarına kadar ertelendi...

- Kitap projesi devam ediyor, yavaş yavaş, sakin sakin... Hiç acelemiz olmadan...

- Kış buluşmalarının, hele bayrama denk gelen buluşmaların verimsiz olduğu daha sonra başka bir örnekle de ispatlandı..

- "Ciddi tartışma" bölümü olmayan buluşmaların verimsizliğinden söz ediliyordu... Ama akıllanmadık... :oP

- Fotoğraf? Yok... Yukarıda yazdığımız gibi, fotoğraf makinesiz bir buluşma geçirdik... Sol tarafta gördüğünüz resim ise, bir önceki buluşmadan kalma...

 

Tasarım: Memdali, İçerik: Memdali, Pioneer, Husbear