Türkiye Ayıları 26. Buluşması, Güztanbul 2002 ile çakıştırılarak 26-27 Ekim tarihlerinde İstanbul'da yapıldı. İstanbullu üyelerimiz çoğunluktaydı ama Ankara ve Bursa'dan gelenlerle kalabalık bir grup olduk.

 

TÜRKİYE EŞCİNSELLERİ 9. BULUŞMASI : GÜZTANBUL 2002
26-29 Ekim 2002
  • Eşcinseller Ne İstiyor ?
    Bizi dışlayan, yok sayan toplumu değiştirmek için nelere ihtiyaç duyuyoruz ve neleri talep ediyoruz ?
  • Eşcinsel Hareketin Bileşenleri 
    İletişim sorunlarımızı aşmak için hangi yöntemleri denemeliyiz ?
  • Diğer Toplumsal Hareketlerle İlişki Kurmalı mıyız ? Neden ? Hangi Temelde ?
  • Kimleri Dışlıyoruz ? Neden ? Eşcinsel Harekete Etkileri...
    Aramızdaki cinsiyet, kültür, sınıf, yaş, etnik köken, inanç, cinsel yönelim farklılıkları...
  • Bilen Aile 
    Güztanbul'da ailelerimiz ve yakınlarımızla tartışıyoruz...
  • Lizbon Konferansi 
    Yıllık olağan ILGA (Uluslararası Gey Lezbiyen Örgütü) Avrupa toplantısından izlenimler...
  • Lezbiyen Örgütlenmesinin Önündeki Engeller
  • Üniversitelerde Eşcinsel Hareket
  • Değerlendirme Toplantısı

Bu toplantılardan katılabildiklerimize katıldık. Bizim için en önemli bölümü 'Gruplar Arası İletişimsizlik' ve 'Bilen Aile' toplantılarıydı. Bunların yanında, Anadolu Ayıları ile aramızdaki buzları eritebilmek amacı ile yaptığımız özel toplantı da gündemimizdeydi. Güztanbul basın açıklaması bu sayfanın sonlarında yer alacağı ve 'Bilen Aile' toplantısı notları ilgili sayfada yayınlanacağı için bu iki konuya ait detayları burada yazmıyoruz. 

 

Buz eritme toplantısı ise grup içinde uzun uzun tartışıldı. Bu kadar uzun ve ciddi tartışmadan sonra yine de farklı havada bir toplantı oldu. Yani "oturduk ve konustuk", konu belliydi ama maddeler halinde yazıya dönüştürülerek birer birer sonuç alınabilecek bir formda yapılmadı... Bizler  de ne sözleşmelerin altına imzalar attık, ne de siyah takım elbiseler giyip toplantı masasının iki yanına dizildik.

Konuşmamız gereken sorunlar; iki tarafın da birbirine karşı olan samimiyetsiz, iletişimsiz, dayatmacı, yok sayıcı, bir arada bazı özel koşullar olmadan bulunamamacı, hatta karalayıcı, hor görücü ve aşağılayıcı davranış/tavır ya da bilmemnesi idi. Konçina'nın rahat minderleri üzerinde,  rahatça oturarak, rahatça konuşarak (tamam, onlar daha çok konuştu) sonuca ulaşmaya çalıştık. Yine iletişememe problemi yaşadık, yine gergindik;  konuşurken yine tetikteydik.

  

Anadolu Ayıları epey bir hazırlık da yapmışlardı. Ayı tanımı, ayılık tanımı, politik duruş, siyasal bakış aşısı, dergi, yazılar, ortak kaynak kullanımı, ortak etkinlik düzenleme, ortak mekanı paylaşabilme ya da bunları yapamama gibi tanımlamalar sonrasında (ki bunlar zaten bilinen seyler), kişisel sorunları grup geneline yansıtarak sorunu arttırmak, çözüm yoluna gitmemek ve bunları yaparak da 3. kisilere malzeme sağlamamak adına yaptıklarımıza karşılıklı son vermek gerektiğini konuştuk....

Bunların hepsinin öncesinde Güztanbul'un "Gruplar Arası İletişimsizlik" toplantısında konuşulanları bilmeyenler için bir çok şey hava kalmış olabilir. Daha bunlar konuşulmadan insanların zaten artık bazı şeyleri aştığının ve ertesi gün yapacağımız ayı grupları arası toplantının kesinlikle olumlu geçeceği belliydi ve bu olumlu hava toplantı mekanında da sezilebiliyordu.

  

Anlaşıldığı üzere Anadolu Ayıları ile temel farkımız grup yapısından kaynaklanıyor, onlar "siyasi bir bakış açısı paylaşan, politik bir duruş sergileyen ayı eşcinsel erkeklerden oluşan bir grup" imiş... "Siyasi" kısmı hariç bize epey yakın... Biz, ortak bir siyasal görüş paylaşmıyoruz, paylaşmamız gerektiğini de düşünmüyoruz. Biz biseksüelleri de ayı sayıyoruz (evet, onlar saymıyorlar).

 

Lafı fazla uzatmadan, buluşma/Güztanbul konusunda üyelerimzden birkaçının mesajlarına geçelim.

 

Herkese selam. 

Güztanbul'un iştirak edebildiğim süredeki getirileri bence çok güzeldi. Eminim daha sonra da güzel şeyler olmuştur ve olacaktır. Sadece AA ile aramızdaki sorunların kalkması değil, kendi aramızda yaşadığımız pek çok sorunun ortadan kalkması da beni sevindirdi. 

Pazar sabahı börek ziyafeti sonrası, Mali, Husbear, ben ve T. Konçina'ya geldik. Birbirimizle pek paylaşmadığımız garip bir gerginlik vardı. 15-20 dakika kadar sonra AA nın katılımcı olan bütün üyeleri geldiler. Biz hala 4 kişiydik. Uyuyan uyanamayan arkadaşlarımız vardı. TA'nın katılımcılarının tamamının gelişi 13:30 gibi oldu. Ama o vakite kadar olan sürede konular ortaya çıktı hatta epey espri/şakalaşma yapıldı. 

Alınan kararlar uygulanırsa gerçekten güzel bir dayanışma yaşanacak. Guruplar arasında en azında resmi bir iletişim sağlanması ve diğerleri. Dediğim gibi, güzeldi, hoştu hatta.

Butterfly 

 

Selam dostlar....

Ben de birşeyler yazayım dedim. Tatiller sebebiyle 4-5 güne uzayan bu İstanbul seyahatimden çok memnun kaldım. Belki de çok uzunca bir süre oraya  tekrar gidemeyecek olmamın bunun üzerinde etkisi oldu, bilemiyorum. Keşke daha kalabalık olsaydık, çünkü hepinizi çok özlemiştim. Neyse, bu kadarına bile şükretmek lazım.

Öncelikle Güztanbul'dan bahsetmek istiyorum. Her ne kadar bu sene geçen sene gibi proje sunumları olmasa da ben bu seferkinin daha yararlı geçtiğine inanıyorum. En çok hoşuma gidenler de Bilen Aile toplantısı ve Anadolu Ayıları ile buzların beklediğimden daha büyük ölçüde erimesi oldu. Onlardan gündem falan istemedik, ama istediğimizden çok şey başarıldı diye düşünüyorum. Bilen Aile toplantısı çok güzeldi. Çok fazla aile üyesi gelmemiş olsa da gelenler çoğumuzun gözünü yaşartmaya yetti. Tabi bir de travesti arkadaşımız gelmişti, o bambaşka bir deneyim oldu benim için. İlk defa canlı bir şekilde bir travesti'nin sorunlarından ve hayat şartlarından bahsetmesini izledim ve doğrusunu isterseniz dinlediklerimden sonra artık kendi hayatımdan şikayet etmeye hiç hakkım yok diye düşünüyorum. Toplantı'nın bence tek eksik yanı oraya gelmiş olan aile bireylerinin tümünün olayı zaten kabullenerek oraya gelmiş olmalarıydı. Keşke aralarında daha kabul edememişler de olsaydı, bence o zaman daha da yararlı olurdu. Bütün bunların yanında elbette olumsuz şeyler de vardı. Nedense her sene tekrar tekrar tartışılan konular tartışıldı, sorular soruldu, cevaplar verilmeye çalışıldı. Anlaşıldı ki bu her sene böyle olacak, o yüzden bu kısımların dışına yoğunlaşmak gerek herhalde. Sonuç olarak bence yapıcı bir toplantıydı ve boşa gitmedi.

Güztanbul dışındaki olaylara gelince. Yeni arkadaşlarla tanışıldı, eskileriyle hasret giderildi, yeni hoş yerler keşfedildi ve gülmekten kramplar girdi. Bütün "hareketin bileşenleri"nin bir arada da olabileceği, tartışabileceği, ve eğlenebileceği anlaşıldı. İki tane kesme şekerin aslında ne kadar önemli olduğu, İstanbul'da aynı taksiye beklenmedik anda tekrar binme olasılığının yüksek olduğu, ve bir iki damla gözyaşının saatlerce konuşmaktan daha etkili olduğu anlaşıldı. Bu arada bana evini açan Bearati, BearD ve Pioneer'e çok teşekkür etmek istiyorum. Beni seven insanların olduğunu bilmek çok güzel...

Sanırım anlatacaklarım bu kadar. Herşey çok güzeldi, hepinize tekrar teşekkürler. Bir daha buluşacağımız zamanı dört gözle bekleyeceğim... Hepinize kucak dolu sevgiler ve öpücükler,

Bare the Fetishist :oP

 

  

Selam

Güztanbul dönüşü, ancak cevap yazabiliyorum. Ana hatları ile her sene yapılan benzer tartışmaların dışında, benim için 2-3 önemli ayrıntı var bu buluşmaya ait. Birincisi ve benim için en önemlisi AA ile TA arasındaki gerginligin sona ermesi, kişisel çekişmelere son verilmesi ve yeri geldiği zaman ortak hareket kararının verilmesi oldu. Gergin olarak başlayan ve yaklaşık 2-2,5 saat süren toplantı, bittiginde herkesin yüzü gülüyor şakalar yapılıyordu. Karşılıklı olarak geçmiş geçmiştir dedik ve bu noktadan sonra neler yapabiliriz diye konuştuk.Bu çekişmenin her iki tarafada bir faydasının olmadıgının bilincine varmış bireyler olarak birbirimizle ilişkilerimizi artırmayı, provakasyonlara kapılmamayı, ileri tarihlerde 2 ayı grubu olarak ortak bir organizasyona imza atmamız gerektigine karar verdik. Daha önce bir örneğini gerçekleştirdigimiz gibi BearNight'ı (yine AIDS hastası kişilere yardım amaçlı) geleneksel bir hale getirmeye karar verdik. Umarım dedigimiz gibi de geleneksel hale getirebiliriz.

İkinci olarak "bilen aile" projesinin tüm eşcinsel gruplar ve bagımsız kişilerce oldukça olumlu karşılanması, sahip çıkılması ve konu hakkındaki hoş sözler beni inanılmaz sevindirdi. NHK vakfında yapılan toplantıdaki o havayı, o enerjiyi, o duygu yogunlugunu hepinizin görmesini, hissetmesini isterdim... Boş bir şey yapmadıgımızı görmek gögsümü kabarttı, gururlandırdı. Umarım bunun da devamı gelir ve hepimiz için olumlu bir iş yapmış oluruz...

Üçüncü olarak bir süredir gerginlik yaşadıgım bir arkadaşımla tekrar barışmak, buzları eritmek sevindirdi beni. Yani anlayacagınız Güztanbul haftasonu benim için hem olumlu yönleri ile hemde özledigim kişilerle birlikde bir şeyler paylaşma adına güzeldi...

Yine, yeni, yeniden daha güzel günler için....

Husbear :O)

 

  


 

31 Ekim 2002, İstanbul
9. EŞCİNSELLER BULUŞMASI BASIN AÇIKLAMASI

Türkiyeli eşcinseller olarak 9. buluşmamızı, 26-29 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirdik. Bu buluşmaları, toplumda yaşadığımız sorunlara çözüm üretmek için yılda iki kere düzenliyoruz. "Eşcinseller ne istiyor" ana başlığı altında, ihtiyaç ve taleplerimiz, mücadele yöntemleri ve örgütlenme çalışmalarımız üzerine tartıştık. Bunun yanında, ailelerimiz de buluşmalarımıza ilk kez katıldı.

Üzerinde tartışarak görüş birliğine vardığımız taleplerimizi seçim arifesinde kamuoyuna sunmak istedik. Böylece görmezden gelinen taleplerimiz konusunda, seçime hazırlanan partilerin ve yeni oluşacak meclisin ufkunun genişleyeceğini düşünüyoruz.

Yasalardaki "genel ahlak", "yüz kızartıcı suç" gibi muğlak ifadeler aleyhimize kullanılıyor. Eşcinsel olduğumuz için öğrenci yurtlarından, işyerlerinden, evden atılıyoruz. Evde, sokakta, okulda, işyerinde, hastanede, kamu kurumlarında ve özel kuruluşlarda aşagılanma, dışlanma, tehdit ve şiddete maruz kalıyoruz. Bu yüzden anayasanın vatandaşların yasalar önünde eşitliğini vurguluyan 10. maddesine "cinsel yönelim" ibaresinin eklenmesini ve diğer yasalarda gerekli düzenlemeler yapılarak bu değişikliğin hayata geçirilmesini istiyoruz.

Boşanma davalarında anne lezbiyense kız cocuğunun velayeti babaya veriliyor. Bu konudaki yargıtay kararının kaldırılmasını istiyoruz.

Travesti ve transeksüellerin mağdur olduğu suç ve cinayetler görmezden geliniyor, takip edilmiyor, failleri bulunmuyor. Soruşturma ve yargıda yanlı tutum gösterilmemesini istiyoruz.

Okullarda sınıf arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz ve idarecilerimiz tarafından yok sayılıyoruz, aşağılanıyoruz, bizimle alay ediliyor, dayak yiyoruz.  Kitaplar ve müfredat da tüm bu saldırıları hakettiğimize bizi inandırmaya çalışıyor. Eşcinselliğinden utanmayan, mutlu, özgüvenli insanlar olarak yetişmemiz icin okullarda bu uygulamalara son verilmesi ve müfredatın değiştirilmesini istiyoruz.

Hastanelerde çalışanlar, eşcinselliğimiz yüzünden bize hakaret ediyor, hizmet vermeyi reddediyor. Özellikle jinekologa, ürologa, dermatologa, psikiyatriste gittiğimizde, tanı ve tedaviyi etkileyebileceğinden eşcinsel olduğumuzu söylememiz gerektiği halde, gizlemek zorunda bırakılıyoruz. Psikiyatrist ve psikologlarin bilimsel temeli olmayan, önyargılarına dayanan neden ve yöntemlerle eşcinselliği tedavi etmeye çalışmaktan vazgeçmelerini istiyoruz. Sağlıkla ilgili meslek kuruluşlarını ayrımcı uygulamalara karşı yaptırımda bulunmaya ve eşcinsel örgutleriyle işbirliği içinde eğitim çalışmaları yapmaya çağırıyoruz.

Aramızdaki travesti ve transeksüellere tek meslek seçenegi olarak seks işçiliği dayatılıyor. Seks işçiliğine sürüklenenlere can güvenliği, sağlık hakları ve sosyal haklar sağlanmasını, travesti ve transeksüeller için seks işçiliği dışındaki meslek olanaklarının artırılmasını istiyoruz.

Eşcinsellik, askerlik muayenesinde genel psikiyatri uygulamalarının aksine hastalık olarak kabul ediliyor. Ordu eşcinsel erkekleri çürük sayıyor. Üstelik kişisel beyan kabul edilmeyip, fotoğraf ve makattan muayene gibi keyfi uygulamalar yapılıyor, buna son verilmesini istiyoruz.

Medyada travesti ve transeksüelleri topluma canavarlar ya da seks objesi olarak sunan, eşcinselliği salt magazin malzemesi olarak kullanan,  eşcinselleri hedef gösteren ve nefret yayan, eşcinselleri karikatürize eden ya da belli bir kalıba oturtan yayınlara son verilmesini istiyoruz.

Yukarıda kısaca bahsettiğimiz taleplerimizi içeren ayrıntılı bir metin oluşturmaktayız. Tamamlandığında kamuoyu ile paylaşacağız. Eşcinsel haklarını içermeyen bir demokrasi anlayışı olamayacağını düşünüyor, tüm kişi ve kuruluşları eşcinsel hareketle dayanışmaya çağırıyoruz.

Bağımsız Eşcinseller
Anadolu Ayıları
Kaos GL
Lambda İstanbul
LEGATO
Pembe Üçgen İzmir Eşcinsel Kültür Oluşumu
Türkiye Ayıları