Tüberküloz (Verem)

Son derece bulaşıcı ve ölüm olasılığı yüksek bir hastalıktır ve çok eski bir tarihe vardır. 1940'lı yıllarda antibiyotiklerin bulunmasından önce en önde gelen ölüm nedenlerinden biri veremdi. Eski Türk filmlerinden anımsarsınız; köşkün güzel ve iyi kalpli hanımı yataklara düşer ağzına kapattığı sakız gibi beyaz mendilde sarsıla sarsıla öksürmesi bitince siyah bir leke görürüz. O zamanların filmleri siyah-beyazdır, haliyle balgam da siyah-beyaz... Zaman zaman gazetelerde veremin hortladığına dair yazılar okuyoruz. İşsizlik ve kötü yaşam koşulları hastalığın tekrar ortaya çıkıp yayılmasına yol açabiliyor. Daha çok her bakımdan sıkışık bir hayat sürdürdüğümüz kent ortamlarında yayılma olasılığı yüksek olan bu hastalığın bazı türleri ilaçlara karşı direnç kazanmış ve özellilke HIV+ olanlar için önemli bir risk teşkil ediyor.

Nedir?
Vereme havadan nakledilen bir bakteri neden olur. Özellikle ciğerlere yerleşir. Buradan diğer organlarımıza geçer. TB bakterisi ile enfekte olmuş olsak bile kimseye bulaştırmadan ve hastalığa yakalanmadan yaşamımızı sürdürebiliriz. Tüberküloz enfeksiyonlarının yaklaşık %90'ı vücudun bağışıklık sistemi tarafından engellenir, enfekte olan kişi bu durumun farkında bile değildir. Bu böyledir ama faaliyete geçen TB virüsü zaten vücudumuzda varolan bu enfeksiyondan kaynaklanır, bağışıklık sistemi zayıflayınca belirtiler baş gösterir ve bulaşıcı özellik kazanır.

Belirtiler
Aktif hale gelene kadar TB belirti göstermez. Faaliyete geçtiği zaman ise hastalık değişik organlara yerleşebildiği için çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Akciğer enfekte ise ki en sık rastlanan biçimi budur, teskin olmayan bir öksürükle birlikte kimi zaman kanlı sarımsı yeşil renkli bir balgam gelir. Diğer belirtileri şunlardır; kilo kaybı, üşüme, geceleri terle sık sık uykudan kaldıran hafif ateş.

Akciğer dışında bir organ enfekte olmuşsa belirtiler şunlar olabilir; kısa kısa nefes alma, büyümüş lenf düğümleri, eklemlerde yangı ve ağrı, boyun damarlarında büyüme, ateş, başağrısı, bulantı ve testis torbalarında şişlik (tabii ki testis torbanız varsa).

Teşhis
TB testi basit bir testtir. Tüberkülin ve PPD adı verilen az bir miktar sıvı kolunuzdan deri altına zerk edilir, derinizin tepkisine göre enfekte olup olmadığınız anlaşılır. Evet maalesef testin negatif çıkması HIV+ olanları hastalıktan muaf tutmaz. Pozitif test sonucu ise sadece yaşamınızın bir döneminde TB ile temas ettiğiniz anlamına gelir. PPD pozitifliği, bizim gibi Tüberküloz basiliyle erken yaşta temas oranı çok yüksek olan ülkelerde tanısal anlam taşımamaktadır, zira nüfusun neredeyse %100'ü pozitiftir. Kesin tanı, eğer bahsedilen akciğer tüberkulozuysa, göğüs filmi ve balgam veya sabah uyanır uyanmaz alınan mide suyu kültürü sonuçlarına bakılarak konulmaktadır. Tüberküloz basilinin kültürü normal kültürlere göre biraz daha uzun zaman alabilir. Ancak nispeten yeni birtakım yöntemlerle (PCR gibi) alınan örneklerdeki basilin genetik materyali kısa sürede çoğaltılarak çabuk sonuç elde edilebilir. Daha önce negatif iken yeni bir testte pozitif sonuç yeni enfeksiyon demektir. Pek çok vakada kimi değişikliklerle farklılaştırılmış belirli bir rejim tatbik edilerek hastalığın ilerlemesinin önüne geçilir. Bir sonraki adım göğüs röntgeninin alınmasıdır. Burada amaç TB faal midir yoksa değil mi, bunu anlamaktır. Diğer tür TB testleri salya ve akıntıların bakteri içerip içermediğini görmeye yarar.

Nasıl bulaşır?
TB enfekte olmuş bir kimsenin öksürmesi, hapşırması, şarkı söylemesi veya konuşması sonucu havayla taşınarak geçer. Hayli bulaşıcı bir hastalıktır ve özellikle kalabalık, iyi havalandırılmamış mekanlarda örneğin; hapishane, evsiz barınakları, yaşlılar evi gibi ortamlarda yaşayanlar tehlikeye daha fazla maruz kalırlar. Aktif hale gelmedikçe belirtisi yoktur ve enfekte olanlar taşıyıcı ya da yayıcı değildirler. Enfekte olanların çoğu hastalanmazlar. Bir kısmında ise enfeksiyon yıllarca uyku halinde kalır. Çocuklar, yaşlılar ve HIV+ olanlar gibi bağışıklık sistemleri zayıf kimselerin hastalığa yakalanma ihtimali daha fazladır.

Tedavi
Ölümcül olmasına rağmen tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hem hastalanmamış ancak enfekte kimseler hem de hastalığa yakalananlar için tedavi yöntemleri vardır. Kimi ilaçlar kullanılarak hastanın bünyesindeki TB'nin daha dirençli hale gelmesi önlenebilmektedir. İlaca gösterilen tepkiye göre doktor dozajı ayarlar. Akciğer ya da boğazda TB varsa tedaviye başlanmış olunsa dahi hasta potansiyel yayıcıdır. Birkaç hafta boyunca başkalarıyla temasın asgari düzeyde tutulması faydalıdır.

Doktorun tavsiyelerine uyulmalı, kendinizi iyi hissetseniz dahi ortalama dokuz ay kadar süren kür boyunca ilaçlar zamanında alınmalıdır. İlaçları yarıda keserseniz geride kalan en dayanıklı bakteriler sizi tekrar hasta etmeye yeter. Sırf bu nedenle dirençli bir bakteri türü yayılmaya devam etmektedir.

Dikkat
Tüberküloz bazen ölümcüldür. Reçete edilen ilaçların hepsi alınmalıdır. Tedaviye başlamış olsanız dahi yayıcı olabilirsiniz.

Korunma
Belirti göstermese de yeni yapılan test sonucu pozitif çıkanlar hastalık ilerlemeden tedavi edilebilmektedir. Testleri pozitif çıkmayan ancak hastanın yakınında bulunan veya bağışıklık sistemi zaafiyete uğramış olanların da aynı tedaviyi önleyici olarak uygulamaları yararlıdır. HIV+ kimseler, sağlık personeli ve mahkumlar, yaşlı bakım evlerinde kalanlar ile evsiz barınaklarında yaşayanlar gibi yüksek risk altındaki kimselerin her sene test yaptırmaları menfaatleri gereğidir. Tüberkülozlu biri ile temas kuran herkesin test yaptırması gerekir. Verem aşısı vardır ancak güvenilir sayılmaz.

Özel durumda olanlar
Bağışıklık sistemi zayıf olanların vereme yakalanma olasılığı yüksektir bu nedenle çocuklar, yaşlılar ve HIV+ kimseler daha fazla tehlike altındadır. HIV+ olan herkesin test yaptırması gerekir. Vücut ağırlığı normalin %10 altında olanlar, böbrek hastalığı son safhada olanlar, şeker hastaları, uyuşturucu kullananlar, veremli hastayla temas halinde olanlar ve sağlığa uygun olmayan koşullarda ve kalabalık ortamlarda yaşayanların test yaptırmaları gerekir.

Erkeklerin dikkatine
Verem erkeklerde prostata, meni keselerine ve testislerin hemen üstündeki kanal başına sıçrar ve testis torbasında topak oluşmasına yol açar.

Kadınların dikkatine
TB yumurtalık ve yumurtalık borusuna sıçrar, kısırlığa neden olur.

Bağışıklık sistemi bozuk olanlar
Her şeyden önce HIV+ olanlar test yaptırmalıdır.
Hem HIV+ olup hem de TB enfekte olanların vereme yakalanma riski her yıl için %7-10 civarındadır (ABD). HIV+ olmayanlar için risk tüm ömürleri boyunca %10 civarındadır. Bazı HIV ilaçları verem ilaçları ile birlikte kullanılmaz; doktorunuza danışınız.

Kuluçka dönemi
Enfekte olan kişi tüm hayatı boyunca hastalanmadan yaşamını sürdürebilir. Kimileri ise enfekte olur olmaz hastalığa yakalanabilmektedirler. Bu, insanın bağışıklık sisteminin gücüne bağlı bir olgudur.

<<< Fırsatçı Enfeksiyonlar  Toksoplazmoz >>>